ESİN VARDAR

'Kendi kalbine gurbet olma.'

ESİN VARDAR

Bu cümle, ilk bakışta kısa ve sade gibi görünse de, insanın iç dünyasına dokunan derin bir çağrıdır. Gurbet kelimesi, çoğu zaman fiziksel bir uzaklığı, memleketten ayrı düşmeyi anlatır. Oysa insan, bazen en çok kendi kalbinden uzak düştüğünde gerçek anlamda gurbeti yaşar. Kalbinin sesini duyamaz hale gelmek, hislerini bastırmak, hayallerini ertelemek ve kendine yabancılaşmak; insanı kalabalıklar içinde bile yalnız bırakır. İşte “kendi kalbine gurbet olma” sözü, tam da bu yabancılaşmaya karşı bir uyanıştır.
İnsan, yaşamın koşuşturması içinde çoğu zaman başkalarının beklentilerine göre şekillenmeye başlar. “El âlem ne der?”, “Benden beklenen bu” düşüncesi, zamanla kişinin kendi isteklerini, sınırlarını ve değerlerini gölgede bırakır. Böylece insan, başkalarının hayatını yaşarken, kendi kalbinin kapısını yavaş yavaş kapatır. Oysa kalp, yalnızca duyguların değil; vicdanın, sezgilerin, umutların ve hayallerin evidir. Bu eve yabancı kalmak, insanın kendisiyle bağını koparması demektir.
Kendi kalbine gurbet olmak, çoğu zaman küçük tavizlerle başlar. Bir kez “olsun” dersin, sonra bir kez daha… Bir süre sonra neye üzüldüğünü, neye sevindiğini, seni neyin gerçekten mutlu ettiğini bilemez hale gelirsin. Gülüşlerin mekanikleşir, sözlerin alışkanlığa dönüşür. Kalbin susar ama zihin konuşmaya devam eder. Bu sessizlik, dışarıdan fark edilmez belki, ama insanın iç dünyasında derin bir boşluk yaratır.
Oysa kalbine yakın olmak, her şeyden önce kendinle dürüst olmayı gerektirir. Acını inkâr etmemek, sevinçlerini küçümsememek, korkularını bastırmak yerine anlamaya çalışmak… Kendi kalbine yabancı olmayan insan, her zaman güçlü değildir belki, ama her zaman gerçektir. Çünkü gerçeklik, insanın kendine söylediği yalanları azaltmasıyla başlar. Kalbine kulak vermek, bazen zor kararlar almak, bazen de “hayır” diyebilmek demektir. Ama unutulmamalıdır ki, kalbine uzaklaşarak kazanılan hiçbir başarı, insanı gerçekten huzurlu kılamaz.
Bu söz aynı zamanda bir şefkat çağrısıdır: Kendine şefkatli ol. Herkese gösterdiğin anlayışı, kendinden esirgeme. Hatalarını bir yük gibi değil, bir ders gibi gör. Kalbinin kırıldığı yerlerde kendini suçlamak yerine, kendine sarıl. Çünkü insan, başkaları tarafından anlaşılmadığında değil; kendisi tarafından anlaşılmadığında en çok yaralanır.
“Kendi kalbine gurbet olma” demek, içindeki çocuğu unutma, hayallerini susturma, hislerini küçümseme demektir. Hayat seni ne kadar yorsa da, ne kadar savursa da, içindeki o sesi tamamen susturma. Çünkü insan, dünyaya tutunmak için değil; önce kendine tutunmak için yaşar. Kalbine yakın olan, hayatın zorlukları karşısında daha sağlam durur; çünkü nereden güç alacağını, nereye sığınacağını bilir.
Sonuç olarak bu söz, bir hatırlatmadır: Kendini ihmal etme. Kalbine mesafe koyma. Çünkü insanın en uzun yolculuğu, bazen kendi içine yaptığı yolculuktur. Ve o yolculukta kaybolmamak için en önemli pusula, yine kalbinin kendisidir. Kendi kalbine gurbet olmadığında, dünyanın hiçbir yerinde kendini yabancı hissetmezsin.

Yazarın Diğer Yazıları