İzmir'de 'ikinci baro' gerilimi: 'Bizim siyasetimiz hukuk'
Sefa Yılmaz ile Mahmut Atilla Kaya arasında 'ikinci baro' tartışması yeniden alevlendi. Yılmaz, 'İzmirli avukatlar buna izin vermez' dedi.
Haberin Özeti
- • Sefa Yılmaz ile Mahmut Atilla Kaya arasında “ikinci baro” tartışması yeniden alevlendi. Yılmaz, “İzmirli avukatlar buna izin vermez” dedi.
Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine karşı başlatılan direnişe destek veren İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın “İzmir’de ikinci baro zorunluluk” sözlerine sert yanıt verdi. Yılmaz, “Bizim siyasetimiz hukuk” diyerek eleştirilere karşı çıktı.
İkinci baro tartışması yeniden gündemde
İzmir Barosu’nun 1908 yılında kurulduğunu ve 12 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin üçüncü büyük barosu olduğunu hatırlatan Yılmaz, “ikinci baro” tartışmalarının yeni olmadığını vurguladı. Yıllardır bu yönde girişimler olduğunu belirten Yılmaz, İzmirli avukatların farklı siyasi görüşlere sahip olsalar da bu fikre karşı ortak bir duruş sergilediğini söyledi.
Yılmaz, “İzmir Barosu’na kayıtlı avukatlar, bu yapılmak istenenin doğru olmadığını bildikleri için buna izin vermez. Çok farklı görüşlerden meslektaşlarımız da ikinci baroların neye hizmet ettiğini biliyor ve uzak duruyor” ifadelerini kullandı. İkinci baroların “baroların araçsallaşması” anlamına geldiğini savunan Yılmaz, İzmir Barosu’ndaki kolektif yapının korunacağını dile getirdi.
İzmir’de ikinci bir baronun kurulabilmesi için en az 2 bin avukatın ıslak imzası gerekirken, bugüne kadar bu sayıya ulaşılamadığı öğrenildi.
“Bu sadece bir bina meselesi değil”
Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve gasilhane binasının devrine ilişkin süreci de değerlendiren Yılmaz, uygulamayı “baştan sona haksız” olarak nitelendirdi. Söz konusu alanların kamuya ait olduğunu ve kamu yararına kullanıldığını vurgulayan Yılmaz, yargı süreci tamamlanmadan tahliye girişiminde bulunulmasını eleştirdi.
2007 yılında ilgili şerh bedelinin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ödendiğini hatırlatan Yılmaz, “Yargılama süreci devam ederken neden acele ediliyor?” diye sordu.
Meslek Fabrikası’nda bugüne kadar 200 binden fazla kişinin eğitim aldığını belirten Yılmaz, bu alanların aynı amaçla kullanılmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti. Sürecin yalnızca mülkiyet değil, aynı zamanda kentin sosyal yapısını ilgilendirdiğini vurgulayan Yılmaz, “İzmir’in emek ve demokrasi güçleriyle birlikte bu haksızlığa karşı duracağız” dedi.
6 Nisan 2026’da sona erecek erteleme süresinin ardından yeni bir direniş sürecine hazırlandıklarını belirten Yılmaz, İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarının da sürece dahil olacağını söyledi.
Bakmadan Geçme