- Haberler
- Özel Haber
- İYİ Partili Ulusoy: 'Tarım Bakanlığı'nda 4 bakan yardımcısı var, bir Ziraat Mühendisi yok'
İYİ Partili Ulusoy: 'Tarım Bakanlığı'nda 4 bakan yardımcısı var, bir Ziraat Mühendisi yok'
İzmir'de düzenlenen Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nda konuşan İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, tarım politikalarını 'milli güvenlik' perspektifiyle değerlendirdi. Ulusoy, bakanlık kadrolarında liyakat eksikliği, ithalat politikaları ve kırsalın boşalmasına yönelik sert eleştirilerde bulundu.
ALPER TEMİZ / İzmir’de gerçekleştirilen Agroexpo 21. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na katılan İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, TV9 ekranlarında tarım ve ormancılık politikalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Ulusoy, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi.
“Tarımı hayvancılıktan ayırmak yanlıştır”
Ulusoy, tarımın yalnızca bitkisel üretim olarak ele alınmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, “Ben ziraat mühendisiyim. Mesleki alışkanlıkla tarım dediğimizde bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte düşünürüz. Hayvancılık tarımın içindedir. Tarımı hayvancılıktan ayırmak doğru değildir” dedi.
İzmir’in aynı zamanda önemli bir süt ve hayvancılık merkezi olduğunu belirten Ulusoy, fuarın bu yönüyle dikkat çektiğini ifade ederek, “Temelde fikirlerimiz aynı. Tarım bütüncül bir alandır ve böyle ele alınmalıdır” diye konuştu.
“Tarım milli güvenlik meselesidir”
Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ulusoy, “İYİ Parti olarak tarıma milli güvenlik sorunu olarak bakıyoruz. Savunma sanayine gösterdiğimiz yaklaşımı tarıma da göstermek zorundayız. Stratejik ürünlerde ve temel gıdada kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin tarihsel deneyimlerine dikkat çeken Ulusoy, “Kurtuluş Savaşı’nı, İkinci Dünya Savaşı’nı düşündüğümüzde tarım sayesinde ayakta kalmış bir toplumuz. 1940’larda ekmek karneyle verildi ama insanlar ekmeksiz kalmadı. Devlet planlaması sayesinde nüfusumuz arttı. Bugün de aynı devlet aklına ihtiyaç var” dedi.
“Sürdürülebilir ekolojik tarım ve markalaşma şart”
Tarımda sürdürülebilirliğin üç temel unsurla mümkün olduğunu belirten Ulusoy, “İnsanoğlu tarım yaparken üç unsurdan yararlanır: Toprak, su ve insan. Sürdürülebilir tarım için bu üç unsurun da korunması gerekir. Tarım arazilerini ve su kaynaklarını kirletmeden üretim yapılmalıdır” diye konuştu.
Türkiye’nin tarımsal çeşitliliğine dikkat çeken Ulusoy, “Dünyada kültürü yapılan yaklaşık 110 bitkiden 98’i Türkiye’de üretilebiliyor. Bu çeşitlilik başka hiçbir ülkede yok” dedi. Ata tohumları ve yerel ürünlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Ulusoy, “Siyez buğdayının verimi düşük olabilir ama markalaşırsa daha yüksek gelir sağlar. Ucuz ekmek de olacak, siyez buğdayından üretilmiş daha pahalı ekmek de olacak. Tarım böyle kurtulur” ifadelerini kullandı.
“Önce insanımızı doyurmalıyız”
Ulusoy, gıda politikalarının merkezine insanın konulması gerektiğini belirterek, “Bizim birinci önceliğimiz insanımızın sağlıklı gıdaya ulaşmasıdır. Şehirdeki insan aç kalmamalı. Yumurtasına, sütüne, etine, sebzesine ve zeytin yağına ulaşabilmeli. Devlet bunu garanti altına almalıdır” dedi.
Çocuk ve genç yoksulluğuna da dikkat çeken Ulusoy, “Türkiye çocuk yoksulluğunun en riskli yaşandığı ülkelerden biri. Önce insanımızı doyurmalıyız, diğer politikalar bundan sonra gelmeli” şeklinde konuştu.
“Devlet köye dönmeden gençler dönmez”
Kırsal nüfusun azalmasının tarımın en büyük sorunlarından biri olduğunu ifade eden Ulusoy, “Gençler sadece para kazanmak için köye dönmez. Köyde okul yoksa, sağlık ocağı yoksa, sosyal hayat yoksa kimse kalmaz” dedi.
Devletin köy yaşamını yeniden inşa etmesi gerektiğini söyleyen Ulusoy, “Devlet önce köye dönmeli. Köy okulları açılmalı, sağlık hizmetleri sağlanmalı. Ziraat mühendisleri ve veterinerler köylüye hizmet vermeli. Bunların hepsi mümkün ve çok maliyetli değil” ifadelerini kullandı.
“İthalat yerine sağlık hizmeti verin”
Hayvancılık politikalarını da eleştiren Ulusoy, “Bakanlığın verilerine göre yılda yaklaşık 1 milyon buzağı kaybımız var. Biz zaten sağlık hizmeti vermediğimiz için kaybettiğimiz hayvan sayısı kadar ithalat yapıyoruz” dedi.
Bu durumun kamu kaynaklarının israfı olduğunu savunan Ulusoy, “Çiftçiye ve üreticiye destek vermek yerine ithalata para harcanıyor. Bu fakir milletin vergileri aracılara aktarılıyor” şeklinde konuştu.
“Bakanlıkta liyakat yok”
Tarım ve Orman Bakanlığı kadrolarına yönelik sert eleştirilerde bulunan Ulusoy, “Orman Bakanımız ziraat mühendisi değil. Dört bakan yardımcısı var, bir tane ziraat mühendisi yok. Kimisi gençlik kolları başkanı, kimisi milletvekili adayı. Bakanlık siyasi kadrolarla doldurulmuş” dedi.
Ulusoy, “Tarımı bilmeyen, hayvanı tanımayan kadrolarla bu sorunlar çözülmez. Bu sorundan kazanç sağlayanlar bu sorunu çözmez. Tarım milli mesele olarak ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme