Acele kamulaştırmada Milas'tan başlayan hukuk dalgası Niğde'ye ulaştı!
Muğla Milas'ta verilen ve acele kamulaştırma süreçlerinde yeni bir hukuki yaklaşım ortaya koyan karar, Niğde'deki kamulaştırma davalarına da taşındı. Konu hakkında Dokuzda9'a özel açıklamalar yapan Çevre Avukatı İsmail Hakkı Atal, 'Domino etkisi gösterecektir' dedi.
Haberin Özeti
- • Muğla Milas’ta verilen ve acele kamulaştırma süreçlerinde yeni bir hukuki yaklaşım ortaya koyan karar, Niğde’deki kamulaştırma davalarına da taşındı. Konu hakkında Dokuzda9'a özel açıklamalar yapan Çevre Avukatı İsmail Hakkı Atal, "Domino etkisi gösterecektir" dedi.
Türkiye’de taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkını yakından ilgilendiren acele kamulaştırma uygulamalarında yeni bir hukuki tartışma başladı. Muğla’nın Milas ilçesinde 679 taşınmazı kapsayan acele kamulaştırma sürecine ilişkin verilen karar, farklı illerde görülen kamulaştırma davalarında emsal olarak kullanılmaya başlandı.
10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile başlatılan acele kamulaştırma işlemine karşı açılan davalarda Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, önemli bir karara imza attı. Mahkeme, Danıştay Altıncı Dairesi’nde idari işlemin iptali istemiyle devam eden davaların sonuçlanmasını, tüm el koyma ve bedel tespiti dosyaları bakımından bekletici mesele yaptı.
Bu kararla birlikte, acele kamulaştırmaya ilişkin idari işlemin hukuka uygunluğu kesinleşmeden taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkına yönelik geri dönüşü güç müdahalelerin yapılamayacağı vurgulandı.
Kararın dayanağını ise Anayasa
Mahkemesi’nin 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararı oluşturdu. Mahkeme, yalnızca idari yargıda iptal davası açan maliklerin değil, dava açmayan taşınmaz sahiplerinin de bu hukuki korumadan yararlanabileceğine hükmetti.
Çevre hukukçuları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca da kararın, idarenin yargısal denetimi ve hukuk devleti ilkesi bakımından Türkiye genelinde önemli bir örnek oluşturduğunu değerlendirdi.
Milas’taki karar Niğde’deki kamulaştırma dosyalarına emsal oldu
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği karar, kısa sürede başka kentlerde devam eden kamulaştırma uyuşmazlıklarında da gündeme geldi.
Niğde Belediye Başkanlığı aleyhine açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında taşınmaz maliklerinin avukatları, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’ne sundukları ek istinaf dilekçelerinde Milas kararını emsal olarak gösterdi.
Çevre Avukatı İsmail Hakkı Atal tarafından hazırlanan dilekçede, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi’nde kamu yararı kararı ve kamulaştırma işleminin iptaline yönelik istinaf incelemesinin sürdüğü belirtildi.
Dilekçede, idari yargıdaki süreç tamamlanmadan ilk derece adli yargı mahkemesi tarafından verilen tescil kararlarının hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği savunuldu.
Anayasa Mahkemesi’nin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin 14. fıkrasına ilişkin iptal kararı hatırlatılarak, idari yargıdaki iptal davası sonuçlanmadan adli yargıda tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığı ve sürecin sonucunun beklenmesi gerektiği ifade edildi.
Kamulaştırma bedellerinde enflasyon kaybı tartışması büyüyor
Acele kamulaştırma davalarında yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu değil, yıllar süren yargılamalar nedeniyle taşınmaz maliklerinin yaşadığı ekonomik kayıplar da gündeme geliyor.
Niğde’de devam eden bazı kamulaştırma dosyalarında, dava tarihinden itibaren geçen sürede ödenmeyen veya değer kaybına uğrayan bedellerin Anayasa Mahkemesi’nin "denkleştirici adalet" ilkeleri doğrultusunda güncellenmesi talep ediliyor.
Niğde 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki dosyalara sunulan uzman iktisatçı bilirkişi raporlarında, enflasyon nedeniyle kamulaştırma bedellerindeki gerçek değer kaybına dikkat çekildi.
Bilirkişi hesaplamalarına göre;
2024/143 Esas sayılı dosyada, başlangıçta 2 milyon 228 bin 310 TL olarak belirlenen bedelin Temmuz 2026 itibarıyla 7 milyon 35 bin 712 TL seviyesine ulaştığı hesaplandı.
2024/144 Esas sayılı dosyada, 2 milyon 375 bin 463 TL olan bedelin 7 milyon 500 bin 337 TL’ye yükseldiği belirtildi.
2024/134 Esas sayılı dosyada, 717 bin 134 TL olarak belirlenen kamulaştırma bedelinin 2 milyon 264 bin 296 TL’ye ulaştığı hesaplandı.
2024/146 Esas sayılı dosyada, 856 bin 654 TL olan bedelin ise 2 milyon 704 bin 817 TL seviyesine çıktığı bildirildi.
Hukukçular, Anayasa’nın 46. maddesi gereği kamulaştırma bedellerinin taşınmazın gerçek karşılığı üzerinden ödenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda TEFE-TÜFE oranları, altın, döviz kurları ve memur-işçi maaş artışları gibi ekonomik göstergeler üzerinden yapılan hesaplamaların, mülkiyet hakkındaki kayıpların giderilmesi açısından anayasal bir zorunluluk olduğu ifade ediliyor.
Milas’tan başlayan bu hukuki yaklaşımın, farklı illerdeki kamulaştırma uyuşmazlıklarında yeni bir savunma hattı oluşturması bekleniyor.
Bakmadan Geçme
