Ülkü Doğan gündemi değerlendirdi: 'Türkiye'nin meselesi adalettir'
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, eğitimden üretime, demokrasiden ekonomiye birçok başlıkta gündemi değerlendirdi.
Haberin Özeti
- • İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, yaptığı basın açıklamasında eğitimden yerel yönetimlere, üreticilerin sorunlarından emeklilerin geçim sıkıntısına ve son dönemde gündeme gelen fon iddialarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Doğan, açıklamasında adalet, eşitlik, liyakat ve millet iradesi vurgusu yaptı.
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen basın topantısında konuştu. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte sahada veliler, eğitim sendikaları, kantin işletmecileri ve servis şoförleriyle yapılan görüşmelerden ortaya çıkan sorunlara dikkat çekti. Doğan, öğrenciler, veliler, öğretmenler, kantinciler ve servis işletmecilerinin ekonomik yük altında olduğunu ifade etti.
Velilerin okul masrafları nedeniyle zorlandığını belirten Doğan, devlet okullarındaki bazı ihtiyaçların da velilerin üzerine kaldığını savundu. Servis, kırtasiye, kıyafet ve beslenme gibi giderlerin “ücretsiz eğitim” kavramının aile bütçeleri açısından ağır bir maliyete dönüşmesine neden olduğunu söyledi.
Kantin işletmecilerinin de kira, elektrik, su ve hammadde maliyetlerinden şikâyet ettiğini aktaran Doğan, öğrencilerin kantin alışverişlerinin azalmasının çocukların yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Servis işletmecilerinin ise akaryakıt ve işletme maliyetlerindeki artış nedeniyle ücretleri yükseltmek zorunda kaldığını ifade eden Doğan, bu durumun velilerle servisçiler arasında karşı karşıya gelmeye yol açtığını, ancak her iki kesimin de aynı ekonomik düzenin mağduru olduğunu dile getirdi.
Öğretmenlerin ekonomik koşullarının, özlük haklarının ve çalışma şartlarının da ciddi sorunlar barındırdığını söyleyen Doğan, eğitimde yalnızca akademik başarının değil, öğrencilerin güvenli ve sağlıklı ortamlarda eğitim görmesinin de önemli olduğunu vurguladı.
Deprem riski bulunan okullarla ilgili sorunlar
Ülkü Doğan, 2020 İzmir depremi sonrasında bazı okulların boşaltıldığını hatırlatarak, riskli yapıların yalnızca kapatılmasının yeterli olmadığını, öğrencilerin güvenli binalara kısa sürede taşınması gerektiğini söyledi.
Doğan’ın açıklamasına göre, 2023 yılında sekiz okul veya okul bloğu deprem güvenliği gerekçesiyle tahliye edildi. Bazı öğrencilerin hâlâ başka okul binalarında eğitim gördüğünü belirten Doğan, gecikmeler nedeniyle kimi okullarda binaların paylaşılmak zorunda kaldığını, kalabalık sınıflar ve ikili eğitim gibi sorunların ortaya çıktığını ifade etti.
Konak’taki Salih İşgören İlkokulu örneğini de gündeme getiren Doğan, öğrencilerin Melih Özakat İlkokulu’na taşındığını, daha sonra Melih Özakat İlkokulu için de yıkım kararı alınması üzerine her iki okulun öğrencilerinin Gazi Ortaokulu’na yönlendirildiğini aktardı. Bu durumun okul giriş ve çıkışlarında yoğunluk, küçük yaştaki çocukların güvenliği, hijyen, fiziksel kapasite ve ikili eğitim açısından velilerde endişe yarattığını söyledi.
Doğan, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şu soruların yanıtlanmasını istedi: 2020 yılından bu yana kaç okul tahliye edildi, bunların kaçı yeniden yapıldı, kaçının inşaatı devam ediyor, kaç öğrenci başka okullarda eğitim görüyor, kaç okulda ikili eğitim uygulanıyor ve öğrenciler ne zaman kendi okullarına dönecek?
Buca Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu hakkında da açıklamalarda bulunan Doğan, okul binasının deprem güvenliği açısından riskli olduğu ve yıkım kararı bulunduğu yönündeki iddiaları gündeme taşıdı. Doğan, bu iddiaların doğru olup olmadığının ve doğruysa öğrencilerin neden hâlâ bu binada eğitim gördüğünün kamuoyuna belgeleriyle açıklanmasını istedi.
Doğan, eğitimde güvenliğin yalnızca okul binalarıyla sınırlı olmadığını da belirterek, Turgutlu’da okula giden çocukların silahlı saldırıya uğradığını ve 11 öğrencinin yaralandığını ifade etti. Velilerin artık çocuklarının yalnızca eğitim masraflarını değil, beslenmesini, okul binasının güvenliğini ve okula ulaşımını da düşünmek zorunda kaldığını söyledi.
“İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir”
Ülkü Doğan, açıklamasında yerel yönetimler ve siyasi parti değiştiren belediye başkanları konusuna da değindi. “Foça’nın ardından şimdi Çiğli” ifadelerini kullanan Doğan, İzmir’de seçmenlerin oylarıyla göreve gelen bazı belediye başkanlarının seçimlerin ardından AK Parti’ye geçmesini eleştirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, “Bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanı ya da milletvekilinin, kendisine oy veren seçmenin iradesine saygı göstermek gibi bir mecburiyeti vardır. O sevgiyi ve oyu başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz.” sözlerini hatırlatan Doğan, demokrasinin yalnızca seçim günü sandığa gitmekten ibaret olmadığını ifade etti.
Seçilmiş makamların kişisel siyasi mülk olmadığını, kamu adına verilen bir emanet olduğunu savunan Doğan, belediye başkanlarının parti değiştirmesiyle birlikte kamu hizmetlerinin de siyasi aidiyet üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Doğan, açıklamasında, “İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir. İzmirlinin oyu devredilemez, ciro edilemez. Milletin emaneti başka bir partiye taşınamaz.” ifadelerini kullandı.
İzmir’in siyasi olarak kazanılmak istenmesi halinde bunun kapalı kapılar ardındaki siyasi transferlerle değil, sandık yoluyla gerçekleşmesi gerektiğini belirten Doğan, “İzmir’i istiyorsanız kapalı kapılarda değil, sandıkta kazanacaksınız.” dedi.
Üretici fiyat bekliyor
Ülkü Doğan’ın açıklamasındaki bir diğer başlık ise İzmir ve Ege Bölgesi açısından önemli tarım ürünleri oldu. Zeytin, incir ve üzüm üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Doğan, üreticilerin “Ben ürettim; peki devlet nerede?” sorusunu sorduğunu ifade etti.
Zeytinde yüksek rekolte beklentisinin üretici açısından tek başına olumlu bir tablo oluşturmadığını belirten Doğan, ihracatın düşmesi halinde stokların artabileceğini, üretim maliyetleri ile satış fiyatlarının karşı karşıya kalabileceğini söyledi. TARİŞ ve bölgedeki odaların zeytinyağı fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığı yönündeki değerlendirmelerine dikkat çekerek destek talebini gündeme taşıdı.
İncirde Türkiye’nin dünya lideri olduğunu belirten Doğan, bu yıl da yüksek rekolte beklendiğini ve hasat ile ihracat sezonunun başladığını söyledi. Ancak 29 Eylül itibarıyla TARİŞ’in alım fiyatının hâlâ açıklanmadığını ifade eden Doğan, geçen yıl kuru incir fiyatının 30 Ağustos’ta açıklandığını, bu yıl ise aradan yaklaşık bir ay geçmesine rağmen üreticinin fiyat konusunda belirsizlik yaşadığını dile getirdi.
Üzümde ise TARİŞ tarafından 80 TL avans fiyat açıklanmasına tepki gösteren Doğan, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy’un üreticinin beklentisinin 180 TL olduğu yönündeki değerlendirmesini aktardı. Doğan, alım fiyatının en az 145 TL olması ve kuru üzümün 3 doların altına düşmemesi gerektiğini savundu. Geçen yıl fiyatın 120 TL olduğunu hatırlatan Doğan, artan maliyetler karşısında 80 TL’nin üreticiyi korumadığını ifade etti.
Tarım politikasının hasattan önce planlanması gerektiğini söyleyen Doğan; ihracat pazarları, depolama, işleme, paketleme ve alım politikalarının önceden belirlenmesi gerektiğini belirtti.
Üzümün yaş ve kuru olarak tüketilebildiğini, pekmez, sirke ve üzüm suyu gibi ürünlere dönüştürülebildiğini; incirin kurutulup ihraç edilebildiğini, zeytinin ise sofralık ürün ve zeytinyağı olarak değerlendirilebildiğini hatırlatan Doğan, yüksek rekoltenin doğru yönetildiğinde sorun değil, fırsat olması gerektiğini söyledi.
Doğan bu yaklaşımını, “Üretici bereketten korkmamalı; bereketten kazanmalıdır.” sözleriyle ifade etti.
Fon iddiaları ve gelir eşitsizliği gündemde
Ülkü Doğan, açıklamasında son dönemde gündeme gelen fon iddialarına ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Net asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu belirten Doğan, 15 dakikalık çalışma üzerinden yaptığı hesaplamada asgari ücretlinin yaklaşık 10 lira, emeklinin ise yaklaşık 8 lira gelir elde ettiğini söyledi.
Doğan, son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına ilişkin olarak eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşine yönelik ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Açıklamada, yaklaşık 163 milyon liralık yatırımın 2,17 milyar liralık bir geri dönüşe ulaştığı ve 2 milyar liranın üzerinde kazanç sağlandığının öne sürüldüğünü belirtti. Bu tutarın işlem süresine bölünmesi halinde 15 dakikalık karşılığının yaklaşık 173 bin liraya denk geldiğini dile getirdi.
Doğan, bir tarafta ücret geliri, diğer tarafta ise iddia edilen yatırım kazancı bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu ülkede para kim için, nasıl kazanılıyor?” sorusunu yöneltti.
Sermaye piyasalarına duyulan güvenin önemine değinen Doğan, küçük yatırımcının denetim mekanizmalarına, kurumların tarafsızlığına ve herkes için aynı kuralların uygulanmasına güvenmesi gerektiğini söyledi. “Benim bilmediğim bir şeyi birileri önceden mi biliyordu?” sorusunun da yanıtlanması gerektiğini ifade etti.
Ankara’da emeklilerin “geçinemiyoruz” diyerek Anayasa Mahkemesi önünde yaptığı eylemi de gündeme getiren Doğan, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” yazılı bir döviz taşıdığını ve daha sonra protesto sırasında intihar ederek hayatını kaybettiğini belirtti.
Doğan, Türkiye’nin temel meselesinin adalet olduğunu savunarak, fon iddiaları kapsamında içeriden bilgi kullanılıp kullanılmadığının ve işlemlerin nasıl gerçekleştiğinin araştırılması gerektiğini söyledi.
“Bu iktidarın Türkiye’ye anlatabileceği yeni bir hikâyesi kalmamıştır”
Açıklamasının son bölümünde iktidarın 25 yıllık yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ülkü Doğan, çocukların okul yolunda güvenlik endişesi yaşadığı, emeklilerin geçinemediği, üreticilerin emeğinin karşılığını alamadığı ve gençlerin geleceğe ilişkin kaygı taşıdığı bir tablo bulunduğunu savundu.
Doğan, ülkede yaşanan felaketlerin dahi gündemde uzun süre kalamadığını belirterek, “Bir ülkede felaketlerin bile gündemde kalmaya vakti yoksa… yönetim sorunu vardır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kaynaklarının, insan gücünün ve üretim kapasitesinin bulunduğunu söyleyen Doğan, ihtiyaç duyulanın adaletli, liyakatli ve akılcı bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti.
“Bu iktidarın Türkiye’ye anlatabileceği yeni bir hikâye kalmamıştır.” diyen Doğan, 25 yılın sonunda iktidarın önce millete bu dönemin hesabını vermesi gerektiğini söyledi.
Doğan, Türkiye’nin sorunlarının halktan, topraklardan veya imkânlardan kaynaklanmadığını; asıl sorunun adalet, liyakat ve kamu yararı ilkeleriyle yönetemeyen bir anlayış olduğunu savundu. Açıklamasında “Çünkü artık yolun sonuna geldiler.” ifadelerine de yer veren Doğan, Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyaç duyduğunu söyledi.
İYİ Parti İzmir’de danışma meclisi vurgusu
Ülkü Doğan, İYİ Parti’nin yalnızca eleştiren değil, çözüm önerileri ortaya koyan bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirterek İzmir İl Başkanlığı Danışma Meclisi’nin yeni üyelerini de açıkladı.
Danışma Meclisi’nin yalnızca siyasi kimliklerin bir araya geldiği bir yapı olmayacağını belirten Doğan; akademi, hukuk, sağlık, ekonomi, iş dünyası, yerel yönetimler, medya ve sivil toplum gibi farklı alanlardan isimlerin ortak akıl etrafında buluşturulacağını söyledi.
“Ben bilirim” anlayışı yerine, alanında bilgili insanların aynı masada buluşacağı bir çalışma modelini hedeflediklerini ifade eden Doğan, İzmir’in sorunlarının dinleneceğini, araştırılacağını ve tartışılacağını belirtti.
Doğan, bu yapı üzerinden çözüm ve alternatifler üreterek yönetmeye hazırlanacaklarını ifade ederek, “Bu kadroyla İzmir için düşüneceğiz. İzmir için üreteceğiz. İzmir için çalışacağız. Ve İzmir’i yönetmeye hazırlanacağız.” dedi.
Açıklamasının sonunda Türkiye ve İzmir için umut vurgusu yapan Ülkü Doğan, “Türkiye’nin umudu var. İzmir’in gücü var. İYİ Parti’nin iradesi var. Ve bu ülkeyi hak ettiği yarınlara taşıyacak kadroları var.” ifadelerini kullandı.
Doğan ayrıca, “Milletin iradesi üzerinde hiçbir irade yoktur. Cumhuriyet sahipsiz değildir. İzmir sahipsiz değildir. Türkiye sahipsiz değildir. Türk Milleti yalnız değildir.” sözleriyle açıklamasını tamamlayarak İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı Danışma Meclisi’nin yeni üyelerini kamuoyuna duyurdu.
Bakmadan Geçme
