<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Dokuzda 9 Haber</title>
      <link>https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Dokuzda 9 Haber, Türkiye ve dünyadan önemli gelişmeleri size anında ulaştırır. Güncel haberleri ve son dakika gelişmelerini Dokuzda 9 Haber ile takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 11:12:43 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.dokuzda9.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Lipödem hastalarında varis tedavisi nasıl planlanmalı? Uzmanlardan kritik uyarılar]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/lipodem-hastalarinda-varis-tedavisi-nasil-planlanmali-uzmanlardan-kritik-uyarilar/10058/</link>
            <description><![CDATA[Lipödem ve varisin birlikte görüldüğü hastalarda tedavi sıralamasının doğru belirlenmesi gerektiği, aksi halde şikayetlerin artabileceği belirtiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/lipodem-hastalarinda-varis-tedavisi-nasil-planlanmali-uzmanlardan-kritik-uyarilar/10058/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:56:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Lipödem</strong>, özellikle kadınlarda görülen ve bacaklarda simetrik yağ birikimiyle kendini gösteren kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor. Ağrı,<strong> hassasiyet ve dolaşım problemleri</strong>ne yol açabilen bu durum, çoğu zaman varis ile birlikte görülüyor. Uzmanlar, bu iki hastalığın bir arada bulunduğu vakalarda tedavi planlamasının dikkatle yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.</p><p>Lipödemde artan <strong>yağ dokusu</strong>, <strong>lenfatik ve venöz sistemi</strong> olumsuz etkileyerek toplardamarlar üzerinde basınç oluşturuyor. Bu durum varis oluşumunu tetiklerken, damar kapakçıklarında yetmezlik ve damar duvarında zayıflama gibi sorunlar da sürece eşlik edebiliyor. Lipödemli hastalarda varisler daha yaygın görülürken, ağrı ve şişlik gibi şikayetler de daha belirgin hale geliyor.</p><p>Bilimsel veriler, <strong>lipödem</strong>i olan kadınlarda varis görülme oranının belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bu hastalarda doğrudan varis ameliyatı yapılmasının her zaman etkili sonuç vermediğini vurguluyor. Yapılan çalışmalarda, lipödem tanısı bulunan hastalarda varis ameliyatı sonrası ödem ve dolgunluk şikayetlerinde çoğu zaman düzelme olmadığı, bazı durumlarda ise şikayetlerin arttığı gözlemlendi.</p><p>2026 yılında gerçekleştirilen bir araştırmada, yalnızca varis hastaları ile lipödem eşlik eden <strong>varis hastaları</strong>nın tedavi sonuçları karşılaştırıldı. Lipödemi olan hastalarda iyileşme oranlarının daha düşük olduğu tespit edildi. Bu durum, varise yönelik girişimlerin lipödem kaynaklı belirtileri doğrudan ortadan kaldırmayabileceğini ortaya koyuyor.</p><p>Uzmanlar, varis tedavisi kararının sadece ultrason bulgularına göre verilmemesi gerektiğini belirtiyor. <strong>Damar genişliği </strong>ya da kaçak varlığı tek başına yeterli sayılmazken, en önemli değerlendirme kriterinin reflü süresi olduğu ifade ediliyor. Reflü süresinin 0,5 saniyenin üzerinde olması patolojik kabul ediliyor ve tedavi sürecinde belirleyici oluyor.</p><p>Tedavi yaklaşımında öncelik ise hastanın <strong>klinik bulgular</strong>ına göre değişiyor. Eğer flebit, ciltte renk değişiklikleri, <strong>yara oluşumu</strong> gibi ciddi komplikasyonlar mevcutsa varis tedavisi öncelikli olarak uygulanıyor. Ancak bu bulgular yoksa öncelikle lipödem tedavisinin yapılması ve ardından en az 6 ay sonra damarların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor.</p><p>Uzmanlar, doğru tedavi sıralamasının hem hastanın yaşam kalitesini artırdığını hem de gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçtiğini belirtiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/lipodem-hastalarinda-varis-ted_1775732228_xgXZ8f.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Lipödem hastalarında varis tedavisi nasıl planlanmalı? Uzmanlardan kritik uyarılar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/lipodem-hastalarinda-varis-ted_1775732228_xgXZ8f.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan uyarı: Rahim sarkması 5 dakikalık egzersizle önlenebilir]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/uzmanlardan-uyari-rahim-sarkmasi-5-dakikalik-egzersizle-onlenebilir/10057/</link>
            <description><![CDATA[Kadın hastalıkları uzmanları, düzenli yapılan Kegel egzersizlerinin rahim sarkması riskini azaltmada etkili olduğunu ve yaşam kalitesini artırdığını belirtiyor.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/uzmanlardan-uyari-rahim-sarkmasi-5-dakikalik-egzersizle-onlenebilir/10057/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:33:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Gültekin Koçun</strong>, kadınlarda özellikle ilerleyen yaşlarda sık görülen rahim sarkmasına karşı erken önlem alınabileceğini söyledi. Koçun, pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizlerin bu süreçte büyük önem taşıdığını vurgulayarak, günde yalnızca 5 dakika ayrılarak yapılan Kegel egzersizlerinin koruyucu etkisine dikkat çekti.</p><p><strong>Rahim sarkması</strong>; rahmi destekleyen kas ve bağ dokularının zayıflaması sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Çok sayıda doğum, <strong>menopoz dönem</strong>inde hormon seviyelerinin düşmesi, kronik kabızlık, ağır kaldırma, obezite ve uzun süreli öksürük gibi etkenler bu duruma zemin hazırlıyor. Erken dönemde fark edilen vakalarda ameliyatsız tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar alınabiliyor.</p><p>Özellikle 50 yaş sonrası kadınlarda daha sık görülen bu rahatsızlık, menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması nedeniyle daha belirgin hale geliyor. Uzmanlar, her rahim sarkması vakasında <strong>cerrahi müdahale</strong>nin gerekli olmadığını, tedavi sürecinin hastanın durumuna göre planlandığını ifade ediyor.</p><p>İleri seviyede rahim sarkmalarında cerrahi yöntemlerin kaçınılmaz olabildiğini belirten Koçun, günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerin yaygın olarak kullanıldığını dile getirdi. Bu yöntemlerin daha hızlı iyileşme süreci ve daha az komplikasyon riski sunduğu belirtiliyor.</p><p>Rahim sarkmasının cerrahi sonrasında tekrar edebileceğine dikkat çeken uzmanlar, yaşam tarzının bu noktada belirleyici olduğuna vurgu yapıyor. Fazla kilo, ağır kaldırma, sigara kullanımı ve kabızlık gibi faktörler pelvik taban üzerinde baskı oluşturarak riskin artmasına neden oluyor.</p><p>Koruyucu yöntemler arasında düzenli <strong>egzersiz</strong>, <strong>sağlıklı yaşam alışkanlıkları</strong> ve <strong>pelvik taban kasları</strong>nın güçlendirilmesi öne çıkıyor. <strong>Kegel egzersizi</strong>, bu alanda en etkili yöntemlerden biri olarak gösteriliyor. Bu egzersiz, pelvik kasların belirli sürelerle sıkılıp gevşetilmesiyle uygulanıyor ve düzenli yapıldığında rahmi destekleyen yapıyı güçlendirerek sarkma riskini azaltıyor.</p><p>Ayrıca vajinal destek aparatları, pelvik taban fizyoterapisi ve çeşitli destekleyici tedavi yöntemleri de ameliyatsız seçenekler arasında yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-uyari-rahim-sarkma_1775727203_gWJObn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan uyarı: Rahim sarkması 5 dakikalık egzersizle önlenebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-uyari-rahim-sarkma_1775727203_gWJObn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hüseyin Ceyberi ile Yeniden Doğuş programında endometriyozis farkındalığı ele alındı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/huseyin-ceyberi-ile-yeniden-dogus-programinda-endometriyozis-farkindaligi-ele-alindi/10005/</link>
            <description><![CDATA[TV9 ekranlarında yayınlanan “Hüseyin Ceyberi ile Yeniden Doğuş” programında, Mart ayı kapsamında tüm dünyada gündeme gelen Endometriozis farkındalığı ele alındı. Programın konukları kadın hastalıkları ve doğum uzmanları Ümit İnceboz ile Begüm Ertan oldu.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/huseyin-ceyberi-ile-yeniden-dogus-programinda-endometriyozis-farkindaligi-ele-alindi/10005/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:45:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzmanlar, <strong>endometriozisin</strong> kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirterek erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hastalığın kanser olmadığını ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade eden <strong>Prof. Dr. Ümit İnceboz</strong>, özellikle genç yaşlarda başlayan şiddetli adet ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.<br>Programda halk arasında '<strong>çikolata kisti</strong>' olarak bilinen endometriozisin, her 10 kadından birinde görülebilen yaygın bir sağlık sorunu olduğu belirtildi. Uzmanlar, tanı sürecinde dünya genelinde ortalama 7–10 yıllık gecikmeler yaşanabildiğini ifade ederek farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekti.<br><br>Programda konuşan <strong>Op. Dr. Begüm Ertan</strong>, özellikle ergenlik döneminden itibaren görülen ve ağrı kesicilere rağmen geçmeyen adet sancılarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ertan, idrar yaparken ağrı, ağrılı cinsel ilişki, bağırsak hareketleri sırasında ağrı ve kanama gibi belirtilerin de hastalığın habercisi olabileceğini belirtti.<br>Uzmanlar, genç kızların jinekolojik muayeneden çekinmemesi gerektiğini, gerekli durumlarda ultrasonografi ile değerlendirme yapılabildiğini ifade ederek erken başvurunun hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini dile getirdi.</p><br><strong>Erken tanı üreme sağlığı açısından kritik</strong><p>Programda endometriozisin yalnızca ağrıya neden olan bir hastalık olmadığı, aynı zamanda yumurtalık rezervini etkileyerek ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olmayı zorlaştırabileceği ifade edildi. Bu nedenle özellikle genç yaşta tanı konulmasının, ileride oluşabilecek riskleri azaltabileceği vurgulandı.<br>Uzmanlar, gerekli görülen durumlarda yumurta rezervinin değerlendirilmesi ve uygun hastalarda yumurta dondurma yönteminin bir seçenek olarak uygulanabildiğini belirtti.</p><br><strong>Her çikolata kisti kısırlık anlamına gelmiyor</strong><p>Programda önemli bir yanlış bilinen konuya da açıklık getirildi. <strong>Uzmanlar</strong>, çikolata kisti bulunan her kadının çocuk sahibi olamayacağı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını belirtti. Endometriozisin gebelik şansını azaltabildiği ancak tamamen ortadan kaldırmadığı ifade edildi.<br>Kadınların özellikle şiddetli adet ağrısı,<strong> kronik kasık ağrısı</strong> ve <strong>gebelikte gecikme</strong> gibi durumlarda zaman kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmasının önemine dikkat çekildi.<br>Programda ayrıca rahim kas dokusu içerisinde görülen ve endometriozis ile birlikte sık rastlanabilen Adenomyozis hastalığı hakkında da bilgiler paylaşıldı. Bu hastalığın yoğun adet kanamaları, <strong>kasık ağrısı</strong> ve gebelikte zorlanma gibi şikyetlere yol açabileceği belirtildi.<br>Uzmanlar, erken tanı ve düzenli kontrollerin kadın sağlığının korunmasında en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayarak Mart ayı boyunca yürütülen farkındalık çalışmalarına destek verilmesi çağrısında bulundu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/huseyin-ceyberi-ile-yeniden-do_1775137546_kC2Uoz.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hüseyin Ceyberi ile Yeniden Doğuş programında endometriyozis farkındalığı ele alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/huseyin-ceyberi-ile-yeniden-do_1775137546_kC2Uoz.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Denizli’de EBDO 2. Bilimsel kongresi gerçekleştirildi: Diş hekimleri bilimde buluştu]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/denizli-de-ebdo-2-bilimsel-kongresi-gerceklestirildi-dis-hekimleri-bilimde-bulustu/9992/</link>
            <description><![CDATA[Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları tarafından düzenlenen kongrede, üç gün boyunca bilimsel oturumlar ve mesleki iş birliği ön plana çıktı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/denizli-de-ebdo-2-bilimsel-kongresi-gerceklestirildi-dis-hekimleri-bilimde-bulustu/9992/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:03:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları</strong>&#39;nın (<strong>EBDO</strong>) düzenlediği 2. Bilimsel Kongre ve Sergisi, bu yıl <strong>Denizli Dişhekimleri Odası&#39;</strong>nın ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Pamukkale Kongre Merkezi&#39;nde düzenlenen etkinlik, farklı illerden gelen diş hekimleri ve akademisyenleri aynı platformda buluşturdu.</p><p><strong>Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler</strong> ve <strong>Genel Sekreter Gassan Yücel</strong>&#39;in de katıldığı kongrede, mesleğin güncel sorunları ve bilimsel gelişmeler ele alındı. Program kapsamında gerçekleştirilen EBDO Başkanlar Toplantısı&#39;nda bölge odalarının çalışmaları değerlendirilirken, Denizli Dişhekimleri Odası&#39;nın yeni hizmet binası da katılımcılara tanıtıldı.</p><p>Üç gün süren <strong>kongre</strong> boyunca düzenlenen konferans, seminer ve uygulamalı eğitimlerde; ağız ve diş sağlığı alanındaki yenilikler, teknolojik gelişmeler ve güncel tedavi yöntemleri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcılar hem akademik bilgi edinme hem de mesleki deneyim paylaşımı açısından verimli bir süreç yaşadı.</p><p>Afyon, Aydın, <strong>Balıkesir</strong>, Denizli, Isparta, <strong>Manisa</strong>, Muğla, Uşak ve<strong> İzmir diş hekimleri odaları</strong>ndan temsilcilerin yer aldığı organizasyon, bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesine de katkı sağladı. İzmir Diş Hekimleri Odası&#39;nı temsilen <strong>Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel</strong>, <strong>Genel Sekreter Melis Daraoğlu Gürel </strong>ile <strong>yönetim kurulu üyeleri Prof. Dr. Ali Rıza Alpöz</strong> ve <strong>Emre Aydın</strong> kongrede aktif olarak yer aldı.</p><p>Kongrenin yalnızca bilimsel içerik açısından değil, aynı zamanda mesleki birlikteliğin güçlendirilmesi bakımından da önemli olduğunu vurgulayan Ersin Atinel, bu tür organizasyonların diş hekimliğinin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p><p>Etkinliğin sonunda gerçekleştirilen devir teslim töreniyle birlikte, bir sonraki <strong>EBDO Bilimsel Kongresi</strong>&#39;nin ev sahipliğinin Balıkesir Dişhekimleri Odası tarafından üstlenileceği açıklandı. Yeni dönemde daha geniş katılımlı ve kapsamlı bir organizasyon hedeflendiği belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/denizli-de-ebdo-2-bilimsel-kon_1775037815_oEgz23.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Denizli’de EBDO 2. Bilimsel kongresi gerçekleştirildi: Diş hekimleri bilimde buluştu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/denizli-de-ebdo-2-bilimsel-kon_1775037815_oEgz23.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ani kilo değişimlerinin sebebi tiroit olabilir: Uzmanlardan uyarı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/ani-kilo-degisimlerinin-sebebi-tiroit-olabilir-uzmanlardan-uyari/9978/</link>
            <description><![CDATA[Uzmanlar, halsizlik, çarpıntı ve kilo değişimlerinin tiroit hastalıklarının belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor. Erken teşhis ve düzenli kontrol büyük önem taşıyor.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/ani-kilo-degisimlerinin-sebebi-tiroit-olabilir-uzmanlardan-uyari/9978/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:13:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan<strong> kilo değişimleri ve halsizlik</strong> gibi şikyetler, çoğu zaman basit nedenlere bağlansa da uzmanlar bu belirtilerin tiroit hastalıklarının habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.</p><p>Endokrinoloji ve <strong>Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada</strong>, tiroit bezinin metabolizma üzerinde belirleyici bir rol oynadığını belirterek, bu bezde yaşanan dengesizliklerin vücudun genel işleyişini etkileyebileceğini ifade etti.</p><p>Tiroit hormonlarının fazla salgılanması durumunda metabolizmanın hızlandığını belirten Mammadyarzada, bu süreçte kilo kaybı, <strong>çarpıntı</strong>, <strong>terleme</strong> ve<strong> huzursuzluk</strong> gibi belirtilerin ortaya çıkabildiğini söyledi. İlerlemiş vakalarda ise <strong>kalp rahatsızlıkları</strong> ve kemik erimesi gibi ciddi sağlık sorunlarının görülebileceğini dile getirdi.</p><p>Hormon üretiminin yetersiz olduğu durumlarda ise <strong>metabolizma</strong>nın yavaşladığını vurgulayan Mammadyarzada, yorgunluk, üşüme, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi belirtilerin ön plana çıktığını belirtti. Bu şikyetlerin farklı hastalıklarla karıştırılabildiğine dikkat çekerek tanı sürecinde gecikmeler yaşanabileceğini ifade etti.</p><p>Uzun süre devam eden açıklanamayan <strong>kilo kaybı</strong> ya da artışının mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Mammadyarzada, özellikle kadınlarda tiroit hastalıklarının daha sık görüldüğünü ve bu nedenle belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Tiroit hastalıklarının teşhisinde kan testlerinin önemli bir rol oynadığını belirten Mammadyarzada, <strong>TSH testi</strong>nin temel tarama yöntemi olduğunu, gerekli durumlarda <strong>T3 ve T4 değerleri</strong>nin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Tedavi edilmeyen tiroit hastalıklarının yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Mammadyarzada, hem hipotiroidi hem de hipertiroidi durumlarında erken müdahalenin önemine dikkat çekti.<strong> Düzenli sağlık kontrolleri</strong>nin, olası komplikasyonların önüne geçilmesinde kritik rol oynadığını vurguladı.</p><p>Sağlıklı bir<strong> tiroit fonksiyonu</strong> için dengeli beslenme, yeterli iyot alımı ve aktif yaşam tarzının önemine değinen Mammadyarzada, stres yönetimi ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın da koruyucu etkisi olduğunu belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ani-kilo-degisimlerinin-sebebi_1774941197_8Vqbc9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ani kilo değişimlerinin sebebi tiroit olabilir: Uzmanlardan uyarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ani-kilo-degisimlerinin-sebebi_1774941197_8Vqbc9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Laboratuvarda üretilen yapay damar başarıyla nakledildi: Organ naklinde yeni dönem]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/laboratuvarda-uretilen-yapay-damar-basariyla-nakledildi-organ-naklinde-yeni-donem/9951/</link>
            <description><![CDATA[Rus bilim insanlarının geliştirdiği biyoteknoloji, canlı dokuyla uyum sağlayarak gelecekte kişiye özel organ üretiminin önünü açıyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/laboratuvarda-uretilen-yapay-damar-basariyla-nakledildi-organ-naklinde-yeni-donem/9951/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 15:03:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Rosatom </strong>bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, laboratuvar ortamında geliştirilen<strong> yapay bir kan damarı </strong>canlı bir modele başarıyla nakledildi. Tavşan üzerinde gerçekleştirilen deneyde, <strong>uyluk atardamarı</strong>na yerleştirilen damar dokusunun bir yıl boyunca sağlıklı şekilde çalıştığı ve çevre dokularla bütünleştiği tespit edildi.</p><p><strong>Bilim insanları</strong>, elde edilen sonuçların organ nakli alanında önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Kişiye özel biyolojik dokuların üretimini mümkün kılabilecek bu teknoloji sayesinde, bağışıklık reddi riskinin azalması ve organ bekleme sürelerinin kısalması hedefleniyor.</p><strong>Deneysel çalışmalarda önemli sonuç</strong><p>Araştırmada kullanılan biyomühendislik ürünü damar yapısı, uzun süreli gözlemler sonucunda işlevini korudu. Canlı dokuyla uyumlu şekilde çalışan bu yapı, yapay olarak üretilen dokuların klinik kullanımına yönelik umutları artırdı.</p><strong>Yeni nesil doku üretim teknolojisi</strong><p>Geliştirilen yöntemde, <strong>ultrasonik akustik alanlar</strong> kullanılarak canlı hücreler yönlendiriliyor ve <strong>biyolojik yapılar </strong>oluşturuluyor. Bu sayede dokular, doğrudan hastanın kendi hücrelerinden üretilebiliyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, organ nakillerinde en büyük sorunlardan biri olan bağışıklık reddi riskini önemli ölçüde azaltabilir.</p><p>Mevcut teknolojiyle 10 santimetreye kadar <strong>biyolojik damar</strong> üretilebildiği belirtilirken, ilerleyen süreçte bu yöntemin kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yaygın şekilde kullanılması bekleniyor.</p><strong>Kişiye özel biyolojik yapılar</strong><p>Araştırma kapsamında geliştirilen <strong>manyetoakustik biyoyazıcı teknolojisi</strong>yle, damarların yanı sıra üreter ve <strong>soluk borusu</strong> gibi tüp şeklindeki dokular da üretilebiliyor. Bu sistemde hücreler önce hastadan alınarak çoğaltılıyor, ardından biyoyazıcı ile şekillendiriliyor ve son aşamada biyoreaktör ortamında olgunlaştırılıyor.</p><strong>Hedef: Kompleks organ üretimi</strong><p><strong>Rosatom bilim insanları</strong>, 2030 yılına kadar böbrek ve karaciğer gibi daha karmaşık organların üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu gelişmenin özellikle organ bağışı bekleyen hastalar için çığır açıcı olması öngörülüyor.</p><strong>Kalp sağlığı için yeni teknolojiler</strong><p>Araştırmalar kapsamında geliştirilen bir diğer yenilik ise biyolojik kalp kapakçıkları ve uzun ömürlü enerji kaynakları. Kalp pilleri için geliştirilen nükleer pillerin, geleneksel sistemlere kıyasla çok daha uzun süre çalışabileceği ifade ediliyor.</p><strong>Tıpta hızlı üretim dönemi</strong><p><strong>Lazer tabanlı üretim teknikleri</strong> sayesinde, kişiye özel implantların üretim süresi önemli ölçüde kısaltıldı. <strong>Bilgisayarlı tomografi </strong>ve <strong>MR verileri</strong> kullanılarak hazırlanan modellerle, hastaya özel implantların birkaç gün içinde üretilebildiği belirtiliyor.</p><p>Aleksey Likhachev, yapılan çalışmaların sağlık alanında yeni bir çağın kapısını araladığını belirterek, bilimsel inovasyonun insan hayatını doğrudan iyileştiren çözümler sunduğunu ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/laboratuvarda-uretilen-yapay-d_1774353784_GDpT6j.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Laboratuvarda üretilen yapay damar başarıyla nakledildi: Organ naklinde yeni dönem ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/laboratuvarda-uretilen-yapay-d_1774353784_GDpT6j.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de anlamlı dayanışma: Büyüklerden bebeklere el emeği oyuncak]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/izmir-de-anlamli-dayanisma-buyuklerden-bebeklere-el-emegi-oyuncak/9896/</link>
            <description><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı kapsamında İzmir’de nesiller arası dayanışmanın güzel bir örneği yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na ileri yaşlı yurttaşlar el emeği oyuncaklarla destek verdi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/izmir-de-anlamli-dayanisma-buyuklerden-bebeklere-el-emegi-oyuncak/9896/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 13:56:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Tıp Bayramı&#39;nda nesiller arası buluşma</strong><p><strong>İzmir&#39;de 14 Mart Tıp Bayramı</strong>, toplumsal dayanışmayı güçlendiren anlamlı bir etkinliğe sahne oldu. <strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi</strong>&#39;nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü <strong>İzmir 95 Erken Çocukluk Programı</strong> kapsamında ileri yaşlı yurttaşlar gönüllü destek sundu.</p><p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi </strong>üyeleri, program kapsamında ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar hazırladı. Bu çalışma, farklı kuşakları bir araya getirerek hem toplumsal dayanışmayı hem de sosyal üretimi destekledi.</p><strong>Geri dönüştürülebilir malzemelerle üretim</strong><p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı</strong> tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı çerçevesinde ebeveynlere ve 0-3 yaş arası çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Program kapsamında gebeliğin yedinci ayından itibaren başlayan ev ziyaretleri, bebeğin ilk yılına kadar devam ediyor.</p><p>Bu ziyaretler sırasında bebeklerin gelişimine katkı sağlayan oyuncaklar ailelere ulaştırılıyor. <strong>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi </strong>üyeleri de geri dönüştürülebilir malzemeleri değerlendirerek bez toplar, çıngıraklar ve çeşitli oyuncaklar üretti. Oyuncakların hazırlanma süreci ise renkli görüntülere sahne oldu.</p><strong>'Çocukların gelişimine katkı sağlıyoruz'</strong><p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#39;nde takı tasarım ve el sanatları eğitmeni olarak görev yapan Ayda Demiral, etkinliğin hem çocuklara hem de ileri yaşlı bireylere olumlu katkılar sunduğunu ifade etti.</p><p>Demiral, geri dönüştürülebilir materyaller kullanılarak hazırlanan oyuncakların bebeklerin gelişimine destek sağladığını belirterek, merkezin 65 yaş ve üzeri üyelerinin bu çalışmada gönüllü olarak yer aldığını ve çocuklara katkı sunmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.</p><strong>'Bu etkinlik hayata bağladı'</strong><p><strong>Merkez</strong> üyelerinden 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, etkinliğin kendisi için büyük bir anlam taşıdığını dile getirdi. Dere, çocuklar için oyuncak üretmenin kendisini mutlu ettiğini ve böyle bir çalışmada yer almanın hayatına anlam kattığını ifade etti.</p><p>68 yaşındaki Pervin Türkcan ise emeklilik sonrası <strong>sosyal faaliyetler</strong>e katılmanın önemine dikkat çekerek çocukların geleceğin teminatı olduğunu ve onları sevindirmenin kendilerini de mutlu ettiğini söyledi.</p><strong>'Bebekler için üretmek gurur veriyor'</strong><p>Etkinliğe katılan 73 yaşındaki Meral Doğan, bebekler için oyuncak üretmenin kendisi için gurur verici olduğunu belirtti. Doğan, çocukların daha güzel bir geleceğe sahip olması için katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.</p><p>75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise etkinlikte <strong>kadın üyeler</strong>e yardımcı olduklarını ve bebekler için yapılan çalışmaya destek vermekten memnuniyet duyduklarını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-anlamli-dayanisma-buy_1773485801_jth9am.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de anlamlı dayanışma: Büyüklerden bebeklere el emeği oyuncak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-anlamli-dayanisma-buy_1773485801_jth9am.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kolon kanserine karşı erken tarama çağrısı: Kolonoskopi hayat kurtarabilir]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/kolon-kanserine-karsi-erken-tarama-cagrisi-kolonoskopi-hayat-kurtarabilir/9850/</link>
            <description><![CDATA[Uzmanlardan uyarı: Kolon Kanseri çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/kolon-kanserine-karsi-erken-tarama-cagrisi-kolonoskopi-hayat-kurtarabilir/9850/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:20:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mart ayı kolon kanseri farkındalık ayı olarak anılıyor.Mart ayı dünya genelinde kolon kanserine dikkat çekmek ve toplumda erken tanı bilincini artırmak amacıyla <strong>Kolon Kanseri Farkındalık Ayı</strong> olarak kabul ediliyor. Türkiye&#39;de en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alan kolon kanseri, son yıllarda giderek daha genç yaşlarda da görülmeye başlıyor.</p><p><strong>Gastroenteroloji Bölümü</strong>&#39;nden <strong>Uzman Doktor Bülent Şengül</strong>, kolon kanserine karşı en etkili yöntemlerden birinin düzenli tarama olduğunu belirterek, kolonoskopinin hastalığın erken teşhisi ve önlenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.</p><strong>Genç yaş gruplarında görülme oranı artıyor</strong><p><strong>Kolon kanseri</strong>nin geçmişte daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilindiğini söyleyen Uzman Doktor Bülent Şengül, son yıllarda hastalığın görülme yaşının düşmeye başladığını ve genç yaş grubunda tanı konulan hasta sayısının arttığını belirtti.</p><p><strong>Kadın </strong>ve <strong>erkek</strong>lerde görülme sıklığının benzer olduğunu ifade eden Şengül, <strong>yaşam tarzı</strong> ve <strong>beslenme alışkanlıkları</strong>nın kolon kanseri riskinde önemli rol oynadığını söyledi.</p><strong>Akdeniz tipi beslenme riski azaltabiliyor</strong><p>Kolon kanserine karşı sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu vurgulayan Uzman Doktor Bülent Şengül, özellikle Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının koruyucu etkisi bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Hayvansal yağ ve kırmızı et tüketiminin fazla olması, işlenmiş ve katkılı et ürünlerinin sık tüketilmesi kolon kanseri riskini artırabiliyor. Bunun yanında sigara ve alkol kullanımı da risk faktörleri arasında yer alıyor.</p><p>Fazla kiloların verilmesi, <strong>düzenli egzersiz yapılması</strong> ve aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi ise kolon kanseri riskini azaltan önemli unsurlar arasında bulunuyor. Ayrıca gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin düzenli olarak yapılması erken teşhis açısından büyük önem taşıyor.</p><strong>45 yaş üzerindekiler için tarama önerisi</strong><p>Kolon kanserinin erken dönemlerde çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çeken Uzman Doktor Bülent Şengül, 45 yaş ve üzerindeki bireylerin herhangi bir şikayet beklemeden kolonoskopi yaptırmaları gerektiğini belirtti.</p><p>Ailesinde kolon kanseri, <strong>meme kanseri</strong>,<strong> yumurtalık veya rahim kanseri</strong> öyküsü bulunan kişilerin ise daha erken yaşlarda tarama programlarına başlaması öneriliyor. Bu kanser türlerinde genetik yatkınlık önemli bir risk faktörü olarak kabul ediliyor.</p><p>Kolon kanserlerinin büyük bir kısmının bağırsak içinde oluşan ve <strong>polip </strong>olarak adlandırılan iyi huylu oluşumların zamanla büyüyerek kansere dönüşmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Şengül, kolonoskopi sırasında tespit edilen poliplerin özel yöntemlerle çıkarılarak kanser gelişiminin önlenebildiğini ifade etti.</p><strong>Makattan kanama ihmal edilmemeli</strong><p>Kolonoskopi yapılmasını gerektiren bazı belirtiler bulunduğunu belirten Uzman Doktor Bülent Şengül, özellikle <strong>makattan kanama </strong>gibi durumların dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p><p>Karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, kabızlık veya ishal gelişmesi, demir eksikliği anemisi, gaitada gizli kan testi pozitifliği ve dışkıda taze kan görülmesi gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerekiyor.</p><p>Makattan kanamanın çoğu zaman hemoroid olarak değerlendirilip önemsenmediğini ifade eden Şengül, bu yaklaşımın kolorektal kanser tanısında gecikmeye neden olabileceğini belirtti. Tanıdaki gecikmenin hastalığın ilerlemesine ve tedavi seçeneklerinin azalmasına yol açabileceğini vurgulayan Şengül, daha önce hemoroid tanısı almış kişilerin bile makattan kanama yaşaması durumunda mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini söyledi.</p><p>Uzmanlar, düzenli kolonoskopi kontrollerinin kolon kanserinin erken evrede tespit edilmesini sağladığını ve tedavi şansını önemli ölçüde artırdığını vurguluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kolon-kanserine-karsi-erken-ta_1772799603_zshnpx.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kolon kanserine karşı erken tarama çağrısı: Kolonoskopi hayat kurtarabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kolon-kanserine-karsi-erken-ta_1772799603_zshnpx.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Meme kanserinde yeni lezyonlar aylar içinde ortaya çıkabilir]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/uzmanlar-uyardi-meme-kanserinde-yeni-lezyonlar-aylar-icinde-ortaya-cikabilir/9842/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık uzmanları, Meme Kanseri riskine karşı özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirterek erken tanının tedavi başarısında kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/uzmanlar-uyardi-meme-kanserinde-yeni-lezyonlar-aylar-icinde-ortaya-cikabilir/9842/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:54:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Meme kanseri</strong>, günümüzde kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlar, hastalığın erken evrede tespit edilmesinin yaşam kurtarıcı olduğunu belirterek düzenli muayene ve tarama programlarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p><p><strong>Genel Cerrahi Uzmanları Batuhan Demir</strong> ve<strong> Özhan Çetindağ</strong> ile<strong> Radyoloji Uzmanı Ali Algül</strong>, meme kanserinde erken teşhisin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, iki tarama dönemi arasında yeni lezyonların gelişebileceğini veya mevcut lezyonların biyolojik özelliklerinde değişim yaşanabileceğini ortaya koyduğunu ifade etti.</p><strong>'Yeni lezyonlar kısa sürede gelişebiliyor'</strong><p><strong>Doç. Dr. Özhan Çetindağ</strong>, literatürde '<strong>interval kanser</strong>' olarak adlandırılan ve iki tarama süreci arasında ortaya çıkan meme kanserlerinin bazı agresif tümör tiplerinde çok kısa sürede gelişebildiğini belirtti. Çetindağ, meme dokusunda yeni bir lezyonun yaklaşık 6 ay gibi kısa bir süre içinde oluşabileceğini ve bazı kitlelerin özelliklerinin beklenenden daha hızlı değişebildiğini söyledi.</p><p>Bu nedenle yalnızca kendi kendine muayenenin yeterli olmadığını belirten Çetindağ, kadınların düzenli doktor kontrolleri ve uygun görüntüleme yöntemleri ile takip edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><strong>'Erken tanı tedavi başarısını artırıyor'</strong><p>Genel Cerrahi Uzmanı<strong> Dr. Batuhan Demir</strong>, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi seçeneklerini artırdığını ve başarı oranını belirgin şekilde yükselttiğini söyledi. Demir, özellikle risk grubundaki ve 40 yaş üzerindeki kadınların yılda en az bir kez meme muayenesi yaptırmalarının önemine dikkat çekti.</p><strong>Görüntüleme yöntemleri hayati rol oynuyor</strong><p><strong>Radyoloji Uzmanı Dr. Ali Algül</strong> ise erken tanı sürecinde görüntüleme yöntemlerinin kritik rol üstlendiğini belirtti. Algül, Mamografi ve Meme Ultrasonografisi sayesinde henüz elle hissedilmeyen çok küçük lezyonların bile tespit edilebildiğini ifade etti.</p><p>Uzmanlar, <strong>düzenli tarama</strong> programlarına katılımın meme kanserine bağlı ölüm oranlarını azaltmada en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çekerek özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda en az bir kez kontrol yaptırmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlar-uyardi-meme-kanserind_1772697247_DQnSNs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlar uyardı: Meme kanserinde yeni lezyonlar aylar içinde ortaya çıkabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlar-uyardi-meme-kanserind_1772697247_DQnSNs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA['Ruh sağlığı ile kilo problemleri arasında çift yönlü bağ var']]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/ruh-sagligi-ile-kilo-problemleri-arasinda-cift-yonlu-bag-var/9831/</link>
            <description><![CDATA[Uzmanlardan kritik uyarı: Depresyon obezite riskini artırıyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/ruh-sagligi-ile-kilo-problemleri-arasinda-cift-yonlu-bag-var/9831/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:43:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Klinik Psikolog Burçin Deniz</strong>, depresyon ile obezite arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. Yapılan bilimsel çalışmaların, depresyon tanısı bulunan bireylerde obezite gelişme riskinin yüzde 58 oranında arttığını ortaya koyduğunu belirten Deniz, iki durumun birbirini tetikleyen bir döngü oluşturabileceğini ifade etti.</p><p>Uzmanlara göre <strong>obezite</strong> yalnızca fiziksel bir sağlık sorunu değil; psikolojik etkenlerle de yakından bağlantılı çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriliyor.</p><strong>Araştırmalar çift yönlü risk artışına işaret ediyor</strong><p>Psikoloji Uzmanı Burçin Deniz, obez bireylerde depresyon görülme riskinin toplum ortalamasına göre yüzde 55 daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Aynı şekilde depresyon tanısı alan kişilerde obezite gelişme olasılığının da yüzde 58 arttığını vurguladı.</p><p><strong>Depresyon</strong>un temel belirtileri arasında yer alan motivasyon kaybı, enerji düşüklüğü ve fiziksel aktivite azalmasının kilo artışına zemin hazırlayabileceğini belirten Deniz, depresyon sürecinde <strong>iştah artışı </strong>yaşanabildiğini ve bunun da kalori alımını yükselttiğini ifade etti. Ayrıca depresyonun, kilo kontrol programlarına uyumu zorlaştırabildiği kaydedildi.</p><strong>Yeme bozuklukları ve toplumsal baskı etkisi</strong><p>Uzmanlar, özellikle <strong>tıkınırcasına yeme bozukluğu</strong>nun obezite açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirtiyor. Toplumsal zayıflık baskısının, paradoksal biçimde aşırı yeme davranışını tetikleyebildiği ifade ediliyor.</p><p>Diyetle başlayan sürecin zamanla <strong>kontrol kaybı</strong>na dönüşebildiğini belirten Deniz, <strong>düşük benlik saygısı</strong>, yetersiz sosyal destek ve özellikle çocukluk ile ergenlik döneminde yaşanan dışlanmanın tabloyu ağırlaştırdığını söyledi. Bu durumun kilo artışı, depresif belirtiler ve sosyal izolasyon arasında bir kısır döngü oluşturabildiği vurgulandı.</p><strong>Stresli dönemlerde sağlıksız beslenme artıyor</strong><p>Stres ve duygusal zorlanma dönemlerinde bireylerin yağ ve karbonhidrat oranı yüksek gıdalara yönelme eğilimi gösterdiğini belirten Deniz, yoğun stres altında çalışan kişilerin sağlıklı besinleri daha az tercih ettiğini aktardı.</p><p><strong>Kaygı</strong>, <strong>öfke</strong> ve <strong>depresif duygular</strong>ın <strong>aşırı yeme</strong> davranışını tetikleyebildiğini ifade eden Deniz, yeme davranışının kısa süreli rahatlama sağladığı için tekrarlandığını ve zamanla kalıcı hale gelebildiğini söyledi.</p><strong>Obezite tedavisinde psikolojik yaklaşım öne çıkıyor</strong><p>Uzmanlara göre obezite tedavisinde yalnızca <strong>diyet ve egzersiz programları </strong>yeterli olmayabiliyor.<strong> Psikolojik destek</strong>, özellikle de bilişsel davranışçı terapi yöntemleri, kilo alımına neden olan düşünce ve davranış kalıplarının değiştirilmesinde önemli rol oynuyor.</p><p>Depresyon ve obezite arasındaki ilişkinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten uzmanlar, <strong>ruh sağlığı </strong>desteğinin kalıcı kilo kontrolü açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ruh-sagligi-ile-kilo-problemle_1772527435_Mc06si.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 'Ruh sağlığı ile kilo problemleri arasında çift yönlü bağ var' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ruh-sagligi-ile-kilo-problemle_1772527435_Mc06si.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Oruç sürecinde diyabet, sahur ve sıvı dengesi uyarısı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/oruc-surecinde-diyabet-sahur-ve-sivi-dengesi-uyarisi/9803/</link>
            <description><![CDATA[Ramazan’da sağlıklı beslenmenin yol haritası Egeli uzmanlardan]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/oruc-surecinde-diyabet-sahur-ve-sivi-dengesi-uyarisi/9803/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 10:19:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ilgın Yıldırım Şimşir</strong> ile <strong>Ege Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Beslenme ve Diyetetik Hizmetleri Diyetisyeni Pınar Kocaağa</strong>, <strong>Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıkları</strong>nın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin oruç sürecini bilinçli şekilde yönetmesi gerektiğini vurgulayarak, <strong>diyabet hastaları</strong>ndan sağlıklı bireylere kadar herkes için dikkat edilmesi gereken temel noktaları sıraladı.</p><strong>Diyabet hastaları için hekim kontrolü şart</strong><p><strong>Doç. Dr. Ilgın Yıldırım Şimşir</strong>, orucun hem bedensel hem de ruhsal yönü bulunduğunu ancak bazı hastalık gruplarında ciddi riskler oluşturabileceğini belirtti.</p><p>Diyabet hastalarında oruç sürecinin; <strong>hipoglisemi</strong>, <strong>hiperglisemi</strong> ve<strong> sıvı kaybı </strong>gibi riskler taşıdığını ifade eden Şimşir, özellikle <strong>Tip 1 diyabet</strong> hastalarında hayati tehlike oluşturabilecek tabloların görülebileceğini söyledi. İnsülin kullananlar, kan şekeri kontrolü sağlanamayan bireyler, böbrek hastaları ve gebeler için orucun riskli olabileceğini belirten Şimşir, değerlendirmelerde Uluslararası Diyabet Federasyonu kriterlerinin esas alındığını ve kararın mutlaka hekim gözetiminde verilmesi gerektiğini kaydetti.</p><strong>Sahur öğünü atlanmamalı</strong><p><strong>Diyetisyen Pınar Kocaağa</strong> ise Ramazan ayında yapılan en büyük hatalardan birinin sahura kalkmamak olduğunu söyledi. Sahurun metabolizmanın korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Kocaağa, özellikle yağ ve şeker oranı yüksek besinlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.</p><p>Sahurda dengeli bir kahvaltı modelinin tercih edilmesini öneren Kocaağa, <strong>protein</strong>, <strong>lif</strong> ve <strong>sağlıklı yağ</strong> içeren besinlerin uzun süre tokluk sağlayacağını ifade etti. Ayrıca su tüketiminin yalnızca iftar ya da sahur anına yoğunlaştırılmaması, iftar ile sahur arasına dengeli şekilde yayılması gerektiğini belirtti.</p><strong>İftarda dengeli ve kontrollü beslenme</strong><p>İftar sofralarında ani ve aşırı yemek tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğine dikkat çeken Kocaağa, orucun su ve az miktarda<strong> hurma</strong> ile açılmasını önerdi. Ardından bir kase çorba tüketilmesi ve ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara verilmesinin mide sağlığı açısından faydalı olduğunu söyledi.</p><p><strong>Ana yemek</strong>te kızartmalardan kaçınılması gerektiğini belirten Kocaağa, az yağlı sebze ve et yemeklerinin tercih edilmesini, sofrada salata, yoğurt veya ayran bulundurulmasını önerdi. Tatlı tercihlerinde ise <strong>şerbetli hamur tatlıları </strong>yerine meyve ya da sütlü tatlıların daha uygun bir seçenek olduğunu dile getirdi.</p><strong>Ramazan&#39;da fiziksel aktivite önerisi</strong><p>Uzmanlar, Ramazan ayında <strong>fiziksel aktivite</strong>nin tamamen bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Özellikle iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin sindirime yardımcı olacağı ve metabolizmayı destekleyeceği belirtildi.</p><p>Doç. Dr. Ilgın Yıldırım Şimşir ve Diyetisyen Pınar Kocaağa, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için <strong>dengeli beslenme</strong>, <strong>yeterli sıvı alımı</strong> ve<strong> düzenli hareket</strong>in birlikte sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/oruc-surecinde-diyabet-sahur-v_1771831141_q2r6y3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Oruç sürecinde diyabet, sahur ve sıvı dengesi uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/oruc-surecinde-diyabet-sahur-v_1771831141_q2r6y3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem açıklaması: 'Mucize bir ilaç yok']]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/prof-dr-ahmet-karacalar-dan-lipodem-aciklamasi-mucize-bir-ilac-yok/9798/</link>
            <description><![CDATA[Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödemde ilaç, takviye ve hormon tedavilerinin rolünü değerlendirerek en etkili yöntemin cerrahi olduğunu vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/prof-dr-ahmet-karacalar-dan-lipodem-aciklamasi-mucize-bir-ilac-yok/9798/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 14:48:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kadınlarda sık görülen ve kamuoyunda '<strong>ağrılı yağlanma sendromu</strong>' olarak bilinen lipödem hastalığında ilaçla tedavi konusu merak edilmeye devam ediyor.<strong> Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar</strong>, lipödemde kullanılan ilaç ve takviyelerin etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p><strong>Lipödemde onaylı ilaç bulunmuyor</strong><p>Prof. Dr. Karacalar, <strong>lipödem</strong>i tamamen ortadan kaldıran ya da doğrudan tedavi eden onaylı bir ilacın bulunmadığını belirterek, ilaçların ancak destekleyici amaçla kullanılabileceğini ifade etti. Bu tür tedavilerin <strong>semptomları</strong> hafifletmeye yönelik olduğunu vurguladı.</p><strong>Metformin kişiye özel değerlendirilmeli</strong><p><strong>Metabolik sorunlar</strong>ın eşlik ettiği durumlara dikkat çeken Karacalar, insülin direnci,<strong> PCOS</strong> ya da<strong> metabolik sendrom</strong> varlığında Metformin&#39;in tedavi planına dahil edilebileceğini ancak bunun lipödemi doğrudan tedavi etmediğini söyledi. İlacın kullanımının mutlaka uzman hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğini kaydetti.</p><strong>Takviyeler destekleyici olabilir</strong><p><strong>Ödem</strong> ve<strong> inflamasyon</strong>u azaltmaya yönelik takviyeler hakkında da bilgi veren Karacalar, <strong>bromelainin yangı azaltıcı etkisi </strong>sayesinde hassasiyette azalma sağlayabileceğini ancak güçlü klinik kanıtların sınırlı olduğunu dile getirdi. Flavonoidler, kurkumin ve selenyum gibi desteklerin de benzer şekilde inflamasyon azaltıcı özellikleri nedeniyle tercih edilebildiğini aktardı.</p><strong>Hormon tedavisi kesin çözüm değil</strong><p>Bioeşdeğer hormon replasman tedavisinin lipödemi ortadan kaldırmadığını belirten Karacalar, <strong>menopoz</strong> ve<strong> perimenopoz dönemi</strong>nde hormonal dengesizlik yaşayan kadınlarda destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.</p><strong>Kalıcı çözüm cerrahi yöntem</strong><p>Prof. Dr. Ahmet Karacalar, <strong>lipödemli yağ dokusu</strong>nun kalıcı olarak uzaklaştırılmasında en etkili yöntemin<strong> liposuction</strong> olduğunu belirterek, cerrahinin günümüzde altın standart tedavi seçeneği olduğunu söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/prof-dr-ahmet-karacalar-dan-li_1771501715_p2o9ie.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem açıklaması: 'Mucize bir ilaç yok' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/prof-dr-ahmet-karacalar-dan-li_1771501715_p2o9ie.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Doç. Dr. Onur Oral: Obeziteyle mücadelede kalıcı başarı yaşam tarzı değişikliğiyle sağlanır]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/doc-dr-onur-oral-obeziteyle-mucadelede-kalici-basari-yasam-tarzi-degisikligiyle-saglanir/9655/</link>
            <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Oral, obezitenin çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek sürdürülebilir çözümlerin önemini vurguladı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/doc-dr-onur-oral-obeziteyle-mucadelede-kalici-basari-yasam-tarzi-degisikligiyle-saglanir/9655/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:29:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Üniversitesi</strong>, toplum sağlığını tehdit eden kronik hastalıklarla mücadeleye yönelik bilimsel çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Günümüzün en yaygın sağlık problemlerinden biri olan obezite konusunda açıklamalarda bulunan <strong>Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Oral</strong>, hareketsiz yaşam alışkanlıklarının obeziteyi tetikleyen en önemli faktörler arasında yer aldığını belirtti.</p><p>Spor genetiği ve obezite alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Oral, obezitenin yalnızca dış görünüşle ilişkilendirilemeyeceğini, metabolik, genetik ve çevresel faktörlerin bir arada değerlendirilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade etti.</p><strong>Obezite Çok Boyutlu Bir Metabolik Hastalık</strong><p>Obezite tedavisinde en sık yapılan yanlışlardan birinin, sürecin yalnızca diyet odaklı yürütülmesi olduğunu vurgulayan <strong>Doç. Dr. Onur Oral</strong>, bu yaklaşımın uzun vadede kalıcı sonuçlar doğurmadığını söyledi.<strong> Obezite</strong>nin, vücutta aşırı yağ birikimiyle ortaya çıkan ve beden kitle indeksinin 30&#39;un üzerine çıkmasıyla tanımlanan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Oral, bu durumun diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi ve eklem problemleri gibi pek çok rahatsızlığa zemin hazırladığını belirtti.</p><p>Fiziksel etkilerinin yanı sıra obezitenin <strong>bireylerin psikolojik durumu</strong>nu ve sosyal yaşamını da olumsuz etkilediğini kaydeden Doç. Dr. Oral, tedavi sürecinin mutlaka bilimsel temellere dayanması gerektiğini ifade etti.</p><strong>Kilo Kontrolünde Beslenme ve Egzersiz Birlikteliği</strong><p>Kilo yönetiminin tek başına diyetle sürdürülebilir olmadığını dile getiren Doç. Dr. Oral, sağlıklı kilo kaybının beslenme ve fiziksel aktivitenin birlikte planlanmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Sert ve kısa süreli diyetlerin <strong>metabolizma</strong>yı yavaşlattığını belirten Oral, ideal kilo kaybı hızının ayda 1 ila 1,5 kilo arasında olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Egzersizin obezite tedavisindeki rolüne değinen Doç. Dr. Oral, özellikle su içi egzersizlerinin obez bireyler için güvenli ve etkili bir seçenek olduğunu ifade etti. Suyun sağladığı kaldırma kuvvetinin eklemlere binen yükü azalttığını belirten Oral, <strong>aqua biking </strong>ve <strong>aqua jimnastik </strong>gibi aktivitelerin yüksek enerji harcaması sağladığını kaydetti.</p><strong>Fiziksel Aktivite Hayatın Her Dönemine Yayılmalı</strong><p>Obezitenin <strong>biyolojik</strong> ve <strong>genetik boyutları</strong>nın da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Oral, düzenli fiziksel aktivitenin insülin direncini azaltmada ve yağ yakımını destekleyen hormonların salınımında önemli rol oynadığını belirtti. Uyku düzeninin de metabolik denge açısından kritik olduğuna dikkat çeken Oral, <strong>sağlıklı beslenme</strong> modellerinin ve <strong>düzenli uyku</strong>nun birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>Egzersizin çocukluk döneminden itibaren alışkanlık haline getirilmesinin önemine değinen Doç. Dr. Oral, amaçlarının geçici kilo kayıpları değil, sağlıklı yaşlanmayı destekleyen kalıcı bir yaşam tarzı oluşturmak olduğunu söyledi.</p><strong>Günlük Hareket Obeziteyle Mücadelede Anahtar Rol Oynuyor</strong><p>Spor salonuna erişimi olmayan bireyler için yürüyüşün en pratik egzersiz olduğunu belirten Doç. Dr. Oral, haftada en az beş gün yapılan tempolu yürüyüşlerin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu ifade etti. Özellikle <strong>masa başı çalışanlar</strong>ın ve uzun süre ekran karşısında vakit geçiren bireylerin günlük hareket miktarını artırmaları gerektiğini vurguladı.</p><p>Her yaş grubunun kendi fiziksel kapasitesine uygun egzersizleri tercih etmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Oral, haftada beş gün yapılan, nabzı yükselten ve terleme sağlayan 45 dakikalık aktivitelerin obezitenin önlenmesi ve tedavisinde önemli katkı sunduğunu ifade ederek, obeziteyle mücadelenin ancak bilimsel, dengeli ve uzun vadeli bir yaşam yaklaşımıyla başarıya ulaşabileceğini dile getirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/doc-dr-onur-oral-obeziteyle-mu_1769588951_S8NUzf.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Doç. Dr. Onur Oral: Obeziteyle mücadelede kalıcı başarı yaşam tarzı değişikliğiyle sağlanır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/doc-dr-onur-oral-obeziteyle-mu_1769588951_S8NUzf.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DEÜ’lü uzmandan dünya hijyen günü mesajı: Hijyen eksikliği enfeksiyon riskini artırıyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/deu-lu-uzmandan-dunya-hijyen-gunu-mesaji-hijyen-eksikligi-enfeksiyon-riskini-artiriyor/9634/</link>
            <description><![CDATA[DEÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükran Köse, 16 Ocak Dünya Hijyen Günü’nde yaptığı açıklamada, kişisel hijyenin solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/deu-lu-uzmandan-dunya-hijyen-gunu-mesaji-hijyen-eksikligi-enfeksiyon-riskini-artiriyor/9634/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 16:09:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>16 Ocak Dünya Hijyen Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan <strong>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükran Köse</strong>, hijyen kurallarına uyulmamasının enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını hızlandırdığını söyledi.</p><p>Solunum yolu enfeksiyonlarının dünya genelinde en yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Köse, bu hastalıkların önemli bir kısmının günlük hayatta alınabilecek basit hijyen önlemleriyle önlenebileceğini ifade etti. Hijyenin ihmal edilmesinin nezle, grip, soğuk algınlığı, farenjit, larenjit, sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi hastalıklara davetiye çıkardığını vurguladı.</p><p>Kişisel temizlik alışkanlıklarının solunum sağlığının korunmasında temel bir unsur olduğunu dile getiren Köse, <strong>düzenli banyo yapılması</strong>, kıyafetlerin sık değiştirilmesi ve <strong>el-ayak tırnakları</strong>nın düzenli olarak kesilmesi gerektiğini belirtti. Yemeklerden önce ve sonra, tuvalet kullanımının ardından ellerin mutlaka su ve sabunla yıkanmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Köse, ağız ve diş bakımına dikkat edilmesinin ve yaşam alanlarının temiz tutulmasının enfeksiyon riskini azalttığını söyledi.</p><p>Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum yolu hastalığı bulunan kişilerin <strong>enfeksiyon</strong>ları daha ağır geçirebildiğini belirten Köse, bu grupların <strong>hijyen</strong> kurallarına daha titiz yaklaşması gerektiğinin altını çizdi.</p><p><strong>Maske kullanımı </strong>konusunda da uyarılarda bulunan Prof. Dr. Köse, toplumda maskelerin yanlış kullanıldığını belirterek, nemlenen veya ıslanan maskelerin tekrar kullanılmaması gerektiğini söyledi. Maskenin ön yüzeyine dokunulmaması gerektiğini vurgulayan Köse, yanlış kullanımın göz enfeksiyonları ve cilt tahrişine neden olabileceğini ifade etti. <strong>Cerrahi maskeler</strong>in tek kullanımlık olduğunu, bez maskelerin ise yıkanıp kurutulduktan sonra tekrar kullanılabileceğini kaydetti.</p><p>El yıkama sırasında yapılan hatalara da değinen Köse, el yıkama süresinin kısa tutulmasının, tırnak araları ve başparmakların yeterince temizlenmemesinin enfeksiyon riskini artırdığını belirtti.</p><p>Kapalı alanların düzenli olarak havalandırılmasının solunum sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Köse, yaşam alanlarının günde üç-dört kez, 20–30 dakika boyunca havalandırılması gerektiğini söyledi. Ev içerisinde sigara içilmesinin <strong>hava kalitesi</strong>ni ciddi şekilde bozduğunu belirten Köse, iç mekn hava kalitesini artırmak için ev bitkilerinin faydalı olabileceğini ifade etti.</p><p>Hijyen bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Şükran Köse</strong>, Dünya Hijyen Günü&#39;nün toplumda farkındalık oluşturmak açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hijyenik olmayan ortamların mikroorganizmalar için uygun bir üreme alanı oluşturduğunu söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/deu-lu-uzmandan-dunya-hijyen-g_1768568966_XyIjeB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DEÜ’lü uzmandan dünya hijyen günü mesajı: Hijyen eksikliği enfeksiyon riskini artırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/deu-lu-uzmandan-dunya-hijyen-g_1768568966_XyIjeB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bornova Belediyesi’nden kadın personeline sağlık parkındalığı çalışması]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/bornova-belediyesi-nden-kadin-personeline-saglik-parkindaligi-calismasi/9630/</link>
            <description><![CDATA[Rahim ağzı kanseriyle mücadelede erken tanı, HPV aşısı ve smear testinin önemi anlatıldı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/bornova-belediyesi-nden-kadin-personeline-saglik-parkindaligi-calismasi/9630/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 12:48:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü</strong>, kadınlarda sık görülen sağlık sorunlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla belediye bünyesinde görev yapan kadın personele yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Çalışmada <strong>rahim ağzı kanseri</strong>, <strong>HPV aşısı</strong> ve<strong> smear testi</strong> konularında bilinçlendirme yapıldı.</p><p>Belediyeye ait şantiyeler ve hizmet binalarında gerçekleştirilen saha çalışmasında, <strong>Sağlık İşleri Müdürlüğü</strong> ekipleri kadın çalışanlarla birebir görüşerek bilgilendirme yaptı. Dağıtılan broşürlerle erken tanının önemi anlatılırken, kadınların sağlık kontrollerine düzenli olarak katılmalarının gerekliliği vurgulandı.</p><strong>Sahada Birebir Bilgilendirme</strong><p>Sağlık ekipleri, farklı birimlerde görev yapan kadın personeli tek tek ziyaret ederek <strong>rahim ağzı</strong> kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Ziyaretler sırasında kadın çalışanların yönelttiği sorular yanıtlandı, sağlık hizmetlerine erişim konusunda rehberlik sağlandı.</p><strong>Erken Tanı ve Koruyucu Sağlık Vurgusu</strong><p>Bilgilendirme kapsamında, düzenli <strong>smear testleri</strong> ve HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı en etkili koruyucu yöntemler arasında yer aldığı belirtildi. Erken tanının, hastalığın tedavi sürecinde başarı oranını artırdığı ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediği ifade edildi.</p><p>Başkan Eşki: 'Önleyici Sağlık Hizmetleri Önceliğimiz'</p><p><strong>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki</strong>, kadın sağlığına yönelik yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, 'Kadınların sağlığını korumak, toplumun tamamını korumak anlamına gelir. <strong>Yerel yönetimler </strong>olarak çalışanlarımız başta olmak üzere tüm kadınların sağlık bilincini artırmaya büyük önem veriyoruz. Önleyici sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bornova-belediyesi-nden-kadin-_1768556895_dpy1Th.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bornova Belediyesi’nden kadın personeline sağlık parkındalığı çalışması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bornova-belediyesi-nden-kadin-_1768556895_dpy1Th.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DEÜ’lü uzmandan kritik uyarı: Evlerdeki nem ve küf ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/deu-lu-uzmandan-kritik-uyari-evlerdeki-nem-ve-kuf-ciddi-hastaliklara-davetiye-cikariyor/9625/</link>
            <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, artan yağış ve nem oranlarının konutlarda sağlık riskini büyüttüğünü belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/deu-lu-uzmandan-kritik-uyari-evlerdeki-nem-ve-kuf-ciddi-hastaliklara-davetiye-cikariyor/9625/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 17:28:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İklim değişikliğine bağlı olarak artan yağışlar ve yükselen nem oranları, konutlarda rutubet ve küf oluşumunu daha yaygın hale getiriyor. <strong>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın</strong>, özellikle sahil kentlerinde yaşayan vatandaşların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p><p>Ülke genelinde son dönemde görülen yoğun yağışların, birçok evde nem, su hasarı ve küf sorunlarını artırdığını ifade eden Prof. Dr. Alpaydın, bu durumun solunum sistemi başta olmak üzere pek çok hastalığın temelini oluşturduğunu söyledi.</p><strong>Astım ve Alerji Riski Erken Yaşta Başlıyor</strong><p>Nemli ve küflü ortamlarda yaşamın, astımın ortaya çıkma ve ağırlaşma riskini artırdığını belirten Alpaydın, hırıltı, nefes darlığı ve özellikle geceleri artan öksürüğün önemli belirtiler olduğuna dikkat çekti. <strong>Alerjik rinit</strong>, <strong>sinüzit</strong>, <strong>sık enfeksiyon geçirme</strong> ve <strong>zatürre riski</strong>nin de bu ortamlarda belirgin şekilde arttığını dile getirdi.</p><p>Cilt hastalıkları, baş ağrısı, halsizlik ve genel yorgunluk hissinin nemli evlerde daha sık görüldüğünü belirten Alpaydın, yetişkinlerde uzun süreli maruziyetin depresyon ve kaygı gibi ruhsal sorunlarla da ilişkilendirildiğini ifade etti.</p><strong>Çocuklarda Kalıcı Etkiler Oluşturabiliyor</strong><p>Prof. Dr. Alpaydın, özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde nem ve küfe maruz kalmanın etkilerinin uzun yıllar devam edebileceğini söyledi. Rutubetli evlerde büyüyen <strong>çocuklarda kalıcı astım</strong>, <strong>tekrarlayan hırıltı</strong>, <strong>alerjik nezle</strong> ve <strong>egzama</strong> görülme sıklığının daha yüksek olduğunu vurguladı. Bu çocukların ilerleyen yaşlarda daha sık hastaneye başvurmak zorunda kaldığının da altını çizdi.</p><strong>Ev Ortamında Alınabilecek Önlemler</strong><p>Nem ve küfü azaltmaya yönelik basit önlemlerin <strong>sağlık riskleri</strong>ni önemli ölçüde düşürebileceğini belirten Alpaydın, şu önerilerde bulundu:</p><p>İç ortam nem oranının yüzde 40–60 seviyesinde tutulması</p><p>Evlerin düzenli olarak havalandırılması</p><p>Banyo ve mutfaklarda mekanik havalandırma kullanılması</p><p>Su sızıntıları ve tesisat sorunlarının gecikmeden giderilmesi</p><p>Islanan alanların ilk 24–48 saat içinde tamamen kurutulması</p><p><strong>Duvar rutubeti </strong>ve pencere buğulanmasının erken uyarı olarak dikkate alınması</p><p>'Belirtiler İhmal Edilmemeli'<br>Görünür küf, <strong>küf kokusu</strong>, <strong>su lekeleri</strong> ve <strong>nemli eşyalar</strong>ın mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, bu belirtilerin sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek, şikyet yaşayan bireylerin zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/deu-lu-uzmandan-kritik-uyari-e_1768400893_9sANnx.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DEÜ’lü uzmandan kritik uyarı: Evlerdeki nem ve küf ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/deu-lu-uzmandan-kritik-uyari-e_1768400893_9sANnx.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzman uyarısı: Dijital şiddet normalleşiyor, toplumsal vicdan zayıflıyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/uzman-uyarisi-dijital-siddet-normallesiyor-toplumsal-vicdan-zayifliyor/9612/</link>
            <description><![CDATA[Sosyolog ve Aile Danışmanı Gökhan İlhan, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin şiddeti daha görünmez hale getirdiğini belirterek, etik ve insan odaklı politikalar geliştirilmediği sürece dijital şiddetle etkin mücadelenin mümkün olmayacağını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/uzman-uyarisi-dijital-siddet-normallesiyor-toplumsal-vicdan-zayifliyor/9612/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 16:01:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Dijital Platformlar Şiddetin Algısını Dönüştürüyor</strong><p><strong>Sosyolog ve Aile Danışmanı Gökhan İlhan</strong>, kontrolsüz dijitalleşmenin toplumsal şiddetin biçimini değiştirdiğine dikkat çekti. <strong>Dijital ortamlar</strong>da empati duygusunun zayıfladığını belirten İlhan, şiddetin artık daha sessiz, dolaylı ve sıradan bir hale geldiğini ifade etti.</p><p>İlhan, dijital dünyada yaşanan bu dönüşümün 'dijital vicdanın aşınması' anlamına geldiğini vurguladı.</p><strong>Etik Olmadan Teknoloji Yeterli Olmaz</strong><p>Teknolojinin tek başına bir çözüm aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten İlhan, dijital şiddetle mücadelede etik ilkelerin ve toplumsal sorumluluğun temel alınması gerektiğini söyledi.</p><p>Empati geliştiren yaklaşımlar, medya okuryazarlığı eğitimleri ve etkin kamusal denetimin bir bütün olarak ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.</p><strong>Yapay Zek Dijital Şiddeti Derinleştiriyor</strong><p>Yapay zek uygulamalarının yanlış kullanımının <strong>dijital şiddet</strong>i daha karmaşık ve görünmez bir yapıya dönüştürdüğünü dile getiren İlhan, özellikle çocuklar ve gençlerin bu süreçten ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.</p><p>Sosyal medya platformlarında yaygınlaşan şiddet içerikli dil, maganda ve mafya kültürünü yücelten görsellerin gençler üzerinde olumsuz rol model etkisi yarattığını belirten İlhan, bu içeriklerin acil olarak denetim altına alınması gerektiğini vurguladı.</p><strong>Yapay İçerikler Yeni Bir Şiddet Türü Oluşturuyor</strong><p>İlhan, yapay zek ile üretilen sahte fotoğraf ve videoların yeni bir dijital şiddet biçimi haline geldiğine dikkat çekti. Kişilerin izni olmadan kullanılan görsellerin müstehcen ya da yanıltıcı içeriklere dönüştürülmesinin ciddi psikolojik ve hukuki sonuçlar doğurduğunu söyledi.</p><p>'Yapay söylemler ve yapay davranışlar, zamanla organize bir suç zincirine dönüşebilir' uyarısında bulundu.</p><strong>Çocukların Yüksek Yararı Öncelik Olmalı</strong><p>Dijital şiddetle mücadelede tüm paydaşların ortak <strong>sorumluluk </strong>alması gerektiğini belirten <strong>Gökhan İlhan</strong>, yasa yapıcılar, eğitimciler ve teknoloji şirketlerinin çocuğun yüksek yararını esas alan politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Etik, bilinçli ve denetlenebilir bir dijital ortam oluşturulmadan toplumsal sorunların çözülemeyeceğini belirten İlhan, kamusal denetimin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzman-uyarisi-dijital-siddet-n_1768222890_1IHO8F.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzman uyarısı: Dijital şiddet normalleşiyor, toplumsal vicdan zayıflıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzman-uyarisi-dijital-siddet-n_1768222890_1IHO8F.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan uyarı: Üç haftadan uzun süren öksürük verem belirtisi olabilir]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/uzmanlardan-uyari-uc-haftadan-uzun-suren-oksuruk-verem-belirtisi-olabilir/9602/</link>
            <description><![CDATA[Veremle Savaş Haftası kapsamında konuşan Dr. Remzi Karşı, tüberkülozda erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/uzmanlardan-uyari-uc-haftadan-uzun-suren-oksuruk-verem-belirtisi-olabilir/9602/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 12:07:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ocak ayının ilk pazar günü ile başlayan Veremle Savaş Haftası kapsamında tüberküloz hastalığına dikkat çekilirken, uzmanlar özellikle uzun süren öksürük konusunda toplumun bilinçlenmesi gerektiğini belirtiyor. <strong>Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı</strong>, üç haftayı aşan öksürüklerin mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p><strong>Tüberküloz</strong>un genetik bir hastalık olmadığını, solunum yoluyla bulaştığını vurgulayan Dr. Karşı, <strong>Dünya Sağlık Örgütü</strong>&#39;nün (<strong>DSÖ</strong>) güncel verilerine göre dünya genelinde milyonlarca insanın gizli verem enfeksiyonu taşıdığını söyledi. Bu durumun, bağışıklık sistemi zayıfladığında aktif hastalığa dönüşebileceğine dikkat çekti.</p><strong>Tüberküloz nasıl ortaya çıkıyor?</strong><p>Tüberküloz, <strong>Mycobacterium tuberculosis</strong> adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Hasta bireylerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçtığı damlacıkların solunmasıyla bulaşır. Enfekte olan her bireyde hastalık gelişmez; <strong>bakteri</strong> uzun süre vücutta sessiz kalabilir. Ancak <strong>enfeksiyon</strong>dan sonraki ilk iki yıl, hastalığın ortaya çıkması açısından en riskli dönemdir.</p><strong>Kapalı ve havalandırması yetersiz alanlar risk taşıyor</strong><p>Hastalığın bulaşmasında en büyük risk, verem hastasıyla uzun süre aynı ortamda bulunan kişilerde görülüyor. Aile üyeleri ve yakın temas halindeki çalışma arkadaşları bu grupta yer alıyor. Uzmanlar, veremin günlük kullanılan eşyalarla bulaşmadığını, ancak havalandırması yetersiz ve güneş görmeyen kapalı alanlarda mikrobun uzun süre canlı kalabildiğini belirtiyor.</p><strong>Küresel verem yükü yüksek seyrediyor</strong><p>DSÖ&#39;nün 2024 yılı verilerine göre yeni tüberküloz vakalarının büyük bölümü <strong>Güneydoğu Asya</strong>,<strong> Batı Pasifik</strong> ve<strong> Afrika</strong> bölgelerinde görülüyor. Küresel vaka yükünün önemli bir kısmı Hindistan, <strong>Endonezya</strong>, Çin, <strong>Filipinler</strong> ve <strong>Pakistan</strong> gibi ülkelerde yoğunlaşıyor. Vakaların ve ölümlerin büyük çoğunluğu ise düşük ve orta gelirli ülkelerde kaydediliyor.</p><strong>Belirtiler hafif başlayabiliyor</strong><p>Tüberküloz genellikle akciğerleri etkiliyor ve belirtiler yavaş ilerliyor. Uzun süren <strong>öksürük</strong>, <strong>balgam</strong>, <strong>balgamda kan</strong>, <strong>ateş</strong>, <strong>gece terlemesi</strong>, <strong>halsizlik</strong>, <strong>kilo kaybı</strong>,<strong> iştahsızlık</strong> ve <strong>nefes darlığı</strong> en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor. Dr. Karşı, iki ila üç haftadan uzun süren öksürüğün mutlaka göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><strong>Tanı balgam incelemesiyle konuluyor</strong><p>Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesiyle kesinleşiyor<strong>. Akciğer grafisi</strong> ve <strong>klinik bulgular</strong> şüphe uyandırsa da mikrobiyolojik testler tanı için vazgeçilmez kabul ediliyor.</p><strong>Doğru ve düzenli tedavi şart</strong><p><strong>Tüberküloz tedavisi</strong>nde ilaçların düzenli kullanılmaması, ilaca dirençli vakaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu durum tedavi süresini önemli ölçüde uzatıyor. En etkili yaklaşımın doğrudan gözetimli tedavi olduğunu belirten Dr. Karşı, Türkiye&#39;de bu yöntemin başarıyla uygulandığını söyledi.</p><strong>Ücretsiz ilaç ve koruyucu uygulamalar</strong><p>Türkiye&#39;de tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak sağlanıyor ve <strong>Verem Savaşı Dispanserleri</strong> aracılığıyla takip ediliyor. Uygun tedaviyle hastaların bulaştırıcılığı kısa sürede azalıyor.</p><p><strong>BCG aşısı</strong>, özellikle çocuklarda ağır ve ölümcül tüberküloz formlarına karşı koruyucu etki sağlıyor. Ayrıca verem hastasıyla temaslı olan bireylere koruyucu tedavi uygulanarak hastalık gelişme riski büyük ölçüde azaltılıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-uyari-uc-haftadan-_1767863300_K8P097.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan uyarı: Üç haftadan uzun süren öksürük verem belirtisi olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-uyari-uc-haftadan-_1767863300_K8P097.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ayvalık Belediyesi’nden Sağlıkta Sosyal Belediyecilik Başarısı: 2 Bin 500 Vatandaşa Destek]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/ayvalik-belediyesi-nden-saglikta-sosyal-belediyecilik-basarisi-2-bin-500-vatandasa-destek/9587/</link>
            <description><![CDATA[Ayvalık Belediyesi’nin Evde Sağlık ve Hasta Nakil Hizmetleri Birimi, 2025 yılı boyunca yaşlı, engelli ve bakıma ihtiyaç duyan binlerce vatandaşın sağlık hizmetlerine erişimini sağladı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/ayvalik-belediyesi-nden-saglikta-sosyal-belediyecilik-basarisi-2-bin-500-vatandasa-destek/9587/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:31:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ayvalık Belediyesi</strong>, sağlık alanında yürüttüğü sosyal destek çalışmalarıyla ilçede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi sürdürüyor. Sosyal Hizmet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Evde Sağlık ve Hasta Nakil Hizmetleri Birimi, bir yıl içerisinde toplam 2 bin 500 hastaya ulaşarak sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden birini ortaya koydu.</p><p><strong>Hasta Nakil Hizmetleri</strong> kapsamında, 2025 yılı boyunca Ayvalık&#39;ta yaşayan 673 hasta ve <strong>engelli vatandaş</strong>, belediyeye ait tam donanımlı ambulans ve hasta nakil araçlarıyla sağlık kuruluşlarına güvenli şekilde taşındı. Bu süreçte 275 şehir dışı nakil gerçekleştirilirken, ekipler yaklaşık 150 bin kilometrelik yol kat ederek yoğun bir çalışma temposu sergiledi.</p><p><strong>Evde Sağlık Hizmetleri </strong>çerçevesinde yürütülen uygulamalar da yıl boyunca düzenli olarak devam etti. <strong>Uzman sağlık personeli</strong> tarafından ev ortamında sunulan pansuman, enjeksiyon, sonda uygulamaları ve yara bakımı gibi hizmetler, hastaların sağlık kuruluşlarına gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Bu kapsamda 1.438 Ayvalıklı vatandaş evde sağlık hizmetlerinden faydalandı.</p><p><strong>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin</strong>, hizmetlerin özellikle dezavantajlı gruplar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, 'İnsan odaklı ve kimseyi geride bırakmayan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. <strong>Sağlık hizmetleri</strong>ne ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlarımızın her zaman yanındayız. Sosyal Hizmet Müdürlüğümüz bünyesinde görev yapan ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışıyor. Bu hizmetleri geliştirerek sürdürmeye devam edeceğiz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ayvalik-belediyesi-nden-saglik_1767681106_mevoHb.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ayvalık Belediyesi’nden Sağlıkta Sosyal Belediyecilik Başarısı: 2 Bin 500 Vatandaşa Destek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ayvalik-belediyesi-nden-saglik_1767681106_mevoHb.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir sağlık hizmetlerine yeni hekim ve ambulans desteği]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/izmir-saglik-hizmetlerine-yeni-hekim-ve-ambulans-destegi/9568/</link>
            <description><![CDATA[AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, 126. Dönem Devlet Hizmet Yükümlüsü atamalarıyla İzmir’in sağlık kadrolarının güçlendirildiğini, acil sağlık hizmetleri için 45 yeni ambulansın envantere alındığını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/izmir-saglik-hizmetlerine-yeni-hekim-ve-ambulans-destegi/9568/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 16:15:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar</strong>, <strong>Sağlık Bakanlığı </strong>tarafından gerçekleştirilen 126. Dönem Devlet Hizmet Yükümlüsü atamaları kapsamında İzmir&#39;e yapılan yeni hekim görevlendirmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kırkpınar, söz konusu atamaların kent genelinde sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu belirtti.</p><p>Yeni görevlendirmelerle birlikte özellikle birinci basamak sağlık hizmetleri ile hastanelerde sunulan hizmetlerin daha etkin hale geldiğini ifade eden Kırkpınar, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin hızlandığını ve hizmet kalitesinin yükseldiğini vurguladı. Atamaların <strong>acil sağlık</strong> hizmetlerinden dahili ve cerrahi branşlara, çocuk sağlığı ve hastalıklarından kadın hastalıkları ve doğuma kadar birçok alanı kapsadığı bildirildi.</p><p>Kırkpınar, <strong>İzmir</strong>&#39;in merkez ve ilçe hastanelerinin yanı sıra eğitim ve araştırma hastanelerinin de hekim kadrolarının bu atamalarla güçlendirildiğini belirterek, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir bir yapı oluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.</p><strong>Sağlıkta güçlü altyapı vurgusu</strong><p>Sağlık alanındaki yatırımların kararlılıkla devam ettiğini dile getiren Kırkpınar, '<strong>Sağlık hizmetleri</strong>nde güçlü altyapı ve nitelikli insan kaynağı önceliğimizdir. İzmir&#39;de göreve başlayan yeni hekimlerle birlikte vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanmasını amaçlıyoruz' dedi.</p><strong>Acil hizmetlerde kapasite artırıldı</strong><p><strong>Acil sağlık hizmetleri</strong>nin güçlendirilmesi kapsamında yapılan çalışmalara da değinen Kırkpınar, İzmir genelinde ambulans filosunun yenilendiğini ve hizmet kapasitesinin artırıldığını söyledi. Bu çerçevede kente 45 yeni ambulansın kazandırıldığını belirten Kırkpınar, bu takviyenin özellikle acil vakalara daha hızlı müdahale edilmesine olanak sağlayacağını ifade etti.</p><p>Kırkpınar, açıklamasının sonunda İzmir&#39;e atanan tüm hekimlere görevlerinde başarılar dileyerek, yeni ambulansların kentte sunulan sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/izmir-saglik-hizmetlerine-yeni_1766754944_VByqtd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir sağlık hizmetlerine yeni hekim ve ambulans desteği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/izmir-saglik-hizmetlerine-yeni_1766754944_VByqtd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın cumartesi mesaisi talimatına sendikadan sert tepki]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/saglik-bakanligi-nin-cumartesi-mesaisi-talimatina-sendikadan-sert-tepki/9537/</link>
            <description><![CDATA[Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde görev yapan sağlık personelinin cumartesi günleri çalıştırılmasına yönelik uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/saglik-bakanligi-nin-cumartesi-mesaisi-talimatina-sendikadan-sert-tepki/9537/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 10:57:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü</strong>&#39;nün, 81 ilin sağlık müdürlüklerine gönderdiği 19.12.2025 tarihli yazı, sağlık çalışanları ve sendikalar arasında tepkilere neden oldu. Yazıda,<strong> İlçe Sağlık Müdürlükleri</strong>ne bağlı <strong>Sağlıklı Hayat Merkezleri</strong>nde (<strong>SHM</strong>) görev yapan psikolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist, çocuk gelişimci ve diyetisyenlerin mesai kaydırma yöntemiyle cumartesi günleri görevlendirilmesi istendi.</p><p>Uygulamanın dayanağı olarak 25.05.2018 tarihli ve 30341 sayılı yönetmelik gösterilirken, <strong>Birlik Sağlık Sen </strong>söz konusu talimatın hukuki ve idari açıdan sorunlar barındırdığını ifade etti.</p><strong>'Sorunun kaynağı tanıtım eksikliği'</strong><p><strong>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol</strong>, <strong>Sağlıklı Hayat Merkezleri</strong>nin ve bu merkezlerde verilen hizmetlerin kamuoyuna yeterince anlatılmadığını belirtti. Doğruyol, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen birçok vatandaşın <strong>SHM</strong>&#39;lerden ve burada görev yapan meslek gruplarından haberdar olmadığını dile getirdi.</p><p>Bu durumun sorumluluğunun çalışanlara yüklenemeyeceğini vurgulayan Doğruyol, eksikliğin Sağlık Bakanlığı ile il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ait olduğunu söyledi.</p><strong>'Hafta sonu görev güvenlik riski oluşturur'</strong><p>Cumartesi çalışma talimatının personelin can güvenliği açısından da riskler barındırdığını ifade eden Doğruyol, yazılı görevlendirme olmadan hiçbir çalışanın hafta sonu tek başına hizmet binasında bulunamayacağını belirtti.</p><p>Yetki, sorumluluk ve güvenlik konularının netleşmediğini söyleyen Doğruyol, 'Bu personelin güvenliği nasıl sağlanacak? Olası bir durumda sorumluluk kimde olacak?' sorularını yöneltti.</p><strong>'Mesai saatleri kanunla belirlenmiştir'</strong><p><strong>Devlet memurları</strong>nın çalışma saatlerinin mevzuatla düzenlendiğini hatırlatan Doğruyol, hafta sonlarının resmi tatil kapsamında olduğunu ve mesai saatleri dışında yapılan çalışmaların <strong>fazla mesai</strong> veya nöbet olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Mesai düzeninin ancak savaş, salgın hastalık veya doğal afet gibi olağanüstü hallerde değiştirilebileceğini ifade eden Doğruyol, mevcut uygulamanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savundu.</p><strong>'Hukuki süreç başlatılacak'</strong><p><strong>Birlik Sağlık Sen</strong>&#39;in sağlık çalışanlarının haklarını korumakta kararlı olduğunu belirten <strong>Ahmet Doğruyol</strong>, sendikanın tutumunu şu sözlerle özetledi:</p><p>'Üyemiz olan hiçbir çalışanımız yazılı talimat olmaksızın cumartesi günü göreve gitmeyecektir. Yazılı görevlendirme yapılan üyelerimiz için ise gerekli hukuki süreçleri başlatacağız. Sağlık hizmetlerinin etkin sunulmasını biz de isteriz; ancak bu, <strong>mevzuat</strong>a aykırı ve plansız uygulamalarla sağlanamaz.'</p><p>Birlik Sağlık Sen, <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>&#39;nın Sağlıklı Hayat Merkezlerinde cumartesi günü çalışma talimatına karşı çıkarak uygulamanın hukuka aykırı olduğunu açıkladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-nin-cumartesi_1766390250_Q1duyl.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’nın cumartesi mesaisi talimatına sendikadan sert tepki ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-nin-cumartesi_1766390250_Q1duyl.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yasaklı madde testleri hakkında toplumda yaygın olan yanlış bilgiler]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/yasakli-madde-testleri-hakkinda-toplumda-yaygin-olan-yanlis-bilgiler/9527/</link>
            <description><![CDATA[Son dönemdeki gözaltı haberleriyle gündeme gelen yasaklı madde testlerinin sınırları ve yanlış bilinen yönleri uzmanlarca değerlendiriliyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/yasakli-madde-testleri-hakkinda-toplumda-yaygin-olan-yanlis-bilgiler/9527/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 17:46:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kamuoyuna yansıyan <strong>yasaklı madde</strong> kullanımı ve temini iddialarıyla ilgili gözaltı işlemleri, yasaklı madde testlerinin nasıl uygulandığı ve sonuçların nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunu yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu testlerle ilgili toplumda yaygın olan bazı bilgilerin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekiyor.</p><p>Yasaklı madde testleri, adli ve tıbbi süreçlerde belirli <strong>bilimsel protokoller</strong>e göre uygulanıyor. Ancak <strong>test türleri</strong>, saptama süreleri ve sonuçların yorumlanması konusunda kamuoyunda önemli yanlış algılar bulunuyor. En sık karşılaşılan yanlışlardan biri, yapılan her testin mutlak ve değişmez sonuç verdiği düşüncesi olarak öne çıkıyor.</p><p>Uzmanlara göre testin türü büyük önem taşıyor.<strong> İdrar</strong>, <strong>kan</strong>, <strong>saç</strong> ve <strong>tükürük</strong> testlerinin her biri farklı zaman aralıklarında farklı maddeleri saptayabiliyor. Bazı maddeler kısa sürede vücuttan atılırken, bazıları daha uzun süre tespit edilebilir durumda kalabiliyor. Bu nedenle testin ne zaman yapıldığı, sonuçların değerlendirilmesinde belirleyici rol oynuyor.</p><p>Toplumda yaygın olarak dile getirilen bir diğer yanlış inanış ise bazı<strong> yiyecekler</strong>, içecekler veya yöntemlerle <strong>test sonuçları</strong>nın kesin olarak değiştirilebileceği yönünde. Uzmanlar, laboratuvar ortamında yapılan analizlerin bu tür müdahaleleri büyük ölçüde ayırt edebilecek teknik donanıma sahip olduğunu ve bu iddiaların bilimsel dayanağının bulunmadığını belirtiyor.</p><p>Ayrıca, yalnızca aktif kullanımın testlerde pozitif sonuca yol açtığı düşüncesinin de her zaman doğru olmadığı ifade ediliyor. Maddenin türüne, maruz kalma şekline ve kullanılan test yöntemine göre farklı değerlendirmeler yapılabiliyor. Bu nedenle sonuçların mutlaka uzmanlar tarafından yorumlanması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Bir başka önemli yanlış ise <strong>hızlı tarama testleri</strong>nin tek başına kesin delil olarak görülmesi. Tarama testleri ön değerlendirme amacı taşırken, kesin sonuçlar doğrulama testleriyle elde ediliyor. Hukuki süreçlerde esas alınan veriler, ileri analiz yöntemleriyle doğrulanmış laboratuvar raporları oluyor.</p><p><strong>Uzmanlar</strong>, yasaklı madde testleriyle ilgili bilgi kirliliğinin hem bireysel hak kayıplarına hem de <strong>kamuoyu</strong>nda yanlış algıların oluşmasına neden olabileceğini belirterek, bu tür konuların bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini ifade ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yasakli-madde-testleri-hakkind_1766069185_azCDgX.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yasaklı madde testleri hakkında toplumda yaygın olan yanlış bilgiler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yasakli-madde-testleri-hakkind_1766069185_azCDgX.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dijital yorgunluk modern çağın sessiz salgınına dönüştü]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/dijital-yorgunluk-modern-cagin-sessiz-salginina-donustu/9520/</link>
            <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Dr. Müge Yaşar: Sürekli Yorgunluk Bireysel Değil, Toplumsal Bir Sorundur]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/dijital-yorgunluk-modern-cagin-sessiz-salginina-donustu/9520/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 11:14:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Modern çağın en sık duyulan yakınmalarından biri olan 'çok yorgunum' ifadesi, uzmanlara göre bireysel bir şikyetten çok toplumsal bir sorunun yansıması hline geldi. Medicana International İzmir Hastanesi <strong>Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar</strong>, sürekli yorgunluğun bir hastalık değil, modern yaşamın getirdiği koşulların sonucu olduğunu belirtti.</p><p>Dr. Yaşar, modern dünyanın hızının insan biyolojisinin uyum sağlayabileceği sınırların ötesine geçtiğini ifade ederek, yorgunluğun günümüzde çağın yeni dili olarak kullanıldığını söyledi.</p><p>'Yorgunluk Bir Tanı Değil, Sonuçtur'</p><p>Sürekli yorgunluğun arkasında çok sayıda psikolojik ve çevresel etken bulunduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Sürekli yorgunluk bir teşhis değildir. <strong>Depresyon</strong>, <strong>anksiyete</strong>, <strong>uyku bozuklukları</strong>, <strong>iş yaşamının baskıları</strong>, <strong>dijital yük</strong> ve pandemi sonrası yaşam biçimi bu sonucun ortaya çıkmasına neden oluyor. Mevcut ruhsal sorunlar, yeni yaşam koşulları altında daha yoğun hissediliyor.'</p><p>Tükenmişlik sendromunun da bu tablonun önemli bir parçası olduğunu belirten Yaşar, <strong>Dünya Sağlık Örgütü</strong>&#39;nün tükenmişliği bir hastalık değil, iş yaşamına özgü bir stres yanıtı olarak tanımladığını hatırlattı.</p><strong>Dijital Uyarılar Beyni Sürekli Tetikte Tutuyor</strong><p>Gelişen teknolojiyle birlikte bireylerin sürekli uyarana maruz kaldığını vurgulayan Dr. Yaşar,<strong> dijital tükenmişlik ve sosyal medya yorgunluğu</strong> kavramlarının giderek daha fazla gündeme geldiğini söyledi.</p><p>Bildirimler, mesajlar, sosyal medyada kusursuz görünen yaşamlar ve her an ulaşılabilir olma beklentisinin beyni sürekli alarm durumunda tuttuğunu belirten Yaşar, bunun kronik strese yol açtığını ifade etti.</p><p>Kronik stresin kortizol ve adrenalin düzeylerini artırarak hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğu beslediğini belirten Yaşar, bu durumun allostatik yük kavramıyla açıklandığını söyledi.</p><strong>Sosyal Medya Kullanımı Ruh Sağlığını Zorluyor</strong><p>Araştırmaların, sosyal medyayı yoğun kullanan bireylerde anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği, yorgunluk ve tükenmişlik hissinin daha sık görüldüğünü ortaya koyduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, <strong>FoMO</strong> yani <strong>geri kalma korkusu</strong>nun da bu süreci derinleştirdiğini ifade etti.</p><p><strong>Teknostres</strong> ve <strong>sosyal medya bağımlılığı</strong>nın artık bilimsel çalışmalarda ciddi şekilde ele alındığını belirten Yaşar, bu durumun ruh sağlığı üzerinde kalıcı etkiler yaratabildiğini vurguladı.</p><p>'Yavaşlamak ve Durmak Bir İhtiyaçtır'</p><p>Sürekli yorgunluğun bedenin ve zihnin verdiği bir uyarı olduğunu söyleyen Dr. Yaşar, çözümün yaşam temposunu yeniden düzenlemekten geçtiğini ifade etti.</p><p>Pandemi sonrası artan ekran süresinin uyku bozuklukları, hareketsizlik ve kaygı sorunlarını artırdığını belirten Yaşar, dijital hijyen ve dijital detoksun bu noktada önemli bir araç olduğunu söyledi.</p><p>Yatmadan önce ekranların kapatılması, bildirimlerin sınırlandırılması ve <strong>zaman yönetimi</strong>nin doğru yapılmasının zihinsel yorgunluğu azaltmada etkili olduğunu dile getirdi.</p><strong>Anı Yaşamak ve Sınır Koymak Tükenmişliği Azaltıyor</strong><p>Yorgunluk ve tükenmişlikten korunmada farkındalık (<strong>mindfulness</strong>) ve nefes egzersizlerinin önemli rol oynadığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, düzenli diyafram nefesinin sinir sistemini dengelediğini ifade etti.</p><p>Gerçek sosyal temasın, anlam ve amaç içeren aktivitelerin ve kişisel sınırlara saygının tükenmişlik riskini azalttığını vurgulayan Yaşar, kendine karşı şefkatli olmanın da ruh sağlığını koruyan temel unsurlardan biri olduğunu söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dijital-yorgunluk-modern-cagin_1765959273_qlGTVI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dijital yorgunluk modern çağın sessiz salgınına dönüştü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dijital-yorgunluk-modern-cagin_1765959273_qlGTVI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay yoğın bakımda entübe edildi]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/sehzadeler-belediye-baskani-gulsah-durbay-yogin-bakimda-entube-edildi/9495/</link>
            <description><![CDATA[Çoklu organ yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda tedavi sürüyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/sehzadeler-belediye-baskani-gulsah-durbay-yogin-bakimda-entube-edildi/9495/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 11:26:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Manisa</strong> Şehir Hastanesi, <strong>Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay</strong>&#39;ın sağlık durumu hakkında açıklama yaparak, başkanın entübe edilerek solunum cihazına bağlandığını duyurdu. Tedavisinin yoğun bakımda devam ettiği bildirildi.</p><strong>Başkan Durbay&#39;ın durumu ağırlaştı</strong><p>Manisa Şehir Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, Durbay&#39;ın mevcut çoklu organ yetmezliği nedeniyle durumunun ağırlaştığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:</p><p>'<strong>Şehzadeler Belediye</strong> Başkanı Sayın Gülşah Durbay&#39;ın mevcut çoklu organ yetmezliği tablosu nedeniyle klinik durumu ağırlaşmış, bu kapsamda hastamız entübe edilerek solunum cihazına bağlanmıştır. Tedavisi <strong>yoğun bakım</strong> koşullarında sürdürülmektedir. Gelişmeler oldukça kamuoyu bilgilendirilecektir.'</p><strong>Geçmiş sağlık durumu</strong><p><strong>Kolon kanseri</strong> tedavisi gören Gülşah Durbay, 1 Aralık&#39;tan bu yana <strong>Manisa Şehir Hastanesi</strong> yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyor. <strong>Kan değerleri</strong> ve beslenme durumunda saptanan bozukluklar nedeniyle yoğun bakıma alınan başkanın tedavisi halen devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sehzadeler-belediye-baskani-gu_1765527976_Y0zslb.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay yoğın bakımda entübe edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sehzadeler-belediye-baskani-gu_1765527976_Y0zslb.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Grip vakaları hızla artıyor, maskeler geri dönüyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/grip-vakalari-hizla-artiyor-maskeler-geri-donuyor/9478/</link>
            <description><![CDATA[Letonya’da influenza salgını,sağlık yetkilileri risk gruplarına maske ve aşı uyarısı yaptı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/grip-vakalari-hizla-artiyor-maskeler-geri-donuyor/9478/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 12:51:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Letonya</strong>, artan grip vakaları nedeniyle influenza salgını ilan etti. Ülkedeki<strong> Mikrobiyoloji Araştırma Laboratuvarı</strong> verilerine göre son bir haftada grip vakaları iki katına çıktı ve alarm eşiği aşıldı. Sağlık yetkilileri, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve çocuklar için riskin yüksek olduğunu belirterek, maske, sosyal mesafe ve aşı çağrısı yaptı.</p><strong>Dünyayı Etkileyen Yeni Influenza Türleri</strong><p>Letonya&#39;daki salgın, son dönemlerde dünya genelinde yayılan <strong>H2N3</strong> gibi <strong>influenza</strong> alt türlerinin etkisiyle daha ciddi bir seyir izliyor. Bu tür, normal gribe göre semptomları ağırlaştırıyor ve tedavi sürecini zorlaştırıyor. Japonya, Avustralya ve İngiltere&#39;de okulların tatil edilmesine sebep olan salgının, Avrupa genelinde yayılma riski bulunuyor. İspanya ise pandemi dönemindeki önlemleri yeniden uygulamaya alarak <strong>maske</strong> ve evden çalışma protokollerini devreye soktu.</p><strong>Salgından Korunma Önerileri</strong><p>Letonya sağlık yetkilileri, salgına karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:</p><p><strong>Maske kullanımı</strong> ve sosyal mesafe kurallarına uymak</p><p>Toplu taşımadan mümkün olduğunca kaçınmak</p><p>Kapalı alanları ve ofisleri düzenli olarak havalandırmak</p><p>Düzenli el hijyeni ve<strong> öksürük/kusma</strong> sırasında dikkat</p><p>Uzmanlar, aşılanmanın salgını önlemede en etkili yöntem olduğunu vurgularken, mevcut salgını tamamen durduramayacağını belirtti. <strong>Aşı</strong>, 7–14 gün içinde etkisini gösteriyor ve salgının Mayıs ayına kadar sürebileceği öngörülüyor.</p><p><strong>Influenza Semptomları</strong> ve<strong> Risk Grupları</strong></p><p>Influenza genellikle aniden başlar ve birkaç gün içinde semptomlar belirginleşir. En sık görülen belirtiler şunlardır:</p><p><strong>Yüksek ateş</strong> ve titreme,Kuru veya balgamlı öksürük, <strong>Boğaz ağrısı</strong>, Burun akıntısı veya tıkanıklığı, <strong>Kas ve vücut ağrıları</strong>, baş ağrısı, Halsizlik ve yorgunluk</p><p><strong>Çocuklarda mide bulantısı</strong>, kusma veya ishal de görülebilir. Semptomlar çoğu kişide 3–7 gün içinde hafifler; öksürük ve bitkinlik iki haftaya kadar sürebilir.</p><p>Acil Durum Belirtileri;Nefes darlığı ,<strong>Göğüs ağrısı</strong>, Bilinç bulanıklığı, <strong>Şiddetli halsizlik</strong>, Dudaklarda morarma</p><p>Risk grupları; küçük çocuklar, 65 yaş üstü bireyler, hamileler ve kronik hastalığı olan kişiler olarak tanımlanıyor. Bu gruplardaki kişilerde belirtiler görüldüğünde derhal sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/grip-vakalari-hizla-artiyor-ma_1765273883_VA5WNE.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Grip vakaları hızla artıyor, maskeler geri dönüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/grip-vakalari-hizla-artiyor-ma_1765273883_VA5WNE.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dr. Cemil Tugay: 'Sağlıkta yerel yönetimlerin yetkisi artırılmalı']]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/dr-cemil-tugay-saglikta-yerel-yonetimlerin-yetkisi-artirilmali/9473/</link>
            <description><![CDATA[Zonguldak’ta sağlık, yerel yönetimler ve medya ilişkisi masaya yatırıldı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/dr-cemil-tugay-saglikta-yerel-yonetimlerin-yetkisi-artirilmali/9473/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 09:32:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay</strong>, Zonguldak&#39;ta düzenlenen 'Yerel Yönetimler, Sağlık ve Medya' panelinde koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sağlık alanında yerel yönetimlere daha fazla sorumluluk verilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>'Koruyucu Sağlık Hizmetleri En Doğru Yatırım'</p><p><strong>Zonguldak Tabip Odası</strong> ve<strong> Çağdaş Gazeteciler Derneği</strong> iş birliğiyle düzenlenen panelde konuşan Tugay, Türkiye&#39;de sağlık okuryazarlığının düşük olduğuna dikkat çekti. Aşılama programlarının maliyet avantajına işaret eden Tugay, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Bir çocuğun 18 yaşına kadar aşılanması sadece 175 dolara mal oluyor.<strong> Enfeksiyon</strong> tedavilerinin maliyeti ise bunun çok üzerinde.'</p><p>'Asıl başarı tedavi etmek değil, hastalık oluşmadan önlem almaktır.'</p><p>'Tedavi edici hizmetlere ayrılan kaynaklar yerine koruyucu hekimliğe yatırım yapmak çok daha akılcıdır.'</p><p><strong>Kronik Hastalıklar</strong> İçin &#39;Sessiz Pandemi&#39; Uyarısı</p><p>Türkiye&#39;de tansiyon, diyabet ve obezite sorununun dünya ortalamalarının üzerinde olduğunu belirten Tugay, gençlerde kaygı bozukluğunun hızla arttığına dikkat çekti.<strong> Sağlık çalışanları</strong>nın çalışma koşulları nedeniyle tükenmişlik yaşadığını ifade eden Tugay, iklim krizinin de <strong>halk sağlığı</strong> üzerindeki etkilerine değindi.</p><p>'<strong>Hava Kirliliği</strong> Her Yıl 35 Bin Kişiyi Öldürüyor'</p><p>Hava kirliliğini 'sessiz pandemi' olarak nitelendiren Tugay, Türkiye&#39;de her yıl 35 binden fazla kişinin hava kirliliği nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Büyükşehirlerde kirli havanın ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Tugay, sürdürülebilir çevre politikalarının zorunluluk olduğunu vurguladı.</p><p>Tugay, 'Yerel yönetimler dünyanın birçok ülkesinde sağlık alanında daha etkin. Türkiye&#39;de de belediyelere daha fazla yetki ve sorumluluk verilmesi gerektiğini savunuyoruz.' dedi.</p><p>'<strong>Eşrefpaşa Hastanesi</strong> Yerel Sağlık Yönetimine Örnek'</p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#39;nin sağlık yatırımlarından söz eden Tugay, Eşrefpaşa Hastanesi&#39;nin Türkiye&#39;nin ilk ve en köklü <strong>belediye hastanesi</strong> olduğunu hatırlattı. Poliklinik hizmetleriyle ve evde bakım modeliyle Türkiye&#39;ye ilham verdiklerini belirten Tugay, yakın zamanda diyabet merkezleri açmayı planladıklarını açıkladı.</p><p>Başkan Erdem: 'Tugay&#39;ın Görüşleri Yol Gösterici'</p><p>Panelde konuşan <strong>Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem</strong>, sürdürülebilir şehir yaklaşımının belediye çalışmalarında temel alındığını belirtti. Erdem, Tugay&#39;ın değerlendirmelerinin kendileri için yol gösterici nitelikte olduğunu söyleyerek panelin güçlü bir içerikle gerçekleştiğini ifade etti.</p><strong>Maden Müzesi ve CHP İl Başkanlığı Ziyareti</strong><p>Panel öncesinde Zonguldak&#39;ın endüstriyel mirasını yansıtan <strong>Maden Müzesi</strong>&#39;ni gezen Tugay, taş kömürünün tarihine ilişkin bilgi aldı. Ardından <strong>CHP Zonguldak İl Başkanlığı</strong>&#39;nı ziyaret eden Tugay, kentteki <strong>parti örgütü</strong>yle bir araya geldi. Zonguldak&#39;ın Türkiye sanayisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Tugay, kente duyduğu takdiri dile getirdi.</p><strong>Madenci Heykeli ve Devrek Bastonu Hediyesi</strong><p><strong>Zonguldak Belediyesi</strong>&#39;ni ziyaret eden Tugay&#39;a,<strong> Belediye Başkanı</strong> Tahsin Erdem tarafından üzerinde adının yazılı olduğu madenci heykeli ve Devrek bastonu hediye edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dr-cemil-tugay-saglikta-yerel-_1765261928_vj6yG9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dr. Cemil Tugay: 'Sağlıkta yerel yönetimlerin yetkisi artırılmalı' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dr-cemil-tugay-saglikta-yerel-_1765261928_vj6yG9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Milas’ta şap salgını önlemleri kapsamında hareket kısıtlaması uygulanıyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/milas-ta-sap-salgini-onlemleri-kapsaminda-hareket-kisitlamasi-uygulaniyor/9463/</link>
            <description><![CDATA[Muğla’da şap hastalığı nedeniyle 11 mahalle karantinaya alındı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/milas-ta-sap-salgini-onlemleri-kapsaminda-hareket-kisitlamasi-uygulaniyor/9463/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 08 Dec 2025 12:50:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Muğla</strong>&#39;nın <strong>Milas</strong> ilçesinde şap hastalığı nedeniyle 11 mahalle karantinaya alındı.<strong> İl Tarım ve Orman Müdürlüğü</strong>&#39;nün duyurusuna göre, ilçedeki bir büyükbaş işletmesinde hastalığın tespit edilmesiyle acil önlem çalışmaları başlatıldı.</p><strong>Hangi Mahallelerde Karantina Var?</strong><p><strong>Karantina</strong> kapsamında <strong>Kemikler Mahallesi</strong> '<strong>koruma bölgesi</strong>' olarak ilan edilirken, Ağaclihoyuk, Akyol, Koru, Gökçeler, Ekinnanbarı, Yaka, Güllük, Kıyıkışlacık, Boğaziçi, Dörttepe ve Meşelik mahallelerinde hareket kısıtlaması uygulanıyor.</p><p>Karantina süresi 30 gün olarak belirlenirken, bu süre boyunca büyükbaş ve küçükbaş hayvanların giriş-çıkışına izin verilmeyecek.</p><strong>Aşılama ve Önleyici Tedbirler</strong><p>Açıklamada, bölge genelinde 12.763 hayvana şap aşısı uygulandığı belirtildi. Ayrıca yetiştiricilere <strong>dezenfeksiyon uygulamaları</strong>, hastalığın yayılmasını önleyici tedbirler ve aşılama faaliyetlerinin önemi hakkında bilgilendirme yapıldı.</p><p>Milas ve çevresindeki saha çalışmaları, teknik personel tarafından yakından takip ediliyor. Bu kapsamda alınan önlemler, hastalığın diğer bölgelere yayılmasını engellemeyi ve hayvan sağlığını korumayı hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/milas-ta-sap-salgini-onlemleri_1765187414_I9dMe2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Milas’ta şap salgını önlemleri kapsamında hareket kısıtlaması uygulanıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/milas-ta-sap-salgini-onlemleri_1765187414_I9dMe2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden engelli bireylere kapsamlı medikal destek]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/manisa-buyuksehir-belediyesi-nden-engelli-bireylere-kapsamli-medikal-destek/9426/</link>
            <description><![CDATA[Akülü sandalye, hasta yatağı ve birçok medikal ekipman ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/manisa-buyuksehir-belediyesi-nden-engelli-bireylere-kapsamli-medikal-destek/9426/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 16:14:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Manisa Büyükşehir Belediyesi</strong>, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak için medikal destek hizmetlerine devam ediyor. <strong>Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı</strong> bünyesinde yürütülen çalışma kapsamında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara çeşitli medikal malzemeler ulaştırılarak günlük yaşamlarında bağımsızlık ve konfor sağlanıyor.</p><strong>Engelli bireyler için geniş kapsamlı hizmet</strong><p>Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından sürdürülen program çerçevesinde;<br>akülü<strong> tekerlekli sandalye</strong>, manuel sandalye, hasta yatağı, <strong>havalı yatak</strong>, hasta bezi, yürüteç ve <strong>beyaz baston</strong> gibi malzemeler ücretsiz olarak temin ediliyor. <strong>Manisa</strong>&#39;nın 17 ilçesinde aktif hizmet veren ekipler, vatandaşlardan gelen başvuruları değerlendirerek uygun görülen talepleri kısa sürede karşılıyor.</p><strong>Başvurular internet üzerinden kolaylıkla yapılabiliyor</strong><p>Engelli bireylerin başvuru süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla tüm talepler dijital sistem üzerinden alınıyor. Destek almak isteyen vatandaşlar, <strong>Manisa Büyükşehir</strong> Belediyesi&#39;nin resmi web sitesi manisa.bel.tr üzerinden '<strong>Senin İçin Buradayız</strong>' sosyal destek başvuru bölümüne ulaşarak ihtiyaç duydukları medikal ekipmanı seçebiliyor.</p><p><strong>Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü</strong>&#39;nden Ozan Tekdemir, 'Vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Online başvuruları değerlendirerek en hızlı şekilde geri dönüş sağlıyoruz. Manisa&#39;nın tüm ilçelerine ulaşıyoruz' dedi.</p><p>'Engelsiz yarınlar için çalışıyoruz'</p><p>Başvuruların ardından uzman ekiplerin<strong> ihtiyaç tespit ziyaretleri</strong>ne gittiğini belirten Tekdemir, uygun bulunan taleplerin adreslere teslim edildiğini ifade etti. Tekdemir, '<strong>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu</strong>, engelli <strong>medikal malzeme</strong> desteğine büyük önem veriyor. Başkanımızın öncülüğünde engelsiz yarınlar için çalışmalarımızı sürdürüyoruz' diye konuştu.</p><p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, <strong>sosyal destek programları</strong>nı yaygınlaştırarak engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik hizmetlerini kesintisiz devam ettiriyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/manisa-buyuksehir-belediyesi-n_1764594858_q4Q6YR.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden engelli bireylere kapsamlı medikal destek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/manisa-buyuksehir-belediyesi-n_1764594858_q4Q6YR.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Engelsiz yaşam köyünde özel gereksinimli bireylere ağız ve diş sağlığı eğitimi]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/engelsiz-yasam-koyunde-ozel-gereksinimli-bireylere-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi/9422/</link>
            <description><![CDATA[Konak Belediyesi ve İzmir Diş Hekimleri Odası iş birliği ile farkındalık programı düzenlendi]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/engelsiz-yasam-koyunde-ozel-gereksinimli-bireylere-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi/9422/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:44:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Konak Belediyesi</strong>,<strong> İzmir Diş Hekimleri Odası</strong> (İZDO) iş birliğiyle Konak <strong>Engelsiz Yaşam Köyü</strong>&#39;nde özel gereksinimli bireylere yönelik ağız ve diş sağlığı eğitimi düzenledi. <strong>İZDO Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Komisyonu</strong>&#39;na bağlı gönüllü diş hekimleri, katılımcılara temel ağız ve diş bakımı bilgilerini aktardı.</p><strong>Doğru fırçalama ve düzenli kontroller uygulamalı olarak gösterildi</strong><p>Eğitim programında, <strong>ağız ve diş sağlığı</strong>nın önemi, doğru fırçalama teknikleri ve <strong>düzenli diş hekimi kontrolleri</strong>nin gerekliliği anlatıldı. İnteraktif ve uygulamalı olarak gerçekleştirilen eğitimlerde özel gereksinimli bireylerin ağız bakımını kolaylaştıracak pratik yöntemler de gösterildi.</p><strong>Kursiyerler diş maketi üzerinde uygulama yaptı</strong><p><strong>Konak Engelsiz Yaşam Köyü</strong> kursiyerleri eğitime yoğun ilgi gösterirken, veliler de programı takip etti.<strong> Diş hekimleri</strong>nin verdiği bilgileri dikkatle dinleyen kursiyerler, eğitim sırasında kullanılan <strong>diş maketleri</strong> üzerinde uygulama yaparak öğrenimlerini pekiştirme fırsatı buldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/engelsiz-yasam-koyunde-ozel-ge_1764578697_Abupo1.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Engelsiz yaşam köyünde özel gereksinimli bireylere ağız ve diş sağlığı eğitimi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/engelsiz-yasam-koyunde-ozel-ge_1764578697_Abupo1.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeşilay’dan toplumu kuşatan 'Bağımsızlık' çağrısı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/yesilay-dan-toplumu-kusatan-bagimsizlik-cagrisi/9414/</link>
            <description><![CDATA[Dr. Ömer Yahşi: Bağımlılıkla mücadele, ülkenin geleceğini koruma mücadelesidir]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/yesilay-dan-toplumu-kusatan-bagimsizlik-cagrisi/9414/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 10:30:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Yeşilay İzmir Şubesi ile İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü</strong>&#39;nün ortaklaşa düzenlediği 'Bağımlılıkla Mücadele' programı Karabağlar Halk Eğitimi Merkezi&#39;nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan <strong>Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi</strong>, bağımlılık tehdidinin giderek arttığına dikkat çekerek, 'Bağımlılığa karşı verilen mücadele yalnızca bir sağlık çalışması değil; toplumsal huzur ve ulusal geleceğimiz için yürütülen bir bağımsızlık seferberliğidir. Bu mücadele, vatan savunması kadar önemlidir' dedi.</p><p>Programa <strong>Karabağlar Kaymakamı Mehmet Özer</strong>, <strong>İl Millî Eğitim </strong>Müdür Yardımcıları Hasan Vermez ve Firdevs Çatalkaya, Karabağlar İlçe Millî Eğitim Müdürü Aydın Yüzbaşıoğlu, ilçe protokolü, okul müdürleri, sivil toplum temsilcileri, öğrenciler ve veliler katıldı.</p><p>'Kaybedilen her genç, ülkenin geleceğinden eksilen bir değerdir'</p><p><strong>Karabağlar İlçe Millî Eğitim Müdürü Aydın Yüzbaşıoğlu</strong>, bağımlılığın tüm toplumu etkileyen bir tehdit olduğunu söyleyerek, 'Gençliğin kaybedilmesi, bir ülkenin gelecekte karşılaşacağı en büyük kayıplardan biridir. Okullarımızda ve aile ortamında bağımlılığı önlemeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz' diye konuştu.</p><p>Karabağlar Kaymakamı <strong>Mehmet Özer</strong> ise toplumsal bilincin önemine dikkat çekerek,<br>'Sağlıklı ve huzurlu bir toplum istiyorsak, bağımlılıkla mücadelede herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Bu mücadelede hep birlikte olursak başarabiliriz' ifadelerini kullandı.</p><strong>Yeşilay&#39;dan 30 ilçeyi kapsayan farkındalık hareketi</strong><p>Etkinlikte, <strong>Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi</strong>, İzmir&#39;in tüm ilçelerinde gerçekleştirilecek farkındalık sunumlarının ilkini yaptı. Yahşi, tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığına ilişkin örneklerle bağımlılığın bireyleri ve aileleri nasıl etkilediğini anlattı.</p><p>Sunumda, Yeşilay&#39;ın 1920&#39;den bu yana yürüttüğü mücadeleye ve <strong>Atatürk</strong>&#39;ün imzasıyla kamu yararına çalışan kurum statüsüne kavuşmasının önemine de değinildi.</p><p>Bağımlı bireylere dair videoların gösterilmesi üzerine Yahşi,<br>'Bu gençler bizim evlatlarımız. Onların yalnız bırakılmasına asla izin veremeyiz. Umutları tükenen bir insanın hayata tutunması çok zor. Bu nedenle hep birlikte onların yanında durmalı, yeniden umut olmaya çalışmalıyız' dedi.</p><p>'Zihinleri korumak, sınırları korumak kadar önemlidir'</p><p>Sözlerinde Yeşilay Danışmanlık Merkezi (<strong>YEDAM</strong>) modeline de yer veren Yahşi, merkezin bağımlılıkla mücadelede dünyada örnek gösterildiğini belirterek, 'YEDAM, gizlilik prensibiyle tamamen ücretsiz hizmet sunuyor. Bağımlılıkla mücadelede çözüm arayan herkes, güvenle başvurabilir' dedi.</p><p>Toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini vurgulayan Yahşi, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:<br>'Hiçbir gencimizin heba olmaması için hepimizin uyanık olması gerek. Herkesi bu mücadelede Yeşilay gönüllüsü olmaya davet ediyorum.'</p><strong>Program gönüllülük çağrısıyla sona erdi</strong><p>Etkinlikte katılımcılarla bir karekod paylaşarak<strong> Yeşilay gönüllüsü</strong> olmaları teşvik edildi. Program, Saadettin Tezcan Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencilerinin yaptığı el işi tablonun ve <strong>Agah Efendi İlkokulu</strong> öğrencilerinin çiçeklerinin Dr. Yahşi&#39;ye takdim edilmesiyle sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yesilay-dan-toplumu-kusatan-ba_1764401415_gxVnEQ.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeşilay’dan toplumu kuşatan 'Bağımsızlık' çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yesilay-dan-toplumu-kusatan-ba_1764401415_gxVnEQ.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden akciğer kanseri farkındalık semineri: 'Nefesini Koru']]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-akciger-kanseri-farkindalik-semineri-nefesini-koru/9391/</link>
            <description><![CDATA[Uzmanlar erken tanının hayati önemini vurguladı; seminerde belirtiler, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri ele alındı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-nden-akciger-kanseri-farkindalik-semineri-nefesini-koru/9391/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 10:18:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Büyükşehir&#39;den Akciğer Kanseri İçin Farkındalık Çalışması</strong><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi,<strong> 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında Türk Akciğer Kanseri Derneği iş birliğiyle bilgilendirici bir seminer düzenledi. <strong>Yeşilyurt Mustafa Necati Kültür Merkezi</strong>&#39;ndeki etkinlikte, Doç. Dr. Fatma Sert tarafından 'Nefesini Koru: <strong>Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi </strong>Mümkün mü?' başlıklı sunum gerçekleştirildi.</p><p>Seminere <strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi</strong> 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri,<strong> Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü</strong> eğitmenleri ve yurttaşlar katıldı.</p><strong>Erken Tanı ve Tedavinin Önemi Anlatıldı</strong><p><strong>Doç. Dr. Fatma Sert</strong>, akciğer kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çekerek katılımcılara şu konularda ayrıntılı bilgiler aktardı:</p><p>Akciğer kanserinin erken dönem belirtileri</p><p>Sigaranın ve çevresel etkenlerin hastalığa etkisi</p><p><strong>Erken tanı </strong>için kullanılan tarama testleri</p><p>Güncel tedavi yöntemleri ve başarı oranları</p><p>Sert, erken teşhisin hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirdiğini belirterek düzenli kontrollerin önemini vurguladı.</p><strong>Katılımcılar Merak Ettiklerini Sordu</strong><p>Soru-cevap bölümünde katılımcılar özellikle şu başlıklarda bilgi talep etti:</p><p><strong>Sigara bırakma yöntemleri</strong></p><p>Genetik risk faktörleri</p><p>Tarama programlarının kimlere uygulanabileceği</p><p>Doç. Dr. Sert, akciğer kanserinde farkındalık ve erken tanının her yıl binlerce hayatı kurtarabileceğini ifade ederek semineri sonlandırdı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/izmir-buyuksehir-belediyesi-nd_1764227932_0HVSJ8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden akciğer kanseri farkındalık semineri: 'Nefesini Koru' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/izmir-buyuksehir-belediyesi-nd_1764227932_0HVSJ8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ege Üniversitesi “Yeni Sana Nefes Ol” Projesiyle Akciğer Kanserine erken teşhisin önemi vurgulandı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/ege-universitesi-yeni-sana-nefes-ol-projesiyle-akciger-kanserine-erken-teshisin-onemi-vurgulandi/9365/</link>
            <description><![CDATA[Farkındalık etkinliğinde bilgilendirme stantları kuruldu, Akciğer Kanserine karşı dikkat çekti]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/ege-universitesi-yeni-sana-nefes-ol-projesiyle-akciger-kanserine-erken-teshisin-onemi-vurgulandi/9365/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:05:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi</strong>, <strong>Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi</strong> ve<strong> Türk Akciğer Kanseri Derneği</strong> işbirliğiyle 1–30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında '<strong>Yeni Sana Nefes Ol</strong>' sosyal sorumluluk projesi hayata geçirildi. Etkinlik, <strong>Ege Üniversitesi</strong> Kampüsü 1 No&#39;lu Yemekhane önünde öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><strong>Öğrencilerden toplumsal bilinçlendirme çalışması</strong><p><strong>Hemşirelik Fakültesi Topluma Hizmet Uygulamaları </strong>dersi kapsamında yürütülen proje, Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Kalkım danışmanlığında gerçekleştirildi. Proje kapsamında öğrenciler, akciğer kanserinin önlenmesi, risk faktörleri ve erken tanının kritik rolü hakkında bilgi verdi.</p><p>Alana kurulan stantta<strong> akciğer kanseri</strong> hakkındaki bilimsel içerikler, risklere ilişkin uyarılar ve erken teşhise yönelik bilgilendirmelerin yer aldığı broşür ve kitaplar üniversite öğrencilerine, akademik ve idari personele dağıtıldı. Katılımcılara farkındalık amacıyla beyaz kurdele takıldı.</p><p>'Akciğer kanserinde erken teşhis hayat kurtarır'</p><p>Akciğer kanserinin hem görülme sıklığı hem de ölüm oranları açısından dünya genelinde önemli bir <strong>halk sağlığı</strong> sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Aslı Kalkım, erken teşhisin yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekti:</p><p>'Akciğer kanserinde en büyük risk faktörü sigara ve tüm tütün ürünleridir. Bu nedenle toplumu korumanın ilk adımı, tütün kullanımını azaltmak ve bırakmayı teşvik etmektir. Geçmeyen öksürük, <strong>kanlı balgam</strong>, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı, <strong>göğüs ağrısı</strong> ve tekrarlayan enfeksiyonlar hastalığın önemli belirtileridir. Hem bireysel hem <strong>toplumsal farkındalık</strong> sayesinde hastalık daha erken dönemde tespit edilebilir.'</p><strong>Proje ekibi akademisyenler ve gönüllü öğrencilerden oluştu</strong><p>Proje ekibinde Doç. Dr. Aslı Kalkım&#39;ın yanı sıra<strong> Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi</strong> Müdür Vekili Doç. Dr. Fatma Sert, Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emine Karaman ve <strong>Hemşirelik Fakültesi</strong> 1. sınıf öğrencileri görev aldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ege-universitesi-yeni-sana-nef_1763622330_vekMC1.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ege Üniversitesi “Yeni Sana Nefes Ol” Projesiyle Akciğer Kanserine erken teşhisin önemi vurgulandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ege-universitesi-yeni-sana-nef_1763622330_vekMC1.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ödemiş Devlet Hastanesi’nde Diyabet farkındalığı etkinliği]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/odemis-devlet-hastanesi-nde-diyabet-farkindaligi-etkinligi/9347/</link>
            <description><![CDATA[Dahiliye Doktoru Mehmet Can Taşkın ve Diyabet Hemşiresi Güllü Demir, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında bilgilendirme ve ücretsiz kan testi etkinliği düzenledi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/odemis-devlet-hastanesi-nde-diyabet-farkindaligi-etkinligi/9347/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:11:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ödemiş Devlet Hastanesi,<strong> 14 Kasım Dünya Diyabet Günü</strong> dolayısıyla farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. <strong>Dahiliye Doktoru Mehmet Can Taşkın</strong>, diyabetin önemi ve hastalığın erken teşhisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Etkinlik kapsamında <strong>Diyabet Hemşiresi Güllü Demir</strong>, hastane girişinde gün boyu ücretsiz kan testi yaparak vatandaşların kan şekeri ölçümlerini gerçekleştirdi ve diyabetle ilgili bilgilendirmede bulundu. Katılımcılar, hem kendi sağlık durumlarını kontrol etme hem de diyabet hastalığı hakkında önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.</p><p><strong>Ödemiş Devlet Hastanesi</strong> yetkilileri, bu etkinlikle halkın diyabet farkındalığını artırmayı ve erken teşhisin önemini vurgulamayı hedeflediklerini belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/odemis-devlet-hastanesi-nde-di_1763374304_4xTF35.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ödemiş Devlet Hastanesi’nde Diyabet farkındalığı etkinliği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/odemis-devlet-hastanesi-nde-di_1763374304_4xTF35.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[EÜ’den dünya diyabet gününde farkındalık etkinliği]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/eu-den-dunya-diyabet-gununde-farkindalik-etkinligi/9338/</link>
            <description><![CDATA[Ege Üniversitesi uzmanları, Tip 1 Diyabet yönetimi ve yeni tedavi teknolojileri üzerine önemli bilgiler paylaştı]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/eu-den-dunya-diyabet-gununde-farkindalik-etkinligi/9338/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 15 Nov 2025 10:18:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı</strong>, '<strong>14 Kasım Dünya Diyabet Günü</strong>' kapsamında farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir etkinlik düzenledi. EÜ Tıp Fakültesi 20 Mayıs Amfisinde gerçekleştirilen programda akademisyenler, aileler ve çocuklar diyabet alanındaki güncel gelişmelerle ilgili bilgilendirildi.</p><p>Etkinlikte, <strong>Bölüm Başkanı Prof. Dr. Damla Gökşen</strong> 'Diyabet Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar ve Geleceğe Bakış: Tip 1 Diyabetin Yol Haritası' başlıklı sunumunda Tip 1 Diyabetin karmaşık yapısına dikkat çekti. Diyabetin kalıcı bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gökşen, eğitim ve bilgilendirmenin tanı sonrası sürekli tekrarlanması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Gökşen, dünya genelinde yaklaşık 9 milyon<strong> Tip 1 Diyabet</strong>li olduğunu ve bu sayının 2040 yılına kadar iki katına çıkmasının beklendiğini belirtti.</p><p>Diyabet teknolojilerine erişimde yaşanan maliyet ve geri ödeme sorunlarına değinen Gökşen, genetik alanındaki son gelişmelerin umut verici olduğunu söyleyerek '<strong>Diyabet</strong>in tedavisi için ilk kez bu kadar güçlü bir potansiyel görüyoruz' dedi.</p><p>Kan şekeri dalgalanmalarının yönetiminde sensör verilerinin kritik rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Gökşen, gelişmiş hibrit kapalı devre sistemlere olan ihtiyacın arttığını belirtti. Türkiye&#39;nin bu teknolojilerin kullanımında birçok ülkenin önünde olduğunu ifade eden Gökşen, insülin ile birlikte otomatik glukagon verebilen sisteme geçişin çok yakın olduğunu söyledi.</p><p><strong>Çocuk Hastanesi Diyabet Hemşiresi Dr. Hemşire Günay Demir</strong>, sürekli <strong>glukoz izlem sistemleri</strong> (<strong>CGMS</strong>) ve <strong>insülin pompa teknolojileri </strong>hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Sensör okuryazarlığının önemine vurgu yapan Demir, sensör verilerinin doğru yorumlanabilmesi için eğitim alınması gerektiğini belirtti.</p><p>Etkinlikte konuşan<strong> Diyabet Eğitim Hemşiresi Hafize Işıklar</strong> ise sensörlerin diyabet yönetiminde oluşturduğu devrim niteliğindeki değişimleri anlattı. Sensörlerin kan yerine hücreler arası sıvıyı ölçtüğünü, bu nedenle hızlı değişimlerde parmaktan ölçümle teyit yapılması gerektiğini ifade eden Işıklar, insülin pompalarının sunduğu esneklik ve doz yönetimine dair bilgiler paylaştı.</p><p>Etkinlik, çocuklar için hazırlanan<strong> müzik</strong> ve <strong>dans</strong> programıyla sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/eu-den-dunya-diyabet-gununde-f_1763191087_HbAOXS.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ EÜ’den dünya diyabet gününde farkındalık etkinliği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/eu-den-dunya-diyabet-gununde-f_1763191087_HbAOXS.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadınlarda Lupus riski erkeklerden 9 kat daha fazla]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/kadinlarda-lupus-riski-erkeklerden-9-kat-daha-fazla/9332/</link>
            <description><![CDATA[Uzmanlardan uyarı: Belirtiler geç fark edildiğinde ciddi sağlık riskleri oluşabiliyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/kadinlarda-lupus-riski-erkeklerden-9-kat-daha-fazla/9332/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 11:05:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murtaza Çit</strong>, halk arasında '<strong>kelebek hastalığı</strong>' olarak bilinen lupus hakkında önemli bilgiler paylaştı. Çit, lupusun erkeklere oranla kadınlarda 9 kat daha sık görüldüğünü ve kalp, böbrek, akciğer gibi hayati organları etkileyebileceğini belirtti.</p><strong>Kelebek tanımı yetersiz kalıyor</strong><p>Yüzde kelebek şeklinde kızarıklıkla tanınan lupus hakkında açıklama yapan Uzm. Dr. Çit, 'Kelebek hastalığı tabiri hastalığın tüm belirtilerini yansıtmıyor. <strong>Lupus</strong>, vücudun farklı sistemlerini etkileyen kronik bir otoimmün hastalıktır' dedi. Çit, lupusun eklem, cilt, karaciğer, böbrek, kalp ve organ zarları gibi birçok dokuda hasara yol açabileceğini vurguladı.</p><strong>Genetik ve çevresel faktörler tetikleyici</strong><p>Lupusun kesin nedeninin bilinmediğini söyleyen Çit, hastalığın hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörlerden kaynaklanabileceğini aktardı. Özellikle<strong> güneş ışığı</strong>, <strong>alerjenler</strong> ve <strong>radyasyon</strong> gibi etkenlerin hastalığı tetikleyebileceğini belirtti.</p><p>Belirtiler arasında şunlar yer alıyor:</p><p>Yorgunluk ve halsizlik</p><p>Kas ve eklem ağrıları</p><p><strong>Yüksek ateş</strong></p><p>Eklemlerde şişlik</p><p>Cilt döküntüleri</p><p>Yüzde kelebek şeklinde kızarıklık</p><p><strong>Romatoid artrit</strong> ile karışabiliyor</p><p>Lupusun<strong> eklem ağrısı</strong> ve <strong>şişlik</strong> gibi belirtilerinin romatoid artrit ile karıştırılabileceğini belirten Uzm. Dr. Çit, tanının doğru koyulması için detaylı testler yapılması gerektiğini söyledi. Lupusun aktif dönemlerinde belirtiler daha belirgin hale geliyor ve bu dönemlerde tanı koymak daha kolay oluyor.</p><strong>Otoimmün testler tanıda kritik önemde</strong><p>Çit, lupusun her 100 bin kişiden 15–20&#39;sinde görüldüğünü, ancak tanı zorluğu nedeniyle gerçek sayının daha düşük olabileceğini ifade etti. Lupus tanısı için kullanılan başlıca testler şunlar:</p><p>ANA (<strong>antinükleer antikor</strong>) pozitifliği</p><p><strong>Anti-dsDNA</strong></p><p>Antifosfolipid antikorlar</p><p>Bu testler, lupusun erken dönemde tespit edilmesine yardımcı oluyor.</p><strong>Ömür boyu takip ve tedavi gerekiyor</strong><p>Lupusun kadınlarda daha yaygın olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Çit, hastalığın bağışıklık sistemini baskılayan tedavilerle yönetildiğini ve hastaların enfeksiyonlara karşı hassas olduğunu belirtti. Tedavi süreci ise şu şekilde:</p><p>Alevlenme dönemlerinde yüksek doz kortizol tedavisi</p><p>Gerekirse <strong>bağışıklık sistemi</strong>ni düzenleyici ilaçlar</p><p>Sakin dönemlerde dozun düşürülmesi</p><p>Ömür boyu düzenli takip ve tedavi</p><p>Çit, lupus hastalarının tedavi ve takiplerinin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kadinlarda-lupus-riski-erkekle_1763107525_muZJHD.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadınlarda Lupus riski erkeklerden 9 kat daha fazla ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kadinlarda-lupus-riski-erkekle_1763107525_muZJHD.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yumurta alerjisi olanlar dikkat]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/yumurta-alerjisi-olanlar-dikkat/9312/</link>
            <description><![CDATA[Doç. Dr. Nuran Katgı: “Grip, basit bir nezle değildir; risk grupları için ciddi tehlike oluşturuyor”]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/yumurta-alerjisi-olanlar-dikkat/9312/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 12:31:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Havaların soğumasıyla birlikte grip vakaları artarken, <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı</strong>, grip ile nezlenin sık sık karıştırıldığını vurguladı. Katgı, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için grip virüsünün ciddi riskler taşıdığını belirtti.</p><p>Anahtar kelimeler: Grip aşısı,<strong> yumurta alerjisi</strong>, influenza, risk grubu, çocuk sağlığı, hamileler, bağışıklık, grip belirtileri</p><p>Grip ve Nezle Arasındaki Fark</p><p>Doç. Dr. Katgı, 'Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir <strong>solunum yolu enfeksiyonu</strong>dur. Nezle ise daha hafif seyirli, burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön planda olan bir hastalıktır. Gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker' ifadelerini kullandı.</p><p>Gripten Korunmanın En Etkili Yolu: Aşı</p><p>Katgı, gripten korunmada her yıl yenilenmesi gereken grip aşısının önemini vurguladı:</p><p>'Aşının koruyuculuk oranı yüzde 50–70 arasındadır. Hastalık gelişse bile genellikle hafif seyreder ve <strong>komplikasyon riski</strong> azalır.'</p><p>'<strong>Grip virüsü</strong> sürekli mutasyona uğrar; önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara karşı tam koruma sağlayamaz.'</p><p>Öncelikli risk grupları: 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler. KOAH ve astım hastaları grip nedeniyle ciddi komplikasyon riski taşır.</p><p>Anahtar kelimeler: Grip risk grupları, influenza virüsü, KOAH, astım, grip komplikasyonları, bağışıklık sistemi</p><p>Hamileler ve Çocuklar İçin Güvenli</p><p>Katgı, '<strong>Hamileler</strong> ve <strong>emziren anneler</strong> için grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği gripten ve komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ay üzeri tüm çocuklara yıllık grip aşısı tavsiye edilir. İlk kez aşılanacak 6 ay–8 yaş arası çocuklara iki doz uygulanır' dedi.</p><p>Anahtar kelimeler: Hamilelerde grip aşısı, <strong>bebek sağlığı</strong>, çocuk aşıları, grip korunma</p><strong>Yumurta Alerjisi Olanlar Dikkat</strong><p><strong>Katgı</strong>, özellikle şiddetli yumurta alerjisi olanların grip aşısı yaptırmadan önce doktora danışması gerektiğini vurguladı. Aşının yan etkileri genellikle hafif: kas ağrısı, <strong>enjeksiyon</strong> yerinde hassasiyet ve düşük ateş.</p><p>Anahtar kelimeler: Yumurta alerjisi, grip aşısı yan etkileri, aşı güvenliği</p><strong>Aşı İçin En Uygun Zaman: Ekim-Kasım</strong><p>Doç. Dr. Katgı, 'Aşıdan 2 hafta sonra bağışıklık gelişir ve grip sezonu öncesinde koruma başlar. Bağışıklık 6–12 ay sürer. Aşı aynı gün COVID ve zatürre aşılarıyla birlikte yapılabilir. Aile hekimliklerinde risk gruplarına ücretsiz uygulanır; diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir' dedi.</p><p>Katgı ayrıca bazı yanlış algılara dikkat çekti:</p><p>'Güçlü bağışıklığı olanların aşıya ihtiyacı yok'</p><p>'Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor'</p><p>Bu yaklaşımların yanlış olduğunu, grip aşısının bağışıklığı tembelleştirmediğini ve <strong>doğal enfeksiyon </strong>yaşamadan koruyucu <strong>bağışıklık</strong> sağladığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yumurta-alerjisi-olanlar-dikka_1762939890_rb6zZX.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yumurta alerjisi olanlar dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yumurta-alerjisi-olanlar-dikka_1762939890_rb6zZX.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde 'Hayatın İlk Notalar' anlamlı konseri]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/17-kasim-dunya-premature-gunu-nde-hayatin-ilk-notalar-anlamli-konseri/9310/</link>
            <description><![CDATA[Defne Kırıcı, 17 yıl önce tedavi gördüğü hastanede konser verecek, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde “Hayatın İlk Notaları: Prematüre Bebekler ve Müzik” etkinliğiyle farkındalık oluşturacak]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/17-kasim-dunya-premature-gunu-nde-hayatin-ilk-notalar-anlamli-konseri/9310/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 10:49:28 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong> (EÜTF), erken doğan bebeklerin yaşam mücadelesine ve bu süreçte verilen emeğe dikkat çekmek amacıyla 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak.<br>'<strong>Hayatın İlk Notaları: Prematüre Bebekler ve Müzik</strong>' temalı etkinlik, 17 Kasım 2025 Pazartesi günü saat 12.15&#39;te Ege Üniversitesi Muhittin Erel Amfisi&#39;nde gerçekleştirilecek.</p><strong>Prematüre doğan Defne Kırıcı, yıllar sonra aynı hastanede sahne alacak</strong><p>Etkinliğin en duygusal anlarından biri, 2008 yılında <strong>Ege Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi</strong>&#39;nde prematüre olarak tedavi gören Defne Kırıcı&#39;nın piyano performansı olacak.<br>Bugün konservatuvar öğrencisi olarak müzik eğitimine devam eden Kırıcı, 'Ay Işığından Ezgiler' adlı dinletisiyle sahne alacak.<br>Defne&#39;ye o dönemde kendisinin takibini yapan<strong> Prof. Dr. Özge Altun</strong> flütüyle eşlik edecek.</p><p>EÜTF yetkilileri, bu anlamlı buluşmanın 'bilim, emek ve sanatın birleştiği bir umut hikyesi' olduğunu belirterek, etkinliğin prematüre bebeklerin yaşam mücadelesine dikkat çekmeyi amaçladığını vurguladı.</p><p>Prof. Dr. Mete Akisü: 'Her prematüre bebek, hayata tutunma gücüyle umut veriyor'</p><p><strong>EÜ Tıp Fakültesi Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Akisü</strong>, prematüre doğumların gelişmiş yoğun bakım olanakları ve aile desteğiyle başarıyla yönetilebildiğini söyledi.<br>Prof. Dr. Akisü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><p>'Her prematüre bebek, hayata tutunma gücüyle hepimize umut veriyor. Onların hikyeleri, sevgi ve bilimin birleştiğinde nelerin başarılabileceğini gösteriyor. Bu yılki temamız olan &#39;Hayatın İlk Notaları: <strong>Prematüre Bebekler</strong> ve Müzik&#39;, yaşamın en erken anlarından itibaren umudu, emeği ve bilimin ışığını temsil ediyor.'</p><p>Akisü, prematüre bebeklerin yaşama tutunması için emek veren tüm sağlık çalışanlarına, ailelere ve gönüllülere teşekkür ederek,</p><p>'Her bebeğin sağlıklı bir geleceğe ulaşabilmesi için toplumun tüm kesimlerinden duyarlılık ve destek bekliyoruz,'<br>dedi.</p><strong>Ege Üniversitesi, Prematüre Farkındalık Çalışmalarında Türkiye&#39;nin Öncüsü</strong><p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, yıllardır sürdürdüğü bilimsel araştırmalar, uzman ekibi ve farkındalık etkinlikleriyle Türkiye&#39;nin prematüre bakımında lider kurumlarından biri olarak öne çıkıyor.<br>'Dünya Prematüre Günü' kapsamında düzenlenecek etkinlik, hem aileleri hem de sağlık camiasını bir araya getirerek farkındalık oluşturmayı hedefliyor.</p><strong>Etkinlik Programı</strong><p>Etkinlik Adı: Hayatın İlk Notaları: Prematüre Bebekler ve Müzik</p><p>Tarih: 17 Kasım 2025, Pazartesi</p><p>Saat: 12.15</p><p>Yer: <strong>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisi</strong></p><p>Sanatçılar<strong>: Defne Kırıcı</strong> (piyano) – Prof. Dr. Özge Altun (flüt)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/17-kasim-dunya-premature-gunu-_1762933766_M45esz.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde 'Hayatın İlk Notalar' anlamlı konseri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/17-kasim-dunya-premature-gunu-_1762933766_M45esz.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Trigeminal nevralji hastası Reyhan Yiğitsoy; Yıllardır atak geçiriyordum, artık korkmadan yaşıyorum]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/trigeminal-nevralji-hastasi-reyhan-yigitsoy-yillardir-atak-geciriyordum-artik-korkmadan-yasiyorum/9295/</link>
            <description><![CDATA[Trigeminal nevralji hastası Reyhan Yiğitsoy,  Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un gerçekleştirdiği başarılı operasyonla sağlığına kavuştu]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/trigeminal-nevralji-hastasi-reyhan-yigitsoy-yillardir-atak-geciriyordum-artik-korkmadan-yasiyorum/9295/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 06 Nov 2025 10:41:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sivas&#39;ta yaşayan 28 yaşındaki Reyhan Yiğitsoy, 4 yıl önce trigeminal nevralji tanısı aldı. Yıllar boyunca çeşitli ilaçlar ve tedavi yöntemleriyle ağrılarıyla mücadele eden Yiğitsoy, son çare olarak <strong> Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun</strong>&#39;a başvurdu. Yapılan başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuşan genç kadın, 'Şu an çok iyiyim, korkusuzca yaşamak çok güzel bir şey' diyerek mutluluğunu paylaştı.</p><p>'Bir sabah yüzümde ani bir çekme hissiyle uyandım'</p><p><strong>Reyhan Yiğitsoy</strong>, 2021 yılında yaşadığı ilk atağın ardından hayatının tamamen değiştiğini belirterek şunları söyledi:<br>'Bir sabah uyandığımda yüzümün sol tarafında ani bir çekme hissi yaşadım. Görünürde bir şey yoktu ama felç geçirdiğimden korktum. Nöroloji polikliniğine başvurdum ve yapılan tetkiklerle trigeminal nevralji tanısı konuldu.'</p><p>Tanı sonrası çeşitli ilaç tedavileri ve radyofrekans işlemleri uygulandığını anlatan Yiğitsoy, 'İlaçlara rağmen ağrılarım artıyordu. Çenem kilitlendi, artrosentez yapıldı ve uzun bir süre gece plağı kullanmak zorunda kaldım. Ancak hiçbir tedavi kalıcı çözüm sağlamadı. Algoloğa gittiğimde tek şansımın ameliyat olduğunu öğrendim,' dedi.</p><p>'Kız kardeşim<strong> yapay zek</strong> kullanarak doğru doktoru buldu'</p><p>Tatil için kız kardeşinin yanına gittiği sırada şiddetli bir atak yaşayan Yiğitsoy, tedavi sürecinin dönüm noktasını şu sözlerle anlattı:<br>'Kardeşim, hastalığımın çözümünü bulmak için yapay zekdan yararlandı. &#39;Bu alanda en iyi hekim kimdir?&#39; diye sorduğunda, karşısına Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun ismi çıktı. Hemen iletişime geçtik ve ertesi gün Medicana International İzmir Hastanesi&#39;ne gittik. Yapılan değerlendirme sonrası ameliyat için uygun olduğum söylendi ve bir ay sonra operasyon gerçekleşti.'</p><p>'Korkusuzca yaşamak<strong> yeniden doğmak</strong> gibi'</p><p>Hastalığı nedeniyle günde 4–5 defa atak geçirdiğini, yemek yerken ve duş alırken bile büyük korku yaşadığını belirten Yiğitsoy, 'Bu hastalık beni hem fiziksel hem psikolojik olarak yıprattı. Artık atak geçirme korkusu olmadan yaşıyorum. Korkusuzca yaşamak çok güzel bir şey. <strong>Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun</strong>&#39;a ve Medicana ekibine minnettarım,' ifadelerini kullandı.</p><p>Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun: 'Yüzünüzü yıkarken bile tetiklenebilir'</p><p>Trigeminal nevralji hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, hastalığın toplumda 'delirten hastalık' ya da 'intihar hastalığı' olarak bilindiğini ifade ederek şu bilgileri paylaştı:<br>'Trigeminal nevralji, kafa ve yüz bölgesine uyarı götüren Trigeminal (5. Sinir)&#39;in etkilenmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle beyincik damarlarının bu sinire baskı yapmasıyla gelişir. Üst ve alt çene, yanak ve göz çevresinde ani, şiddetli ağrılara neden olur. Yüz yıkamak, diş fırçalamak, yemek yemek veya tıraş olmak bile ağrıyı tetikleyebilir.'</p><p>Uçkun, tedavi sürecine ilişkin olarak şu bilgileri verdi:<br>'Trigeminal nevralji tedavisinde öncelikle ilaç tedavisi uygulanır. Ancak ilaçlara dirençli hastalarda radyofrekans, Gama Knife ışın tedavisi, gliserol enjeksiyonu veya cerrahi yöntemler tercih edilir. Cerrahi tedavi, ilaç tedavisinden sonra en kalıcı ve etkili yöntemdir. Başarı oranı yüzde 90&#39;ın üzerindedir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/trigeminal-nevralji-hastasi-re_1762414902_Qp72dO.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Trigeminal nevralji hastası Reyhan Yiğitsoy; Yıllardır atak geçiriyordum, artık korkmadan yaşıyorum ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/trigeminal-nevralji-hastasi-re_1762414902_Qp72dO.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Genç İzmir’in 'Yoga Saati']]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/genc-izmir-in-yoga-saati/9274/</link>
            <description><![CDATA[İzmirli gençler yoga ile sağlık ve zihinsel rahatlama elde etti]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/genc-izmir-in-yoga-saati/9274/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:06:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Genç İzmir&#39;in '<strong>Yoga Saati</strong>' etkinliği gençlerin bedensel ve zihinsel sağlığını destekliyor</p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#39;nin gençlere yönelik projeleri arasında yer alan <strong>Genç İzmir</strong>, <strong>Bornova Macera Park</strong>&#39;ta düzenlediği 'Yoga Saati' atölyesi ile gençlere sağlıklı yaşam ve farkındalık deneyimi sundu. Etkinliğe katılan gençler, hem esnekliklerini geliştirdi hem de zihinsel olarak rahatlama imknı buldu.</p><p><strong>Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı</strong>&#39;na bağlı <strong>Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü</strong> tarafından organize edilen atölye ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar, yoga hareketleri ve nefes teknikleri ile bedensel rahatlama yaşarken, streslerini azaltma fırsatı da buldu.</p><strong>Gençlere sosyal ve sportif fırsatlar sunuluyor</strong><p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi</strong>, gençlerin <strong>sosyal</strong>, <strong>kültürel</strong> ve <strong>sportif </strong>etkinliklere katılımını artırmayı hedefleyerek Genç İzmir aracılığıyla çeşitli atölye ve aktiviteler düzenlemeye devam ediyor. Bu etkinlikler, gençlerin hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerine katkı sağlıyor.</p><p>İzmir&#39;de gençlere yönelik düzenlenen tüm etkinliklerden haberdar olmak isteyenler, Instagram&#39;dan '<strong>@izbbgencizmir</strong>' hesabını takip edebilir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/genc-izmir-in-yoga-saati_1762157161_9j6MrW.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Genç İzmir’in 'Yoga Saati' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/genc-izmir-in-yoga-saati_1762157161_9j6MrW.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Suya bir tutam tarçın atmak yeterli, oturduğunuz yerden yağları eritiyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/suya-bir-tutam-tarcin-atmak-yeterli-oturdugunuz-yerden-yaglari-eritiyor/9272/</link>
            <description><![CDATA[Tarçınlı su, metabolizmayı hızlandırarak doğal yoldan kilo vermeye yardımcı oluyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/suya-bir-tutam-tarcin-atmak-yeterli-oturdugunuz-yerden-yaglari-eritiyor/9272/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:30:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kilo vermek isteyenler için doğal ve etkili bir yöntem öne çıktı. Uzmanlara göre, yalnızca bir bardak<strong> tarçınlı su</strong>, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekliyor. Uzun süren diyetlere veya yorucu egzersizlere gerek kalmadan, doğal içeriğiyle öne çıkan tarçın, vücudun enerji harcamasını artırıyor ve kilo kontrolüne katkı sağlıyor.</p><strong>Metabolizmayı hızlandırıyor</strong><p>Bilimsel araştırmalar, tarçının insülin seviyelerini dengeleyerek <strong>yağ depolanması</strong>nı azalttığını gösteriyor. Özellikle insülin direnci olan kişilerde, tarçınlı su metabolizmayı güçlendirerek kalori yakımını hızlandırıyor. Bu sayede vücut, enerji üretimi sırasında daha fazla yağ kullanıyor.</p><strong>Kan şekerini dengede tutuyor</strong><p>Tarçın, kan şekeri seviyesini dengeleme özelliğiyle <strong>ani açlık krizleri</strong>nin önüne geçiyor. Gün içinde daha uzun süre tok kalmayı sağlıyor ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının korunmasına yardımcı oluyor. Böylece kilo verme süreci daha dengeli ilerliyor.</p><strong>Karın ve bel çevresindeki yağları hedef alıyor</strong><p>Tarçınlı su, özellikle karın ve bel bölgesinde biriken yağların yakılmasına destek oluyor.<strong> Tarçın</strong>ın içerdiği aktif bileşenler<strong>, yağ hücreleri</strong>nin parçalanmasını kolaylaştırıyor. Düzenli kullanımda vücut sıkılaşırken, genel <strong>metabolik denge</strong> de korunuyor.</p><strong>Sindirimi destekliyor ve toksinleri atıyor</strong><p>Tarçın, bağırsak hareketlerini düzenleyerek sindirimin verimli çalışmasını sağlıyor.<strong> Hazımsızlık</strong>, şişkinlik ve <strong>gaz problemlerini</strong> azaltırken, vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırıyor. Böylece hem sindirim sistemi dengeleniyor hem de genel vücut sağlığı güçleniyor.</p><strong>Antioksidan etkisiyle bağışıklığı koruyor</strong><p>Zengin antioksidan içeriği sayesinde tarçın, serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını azaltıyor. Bu özellik, bağışıklık sistemini güçlendirirken iltihaplanmalara karşı vücudu koruyor. Düzenli tüketim, hem iç dengeyi hem de <strong>cilt sağlığı</strong>nı destekliyor.</p><strong>Tarçınlı su nasıl hazırlanır?</strong><p>Bir bardak sıcak suya bir çubuk tarçın ekleyip 5-10 dakika demlenmesini beklemek yeterlidir.<br>Uzmanlar, bu karışımın sabah aç karnına veya akşam yatmadan önce içilmesini öneriyor. Düzenli tüketildiğinde, tarçınlı su sindirim sistemini destekleyerek yağ yakımını hızlandırıyor ve vücut dengesini doğal yoldan koruyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/suya-bir-tutam-tarcin-atmak-ye_1762154999_jUp2SB.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Suya bir tutam tarçın atmak yeterli, oturduğunuz yerden yağları eritiyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/suya-bir-tutam-tarcin-atmak-ye_1762154999_jUp2SB.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tedavisi olmayan deli dana hastalığı Ankara’dan sonra Bolu’da da görüldü]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/tedavisi-olmayan-deli-dana-hastaligi-ankara-dan-sonra-bolu-da-da-goruldu/9266/</link>
            <description><![CDATA[Yıllar sonra Türkiye’de yeniden ortaya çıkan Deli Dana Hastalığı (BSE), Ankara’nın ardından Bolu’da da tespit edildi. Peş peşe gelen iki vaka tıp dünyasında endişe yaratırken, uzmanlar hastalığın bulaş yolları ve belirtileri konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/tedavisi-olmayan-deli-dana-hastaligi-ankara-dan-sonra-bolu-da-da-goruldu/9266/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:55:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;de uzun bir aradan sonra yeniden <strong>Deli Dana Hastalığı (Bovine Spongiform Encephalopathy - BSE)</strong> vakaları görüldü. İlk olarak Ankara Bilkent Şehir Hastanesi&#39;nde tedavi gören bir hastada teşhis konulmasının ardından, ikinci vaka Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde tespit edildi.</p><p>Bolu&#39;da nörolojik şikyetlerle hastaneye başvuran kadın hastadan alınan <strong>beyin omurilik sıvısı</strong> örneği, <strong>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Laboratuvarı</strong>&#39;nda yapılan incelemeler sonucunda pozitif çıktı.</p><strong>Tıp Dünyasında Endişe Yarattı</strong><p>Bir hafta arayla <strong>Ankara</strong> ve <strong>Bolu</strong>&#39;da tespit edilen vakalar, uzmanlar arasında '<strong>yeni vaka riski</strong>' tartışmalarını beraberinde getirdi.<br>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, hastalığın hayvanlardan insanlara bulaşabildiğini belirterek şu uyarılarda bulundu:<br>'Deli dana enfeksiyonu, bu hastalığı taşıyan hayvanların etlerinin veya sakatatlarının tüketilmesiyle ya da vücut sıvılarıyla temas sonucu insana geçebilir. İki farklı vakada görülmesi, başka hastaların da ortaya çıkabileceği ihtimalini artırıyor.'</p><strong>Bulaş Yıllar Sonra Belirti Veriyor</strong><p>Prof. Dr. Ertuğrul, hastalığın etkeninin doğada bulunan &#39;<strong>prion</strong>&#39; adı verilen anormal protein yapıları olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:<br>'Bu hastalık bulaştığı anda değil, yıllar sonra belirti göstermeye başlar. Enfekte kişilerde belirtiler 15 ila 30 yıl sonra ortaya çıkabilir. Prionlar beyinde birikerek dokunun süngerimsi hale gelmesine neden olur. Bu yüzden hastalık, sığırlarda &#39;Süngerimsi Beyin Hastalığı (BSE)&#39;, insanlarda ise &#39;<strong>Varyant Creutzfeldt-Jakob Hastalığı</strong> (<strong>vCJD</strong>)&#39; olarak tanımlanır. Her iki hastalık da ölümcüldür.'</p><p>Hastalığın teşhisinin zor olduğunu vurgulayan Ertuğrul, 'Belirtiler genellikle diğer nörolojik hastalıklarla karıştırılıyor. Ancak halk arasında &#39;belden su alınması&#39; olarak bilinen beyin omurilik sıvısı testi ile kesin teşhis konulabiliyor' dedi.</p><strong>İlk Belirtiler Psikolojik Şikayetlerle Başlıyor</strong><p><strong>Deli dana </strong>hastalığının erken belirtilerine dikkat çeken Prof. Dr. Ertuğrul, şunları kaydetti:<br>'İlk belirtiler arasında kafa karışıklığı, unutkanlık, odaklanma güçlüğü, halüsinasyonlar, uyku bozuklukları, huzursuzluk, ani öfke ve davranış değişiklikleri yer alıyor. Hastalık ilerledikçe yürüyüş bozukluğu,<strong> nefes darlığı</strong> ve<strong> kalp ritim düzensizlikleri</strong> gelişiyor. Süreç sonunda hastalar komaya giriyor. Maalesef bu hastalığın şu anda bilinen bir tedavisi bulunmuyor.'</p><strong>Uzmanlardan Vatandaşlara Uyarı</strong><p><strong>Uzmanlar</strong>, vakaların artmaması için vatandaşların et ürünlerini güvenilir ve denetimli kaynaklardan temin etmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca nörolojik veya davranışsal belirtiler yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları öneriliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tedavisi-olmayan-deli-dana-has_1761900913_IPLuZj.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tedavisi olmayan deli dana hastalığı Ankara’dan sonra Bolu’da da görüldü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/tedavisi-olmayan-deli-dana-has_1761900913_IPLuZj.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Konak’ta meme kanseri farkındalık ayı etkinlikleri büyük ilgi gördü]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/konak-ta-meme-kanseri-farkindalik-ayi-etkinlikleri-buyuk-ilgi-gordu/9264/</link>
            <description><![CDATA[Konak Belediyesi’nin Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği seminerlerin kapanış etkinliği, Medicana International İzmir Hastanesi uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/konak-ta-meme-kanseri-farkindalik-ayi-etkinlikleri-buyuk-ilgi-gordu/9264/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 10:44:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Konak Belediyesi, Ekim ayı <strong>Meme Kanseri Farkındalık Ayı</strong> kapsamında düzenlediği bilgilendirme seminerlerini tamamladı. Etkinliklerin kapanış programı, Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğiyle gerçekleştirildi. Seminere Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Özener konuşmacı olarak katıldı.</p><p>Etkinlikte yüzlerce kadına meme kanseriyle ilgili farkındalık kazandırmak amacıyla bilgilendirmelerde bulunuldu. Uzman hekimler, koruyucu ve önleyici yöntemleri anlatarak erken teşhisin önemine dikkat çekti. Programın sonunda <strong>Konak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Orçun Doryan</strong>, katılımcı hekimlere teşekkür belgelerini takdim etti.</p><p><strong>Doç. Dr. Gülcan Bulut</strong>: 'Erken Tanı Oranları Artıyor'</p><p>Meme kanseri farkındalık çalışmalarının erken tanı oranlarını artırdığını belirten Doç. Dr. Gülcan Bulut, <strong>kanserle mücadele</strong>de yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti:</p><p><br>'Meme kanseri sayısı artsa da erken evre yakalama oranımız da artıyor. Dünyada her 8 kadından 1&#39;inde, ülkemizde ise her 6 kadından 1&#39;inde <strong>meme kanseri</strong> görülüyor. Kadınların yüzde 90&#39;ı, ele gelen bir kitle nedeniyle doktora başvuruyor. Bu nedenle kendi kendine muayene çok önemli. Her ay adet sonrası, menopoz dönemindeyse belirli bir günde meme kontrolü yapılmalı.'</p><p>Doç. Dr. Bulut, <strong>erken teşhis</strong>in yanı sıra sağlıklı yaşamın da hayati önem taşıdığını vurguladı:<br>'Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durmak, <strong>D vitamini</strong> seviyesini dengede tutmak çok önemli. Yaşam tarzını değiştirmek, meme kanseri riskini azaltır.'</p><p><strong>Op. Dr. Onur Özener</strong>: 'Kendi Dokunuzu Tanıyın'</p><p>Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirten Op. Dr. Onur Özener, düzenli kontrollerin önemine değindi:<br>'Kadınların kendi <strong>meme dokusu</strong>nu tanıması, değişiklikleri fark etmesi açısından çok önemli. Meme kanseri kendini genellikle ciltte çekilme, yaralar, ele gelen yumru veya dışarıdan görülen kitlelerle belli eder. 40 yaş üzeri kadınların yılda bir kez <strong>mamografi </strong>çektirmesi gerekir. Ancak 20&#39;li yaşlarda da vakalar görülebiliyor. Bu nedenle düzenli taramaları ihmal etmemek gerekiyor.'</p><strong>Kadınlardan Yoğun Katılım</strong><p>Seminerin <strong>soru-cevap</strong> bölümünde kadınlar, meme sağlığıyla ilgili merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltti. Katılımcılardan bazıları kendi kanserle mücadele ve iyileşme hikyelerini paylaşarak diğer kadınlara örnek oldu. Etkinlik sonunda hekimlere katılımlarından dolayı teşekkür belgeleri sunuldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/konak-ta-meme-kanseri-farkinda_1761896655_ZyG9ts.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Konak’ta meme kanseri farkındalık ayı etkinlikleri büyük ilgi gördü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/konak-ta-meme-kanseri-farkinda_1761896655_ZyG9ts.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ege Üniversitesi’nden TÜBİTAK projeleri için öğrencilere yol gösterici eğitim]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/ege-universitesi-nden-tubitak-projeleri-icin-ogrencilere-yol-gosterici-egitim/9255/</link>
            <description><![CDATA[Ege Üniversitesi, araştırma odaklı eğitim yaklaşımı kapsamında öğrencilerini TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B proje programlarına hazırlamak amacıyla bilgilendirme eğitimi düzenledi.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/ege-universitesi-nden-tubitak-projeleri-icin-ogrencilere-yol-gosterici-egitim/9255/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:28:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ege Üniversitesi, araştırma kültürünü öğrenciler arasında yaygınlaştırmak ve proje üretme kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir eğitim programına imza attı. <strong>Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi</strong> (<strong>EBİLTEM</strong>) koordinasyonunda düzenlenen 'TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B Projeleri Bilgilendirme Eğitimi', öğrencilerin proje hazırlık süreçlerine rehberlik etmeyi hedefledi.</p><p><strong>Ege Üniversitesi Araştırma Odaklı Eğitim Merkezi</strong>&#39;nde (<strong>AROM</strong>) gerçekleştirilen etkinliğe<strong> Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak</strong> da katıldı. Genç araştırmacılarla bir araya gelen Prof. Dr. Budak, öğrencilere proje yazım süreçleri, araştırma disiplini ve TÜBİTAK destekli çalışmaların önemine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Rektör Budak, Ege Üniversitesi&#39;nin <strong>TÜBİTAK 2209-A</strong> ve<strong> 2209-B </strong>programlarında proje üretimi ve kabul oranlarında Türkiye genelinde ön sıralarda yer aldığını belirterek şunları söyledi:<br>'Üniversitemiz öğrenci odaklı yaklaşımıyla, gençlerimizin araştırma süreçlerinde aktif rol almasını destekliyor. Bu kapsamda düzenlenen bilgilendirme eğitimleri, öğrencilerimizin proje kültürünü benimsemeleri açısından büyük önem taşıyor. Nitelikli projeler üreterek ülkemizin bilimsel gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz.'</p><p>Etkinlikte <strong>Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Andiç Çakır</strong> ve<strong> Öğrenci Dekanı Prof. Dr. Fırat Sansar</strong> da konuşmacı olarak yer aldı. Akademisyenler,<strong> proje</strong> yazım süreçlerinde dikkat edilmesi gereken adımlar, değerlendirme kriterleri ve araştırma etiği konularında öğrencilere deneyimlerini aktardı.</p><p>Eğitim boyunca katılımcılar, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri, başvuru sürecinde hangi belgelerin önemli olduğu ve TÜBİTAK destek programlarının sunduğu fırsatlar hakkında kapsamlı bilgi edindi. Öğrenciler, bu tür eğitimlerin proje üretme motivasyonlarını artırdığını ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ege-universitesi-nden-tubitak-_1761809321_wxcLIF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ege Üniversitesi’nden TÜBİTAK projeleri için öğrencilere yol gösterici eğitim ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ege-universitesi-nden-tubitak-_1761809321_wxcLIF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Stresle başa çıkmanın sağlıklı yolları, fon müziğinin sesini siz ayarlayın]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/stresle-basa-cikmanin-saglikli-yollari-fon-muziginin-sesini-siz-ayarlayin/9254/</link>
            <description><![CDATA[Klinik Psikolog Burçin Deniz, stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirterek, doğru yönetildiğinde motivasyon ve performans artışına katkı sağlayabileceğini vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/stresle-basa-cikmanin-saglikli-yollari-fon-muziginin-sesini-siz-ayarlayin/9254/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:12:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günümüz yaşam koşullarında <strong>stres</strong>, bireyin fiziksel, duygusal ve zihinsel sınırlarını zorlayan önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Ancak stres, doğru yönetildiğinde kişiyi güçlendiren bir unsura dönüşebiliyor.<strong> Klinik Psikolog Burçin Deniz</strong>, stresin yaşamın doğal bir fon müziği olduğunu belirterek, 'Doğru dozda stres, insanı harekete geçiren bir yakıt olabilir' dedi.</p><p>Klinik Psikolog Burçin Deniz, stresin tamamen olumsuz bir kavram olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, 'Stresi düşman olarak görmek yerine, onu tanımak ve yönetmek gerekir. Çünkü stres, doğru şekilde yönlendirildiğinde motivasyonu artırır, üretkenliği destekler' açıklamasında bulundu.</p><p>Stresin üç aşamada geliştiğini belirten Deniz, 'Alarm aşamasında vücut tehlikeye karşı tepki verir; kalp atışı hızlanır, eller terler. Direnme aşamasında kişi zorluğa uyum sağlar ve çözüm üretir. Ancak stres uzun sürerse tükenme aşaması başlar; enerji azalır, <strong>kaygı ve yorgunluk</strong> artar' dedi.</p><p>Deniz, stresin etkilerinin sadece bedensel değil, duygusal ve sosyal alanlarda da görüldüğünü belirterek, 'Baş ağrısı, <strong>kas gerginliği</strong>, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, duygusal dalgalanmalar stresin belirtilerindendir. Ayrıca sosyal ilişkilerde azalma, iletişimde zorlanma gibi sonuçlar da ortaya çıkabilir' ifadelerini kullandı.</p><strong>Kontrol Edilebilen Şeylere Odaklanın</strong><p>Klinik Psikolog Burçin Deniz, stresle başa çıkma stratejilerini iki temel başlıkta değerlendirdi:<br>'Problem odaklı başa çıkma, stresin nedenini ortadan kaldırmayı hedefler. Örneğin <strong>sınav kaygısı </strong>yaşayan biri, çalışma planı yaparak bu süreci yönetebilir. Duygu odaklı başa çıkma ise stresin yarattığı duygusal etkileri düzenlemeye yöneliktir. Kişinin kontrol edebildikleriyle kontrol edemediklerini ayırması ve enerjisini kontrol edebildiklerine yönlendirmesi stresin etkisini azaltır.'</p><strong>Hayır Demeyi Öğrenin</strong><p>Deniz, stresle mücadelede günlük alışkanlıkların büyük önem taşıdığını belirterek şu önerilerde bulundu:<br>'Gereksiz sorumluluklara &#39;hayır&#39; demeyi öğrenmek gerekir. Görevleri öncelik sırasına göre planlamak, kısa molalar vermek, düzenli uyumak ve dengeli beslenmek stres yönetimini kolaylaştırır. Duygusal iletişim kurmak, küçük başarıları kutlamak, hobiler için zaman ayırmak da zihinsel rahatlama sağlar. Ayrıca iş ve özel <strong>hayat</strong> arasında net sınırlar çizmek ve güvendiğiniz kişilerle duygularınızı paylaşmak da stresi azaltır.'</p><p>Deniz, stresin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak yönetilebilir hale getirilebileceğini vurgulayarak, 'Hayatın fon müziği olan stresin sesini siz ayarlayabilirsiniz' ifadesini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/stresle-basa-cikmanin-saglikli_1761808330_Lapq76.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Stresle başa çıkmanın sağlıklı yolları, fon müziğinin sesini siz ayarlayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/stresle-basa-cikmanin-saglikli_1761808330_Lapq76.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kan basıncını düşürüp damarları temizleyen doğal baharat ortaya çıktı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/kan-basincini-dusurup-damarlari-temizleyen-dogal-baharat-ortaya-cikti/9251/</link>
            <description><![CDATA[Kırmızı biber, sarımsak ve zencefil kalp sağlığını koruyor, atardamarları güçlendiriyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/kan-basincini-dusurup-damarlari-temizleyen-dogal-baharat-ortaya-cikti/9251/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 16:09:21 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kalp ve damar sağlığını korumak için yalnızca ilaçlara değil, doğanın sunduğu bazı baharatlara da başvurulabiliyor. Uzmanlar, düzenli tüketildiğinde <strong>kırmızı biber, sarımsak ve zencefil</strong>in kan basıncını dengeleyerek damar tıkanıklığını önlediğini belirtiyor. Bu doğal malzemeler, ilaçlara göre daha nazik etki gösterse de kalp-damar sistemini destekleyen güçlü bileşenler içeriyor.</p><p><strong>Kırmızı Biber:</strong> Kan Akışını Artırıyor, Damarları Güçlendiriyor</p><p>Kırmızı biberin acılığını sağlayan kapsaisin maddesi, kan damarlarını genişletme özelliğine sahip. Bu sayede kan akışı hızlanıyor, pıhtı oluşumu azalıyor ve kalp krizi ile felç riski düşüyor.</p><p>Ayrıca metabolizmayı hızlandırarak<strong> yağ yakımı</strong>nı destekleyen kırmızı biber, yemeklere küçük miktarlarda eklendiğinde kalp ritminin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, her gün az miktarda tüketimin kalp sağlığı açısından olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor.</p><p><strong>Sarımsak:</strong> Doğal Tansiyon Dengeleyici</p><p>Sarımsakta bulunan kükürt bileşikleri, kan basıncını doğal yollarla düşürerek <strong>damar esnekliği</strong>ni artırıyor. Düzenli tüketim, kolesterol seviyesini dengeleyip damar sertliğini önlüyor.</p><p>Çiğ, kurutulmuş veya toz halinde tüketilebilen sarımsak, aynı zamanda <strong>bağışıklık sistemi</strong>ni güçlendiriyor ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor. Bu nedenle uzmanlar, her gün birkaç diş sarımsak tüketilmesini öneriyor.</p><p><strong>Zencefil:</strong> Dolaşımı Güçlendirir, Kalbi Rahatlatır</p><p>Zencefil, içeriğindeki<strong> antioksidan</strong> ve <strong>anti-inflamatuar bileşikler</strong> sayesinde kan damarlarını genişletiyor, dolaşımı düzenliyor ve kalbin yükünü hafifletiyor.</p><p><strong>Zencefil çayı</strong>, özellikle limon ve balla karıştırıldığında kalp-damar sistemi için etkili bir doğal destek olarak öne çıkıyor. Ayrıca kan şekeri seviyesini dengede tutarak kalp-damar risk faktörlerini azaltıyor.</p><strong>Üçlü Güç: Kalp ve Damar Sağlığı İçin Doğal Destek</strong><p>Uzmanlara göre kırmızı biber, sarımsak ve zencefilin birlikte düzenli olarak tüketilmesi, <strong>kalp sağlığı</strong>nı koruyan güçlü bir doğal kombinasyon oluşturuyor. Bu üçlü, damar temizliği, tansiyon kontrolü ve kalp ritminin dengelenmesi açısından önemli faydalar sağlıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kan-basincini-dusurup-damarlar_1761656959_vxaJ0t.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kan basıncını düşürüp damarları temizleyen doğal baharat ortaya çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kan-basincini-dusurup-damarlar_1761656959_vxaJ0t.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Her 100 kişiden biri kekemelikle mücadele ediyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/her-100-kisiden-biri-kekemelikle-mucadele-ediyor/9211/</link>
            <description><![CDATA[Geç kalmak kalıcılığı artırıyor.Uzmanlar uyarıyor; Kekemelik psikolojik değil, genetik temelli bir konuşma bozukluğudur]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/her-100-kisiden-biri-kekemelikle-mucadele-ediyor/9211/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:14:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü</strong> kapsamında açıklamalarda bulunan  Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, toplumda sıkça karşılaşılan kekemelik hakkında doğru bilinen yanlışlara ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti. Mutlu, kekemeliğin psikolojik değil, nörolojik ve genetik kökenli bir konuşma bozukluğu olduğunu vurguladı.</p><strong>Kekemelik Nedir? Kimlerde Görülür?</strong><p><strong>Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu</strong>, kekemeliğin; ses, hece ya da kelimelerin tekrar edilmesi, uzatılması ya da konuşmaya başlarken duraksamalar şeklinde görülen bir akıcılık bozukluğu olduğunu belirtti.</p><p>Kekemelik, çoğunlukla 2-5 yaş arasında başlamakta ve her 100 kişiden birinde görülmektedir. Mutlu, kekemeliğin psikolojik travmalarla değil, beyindeki nörolojik yapı farklılıkları ve genetik faktörlerle ilişkili olduğunu ifade etti. Bu nedenle kekemelik bir 'taklit', 'korku' ya da 'utangaçlık' sonucu ortaya çıkmaz.</p>'<strong>Geçer' Demek En Büyük Hata</strong><p>Burçin Mutlu, <strong>kekemelik</strong>te erken teşhis ve müdahalenin kritik öneme sahip olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:</p><p>'Kekemeliğin kendiliğinden <strong>iyileşme oranı</strong> %75-80 civarındadır. Ancak bu, beklemek anlamına gelmemelidir. En büyük hata &#39;geçer&#39; diyerek hiçbir adım atmamak. Her geçen ay, kekemeliğin kalıcı hale gelme riskini artırır. Bu nedenle uzman dil ve konuşma terapistinden destek almak çok önemlidir.'</p><strong>Okullarda Akran Zorbalığına Karşı Öğretmenler Anahtar Rolde</strong><p>Kekemeliğin sadece bireysel değil, toplumsal bir farkındalık sorunu olduğunu vurgulayan Mutlu, özellikle eğitim ortamlarında yaşanan akran zorbalığına dikkat çekti.</p><p>'Kekemelikten değil, toplumun sabırsız bakışlarından dolayı konuşmayı bırakıyorlar. Çocuklar sınıfta söz hakkı aldığında alay edilmekten korkuyor. İş görüşmelerinde cümleleri bitmeden sözlerinin kesilmesi gibi örnekler kekemeliği değil, önyargıyı gösterir. Bu nedenle öğretmenlerin bilinçli yaklaşımı ve kapsayıcı tutumu, çocukların psikolojik sağlığı için belirleyicidir.'</p><strong>Kekemelikle Yaşayanlara Nasıl Destek Olunmalı?</strong><p>Kekemeliğe karşı toplumsal farkındalığı artırmak için bireysel olarak yapılabilecek bazı basit ama etkili adımlar bulunuyor:</p><p>Ne söylediğine odaklanın, nasıl söylediğine değil.</p><p>Cümlesini tamamlaması için zaman tanıyın.</p><p><strong>Konuşma sırasında göz teması kurun</strong>.</p><p>Kekemelikten kaçınmayın, konuşmayı normalleştirin.</p><p>Mutlu, 'Kekemelikle ilgili konuşmaktan kaçınmak, bireyi yalnızlaştırır. <strong>Duygusal destek</strong> en az konuşma desteği kadar önemlidir' dedi.</p><strong>Terapi Süreci Nasıl İlerliyor?</strong><p>Kekemeliğe yönelik terapilerde bireyin yaşadığı kaygı ve kaçınma davranışları ile baş etmek için çeşitli bilimsel teknikler kullanılıyor.</p><p><strong>Duyarsızlaştırma teknikleri</strong>,</p><p>Konuşma modifikasyonu,</p><p>Akıcılığı artırmaya yönelik stratejiler,</p><p>terapilerde uygulanan temel yöntemler arasında yer alıyor. Bu süreçte aile danışmanlığı da terapi kadar önem taşıyor. Ailelerin doğru iletişim yöntemleri konusunda eğitilmesi, yanlış tutumların önüne geçilmesini sağlıyor.</p><p>'Kekemelikte en etkili yöntem; bireye özel planlanan, duygusal ve davranışsal boyutları birlikte ele alan, sabırla yürütülen terapötik süreçtir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/her-100-kisiden-biri-kekemelik_1761138858_tPufRN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Her 100 kişiden biri kekemelikle mücadele ediyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/her-100-kisiden-biri-kekemelik_1761138858_tPufRN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de ücretsiz cinsel yolla bulaşan hastalık test dönemi başladı]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/izmir-de-ucretsiz-cinsel-yolla-bulasan-hastalik-test-donemi-basladi/9204/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi kimliksiz ve sosyal güvence aranmadan HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz testleri sunuyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/izmir-de-ucretsiz-cinsel-yolla-bulasan-hastalik-test-donemi-basladi/9204/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 12:41:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını güçlendirme amacıyla cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE) kapsamında önemli bir hizmeti hayata geçirdi. Hizmet çerçevesinde, kimlik bilgisi paylaşımı ve sosyal güvence aranmaksızın, HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz (frengi) testleri ücretsiz olarak sunuluyor. Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içinde yürütülen proje kapsamında, aynı zamanda danışmanlık hizmeti de veriliyor.</p><p>Konak Kemeraltı bölgesinde yer alan<strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi</strong>&#39;nde, test yaptıran kişiler yalnızca bir damla kan örneğiyle yaklaşık 20 dakika içinde sonuç alabiliyor. Merkez, hizmetin tamamen anonim olması nedeniyle kimlik bilgisi talep etmiyor ve test sonuçları resmi bir sağlık sistemine kaydedilmiyor. Pozitif şüphesi doğan kişilere ise seçtikleri hastanelere yönlendirme yapılıyor.</p><strong>Hizmetin İşleyişi ve Danışmanlık Desteği</strong><p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü</strong> arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen çalışmada, test sürecinin yanı sıra uzman sağlık personelinden kapsamlı danışmanlık da alınıyor. Danışmanlık kapsamında, test yaptıran kişilerin soruları yanıtlanıyor; korunma yöntemleri ve erken teşhisin önemi detaylı şekilde aktarılıyor.</p><p>Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi&#39;nde görev yapan uzman Derya Baştürk, anonim hizmet modeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Kendini risk altında gören danışanlar, <strong>sosyal güvence</strong> ve <strong>kimlik bilgisi </strong>olmadan başvurabilir. Randevu ve test süreci tamamen anonim şekilde yürütülüyor.'</p><p>Baştürk ayrıca, göçmenlerin de bu ücretsiz hizmetten yararlandığını ve gerektiğinde ilgili sivil toplum kuruluşlarına yönlendirme yapıldığını sözlerine ekledi.</p><strong>Anonimlik Temelli Sağlık Hizmeti ve Erken Teşhisin Önemi</strong><p>Merkezde yapılan ilk tanı testleri, herhangi bir <strong>sağlık kurumu</strong> sistemine girilmiyor; dolayısıyla hastanın kimlik bilgisi kullanılmıyor. Negatif sonuç çıkan kişilere yeni enfeksiyonları önlemeye yönelik tavsiyeler veriliyor; şüpheli pozitif durumlarda ise erken tedavi yönlendirmesi sağlanıyor.</p><p>Test ve danışmanlık hizmeti hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak isteyenler için irtibat telefonu: 0232 294 22 47.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-ucretsiz-cinsel-yolla_1761039692_zWk3OD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de ücretsiz cinsel yolla bulaşan hastalık test dönemi başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-ucretsiz-cinsel-yolla_1761039692_zWk3OD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DEÜ, Yarık dudak ve damak hastalarına ücretsiz ve yüksek teknolojili tedavi sunuyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/deu-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ucretsiz-ve-yuksek-teknolojili-tedavi-sunuyor/9196/</link>
            <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi, sosyal sorumluluğu ve dijital sağlık teknolojilerini birleştirerek Türkiye’de bir ilke imza atıyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/deu-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ucretsiz-ve-yuksek-teknolojili-tedavi-sunuyor/9196/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:59:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi, 1 Milyon TL&#39;yi Aşan Tedavi Hizmetini Ücretsiz Sunuyor</strong><p><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi</strong>, Türkiye&#39;de ender uygulanan yüksek teknolojili ortodontik tedavi yöntemlerini, özellikle yarık dudak ve damak hastaları için ücretsiz olarak hayata geçiriyor. <strong>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı</strong>, 3D yüz tarayıcıları, dijital aparey tasarımları ve 3 boyutlu yazıcılarla üretim gibi ileri teknolojilerle, özel hastanelerde milyonlarca liraya mal olan tedavileri kamu hizmeti olarak sunuyor.</p><strong>Multidisipliner Ekip, Dijital Altyapıyla Tedavi Sürecini Yürütüyor</strong><p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi, sadece yarık dudak ve damak değil, aynı zamanda travma, çene eklemi bozuklukları ve ortognatik cerrahi gereken ağır ortodontik vakalara da gelişmiş dijital yöntemlerle müdahale ediyor. 3D yüz tarama sistemleri ile yapılan kayıtlar, tedavinin kişiye özel planlanmasını sağlarken, cerrahi splintler de yazılım destekli simülasyonlar ile üretiliyor.</p><p><strong>Prof. Dr. Candan Efeoğlu</strong>: 'Yaşam Kalitesini Artırmak İçin Çalışıyoruz'</p><p><strong>DEÜ Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı</strong>&#39;ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti:</p><p>'Bu durum estetik kaygının ötesinde çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları da etkiliyor. Gelişmiş tekniklerden biri olan distraksiyon osteogenezi sayesinde <strong>üst çene</strong> gelişimini destekleyerek fonksiyonel ve estetik açıdan başarılı sonuçlar alıyoruz. Ancak bu tedavilerin uygulandığı merkezler ülkemizde sınırlı sayıda.'</p><strong>Yüksek Maliyet, Düşük Erişim – DEÜ, Bu Engeli Kaldırıyor</strong><p><strong>Yarık dudak-damak tedavisi</strong>nin özel hastanelerde 1 milyon TL&#39;yi aşan maliyetlerle yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Efeoğlu, bu hizmete erişimin düşük sosyoekonomik gruplar için oldukça zor olduğunu ifade etti:</p><p>'Titanyum apareyler, anestezi, ameliyathane giderleri gibi unsurlar ciddi maliyet oluşturuyor. Bu nedenle DEÜ&#39;nün ücretsiz tedavi imknı sunması, toplum açısından son derece önemli bir sosyal sorumluluk örneğidir. Bu hizmete olan talep her geçen gün artıyor.'</p><p>Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal: 'Deneyim ve Teknolojiyi Birleştiriyoruz'</p><p>DEÜ Ortodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal, tedavi süreçlerinin sadece tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir katkı olduğunu belirtti:</p><p>'Bu vakalarda özellikle üst çene gelişimini destekleyen ağız içi ve ağız dışı distraksiyon osteogenezi teknikleri uygulanıyor. Tedavi süreci, Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğindeki multidisipliner ekip tarafından yürütülüyor. Elde edilen başarılar, teknolojiyi bilgi ve deneyimle birleştirmemizin sonucudur.'</p><p>Doç. Dr. Yurdakal ayrıca, DEÜ&#39;nün bu alandaki misyonunu şöyle özetledi:</p><p>'Amacımız sadece tedavi sunmak değil, aynı zamanda bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak. Hem hastalarımıza umut oluyor hem de sağlık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştiriyoruz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/deu-yarik-dudak-ve-damak-hasta_1760965181_BycG3K.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DEÜ, Yarık dudak ve damak hastalarına ücretsiz ve yüksek teknolojili tedavi sunuyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/deu-yarik-dudak-ve-damak-hasta_1760965181_BycG3K.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SAĞKAL’dan Meme Kanseri Farkındalık ayına özel anlamlı buluşma]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/sagkal-dan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-anlamli-bulusma/9186/</link>
            <description><![CDATA[“Aktif Umut Atölyesi” ile umut, dayanışma ve iyileşme bir araya geldi]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/sagkal-dan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-anlamli-bulusma/9186/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 17:46:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Sağlıkta Kalite Derneği </strong>(SAĞKAL), kuruluşunun 20. yılı kapsamında Meme Kanseri Farkındalık Ayı&#39;na özel anlamlı bir etkinlik düzenledi. 'Aktif Umut Atölyesi' adlı etkinlik,<strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi</strong>&#39;nin ev sahipliğinde, 14 Ekim 2025 tarihinde Tarihi Havagazı Fabrikası Araştırma Kütüphanesi&#39;nde gerçekleştirildi.</p><strong>Kanser süreciyle baş eden kadınlar için özel bir buluşma</strong><p>Etkinlik, meme kanseri tedavi sürecinden geçen, tedavisini tamamlamış ya da bu konuda kaygı taşıyan kadınları bir araya getirerek, umut duygusunu canlandırmayı ve içsel dayanıklılığı artırmayı amaçladı.</p><p><strong>Profesyonel Koç ve Wish &amp; Future Kurucusu Çakır Dilek Yunar</strong> ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürü Burcu Önenç, etkinliğe katkı sundu. Atölyede, katılımcılar hem deneyimlerini paylaştı hem de uygulamalı çalışmalarla aktif umudun yaşam kalitesine etkisini keşfetme imknı buldu.</p><p>'Dayanışma ile iyileşmek mümkün'</p><p>Etkinlikte konuşan Çakır Dilek Yunar, 'Bu atölye yalnızca farkındalık yaratmayı değil, aynı zamanda dayanışma yoluyla iyileşmenin mümkün olduğunu göstermeyi amaçlıyor' dedi.</p><p>Katılımcılar; <strong>empati</strong>, <strong>umut </strong>ve karşılıklı destek duygularının, zorlu sağlık süreçlerinde ne denli güçlü bir iyileştirici etkisi olduğunu bir kez daha deneyimledi.</p><strong>SAĞKAL&#39;dan destek odaklı projeler devam ediyor</strong><p>20 yıldır sağlık alanında sosyal ve psikolojik destek faaliyetleri yürüten SAĞKAL, <strong>'Umut Atölyesi Evleri</strong>' ve benzeri projelerle kanserle mücadele eden bireylere sosyal, duygusal ve sanatsal yönden destek sunmayı sürdürüyor.</p><p>Dernek, bu tür etkinliklerle yalnızca hastalıkla mücadele eden bireyleri değil, toplumun tüm kesimlerini bilinçlendirmeyi ve duyarlılığı artırmayı hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sagkal-dan-meme-kanseri-farkin_1760453212_BwRhFS.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SAĞKAL’dan Meme Kanseri Farkındalık ayına özel anlamlı buluşma ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sagkal-dan-meme-kanseri-farkin_1760453212_BwRhFS.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yalnızca şeker değil, pişirme yöntemleri de yaşlandırıyor]]></title>
            <link>https://www.dokuzda9.com/yalnizca-seker-degil-pisirme-yontemleri-de-yaslandiriyor/9170/</link>
            <description><![CDATA[Glikasyon nedir? Hangi pişirme şekilleri yehlike yaratır? Uzman diyetisyen uyarıyor]]></description>
            <guid>https://www.dokuzda9.com/yalnizca-seker-degil-pisirme-yontemleri-de-yaslandiriyor/9170/</guid>
            <category domain="https://www.dokuzda9.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 12:15:21 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Glikasyona Karşı Sadece Şekeri Azaltmak Yetmiyor</strong><p>Uzm. Dyt. Mısra Aydın, sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıklardan korunmak için sadece şeker tüketimini azaltmanın yeterli olmadığını vurguladı. Aydın&#39;a göre, yiyeceklerin nasıl pişirildiği de glikasyon ürünlerinin (AGEs) artmasında önemli rol oynuyor.</p><p>'Sadece şeker değil, pişirme şekilleri de glikasyon ürünlerini artırır. Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme yöntemleri, yiyeceklerde AGE birikimine neden olur,' diyen Aydın, bu konuda farkındalık çağrısında bulundu.</p><strong>Glikasyon Nedir ve Neden Zararlıdır?</strong><p><strong>Glikasyon</strong>, şeker moleküllerinin vücuttaki protein veya yağlara bağlanmasıyla oluşan ve zamanla hücrelere zarar veren kimyasal bir reaksiyondur. Bu süreçte oluşan AGE (<strong>Advanced Glycation End-products</strong>) maddeleri:</p><p>Hücre yapısını bozar</p><p>Yaşlanma sürecini hızlandırır</p><p>Ciltte kırışıklık, elastikiyet kaybı ve sarkmalara neden olur</p><p>Kalp-damar hastalıkları, diyabet ve Alzheimer gibi kronik hastalıklara zemin hazırlar</p><p>Aydın, 'Bu süreç vücutta sessizce ilerler ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir,' diyerek uyarıyor.</p><p><strong>Şeker </strong>ve Rafine Karbonhidratlar Glikasyonu Tetikliyor</p><p>Yüksek şeker ve işlenmiş karbonhidrat tüketimi, kan şekerinin hızla yükselmesine neden olarak glikasyonu tetikliyor. Bu nedenle:</p><p>Günlük şeker alımı sınırlandırılmalı</p><p>Rafine karbonhidratlar yerine tam tahıllar tercih edilmeli</p><p>Beslenmede taze sebze ve meyveye öncelik verilmeli</p><p>Pişirme Şekilleri Glikasyonu Artırıyor</p><p>Dyt. Mısra Aydın, özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme tekniklerinin, yiyeceklerde AGE oluşumunu artırdığını belirtti. Sağlıklı alternatifler arasında şunlar yer alıyor:</p><p><strong>Haşlama</strong><br><strong>Buharda pişirme</strong><br>Düşük ısıda fırınlama</p><p>Ayrıca, antioksidan içeriği yüksek gıdalar glikasyonun zararlı etkilerini azaltmada etkili:</p><p>C vitamini, E vitamini</p><p>Yeşil çay</p><p><strong>Yaban mersini</strong></p><p>Taze sebze ve meyveler</p><strong>Glikasyon Ölçülebilir mi?</strong><p>Glikasyonu doğrudan ölçmek zor olsa da, HbA1c testi kandaki ortalama glikoz seviyesini göstererek glikasyon sürecinin dolaylı bir göstergesi olarak kullanılabiliyor. Bu test özellikle diyabet yönetiminde yaygın olarak tercih ediliyor.</p><p>'Glikasyon, ciltteki <strong>kolajen</strong> ve<strong> elastin</strong> gibi proteinlere zarar verir. Bu da erken yaşlanma belirtileri olan kırışıklık ve sarkmaya neden olur,' diyen Aydın, erken müdahalenin önemine dikkat çekti.</p><strong>Glikasyonu Azaltmak İçin Neler Yapılmalı?</strong><p>Şeker ve işlenmiş<strong> karbonhidrat</strong> tüketimini azaltın</p><p>Kızartma ve ızgara yerine haşlama, buharda pişirme yöntemlerini tercih edin</p><p>Antioksidan açısından zengin besinleri düzenli tüketin</p><p>Bol su içmeyi ihmal etmeyin</p><p>Yaşam tarzınızı genel olarak daha sağlıklı hale getirin</p><strong>Genç Kalmak ve Sağlıklı Yaşlanmak Sizin Elinizde</strong><p>Glikasyon, yaşlanmayı hızlandıran ve <strong>kronik hastalıklar</strong>a zemin hazırlayan sinsi bir süreçtir. Ancak doğru beslenme, uygun pişirme teknikleri ve şeker tüketiminin kontrolü, bu sürecin etkilerini azaltmak için güçlü birer araçtır.</p><p>'Erken önlem almak, glikasyonun etkilerini en aza indirmek açısından büyük önem taşır. Sağlıklı yaşlanmak ve hastalıklardan korunmak için bugünden adım atın,' diyor Dyt. Mısra Aydın.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.dokuzda9.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yalnizca-seker-degil-pisirme-y_1760346919_FnlMik.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yalnızca şeker değil, pişirme yöntemleri de yaşlandırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.dokuzda9.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yalnizca-seker-degil-pisirme-y_1760346919_FnlMik.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Dokuzda 9 ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Dokuzda 9</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>