Güç: 'Cumhuriyet'i demokrasiyle ve adaletle büyüteceğiz'
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, 9 Eylül töreninde 'Türkiye'nin geleceğine milletimiz karar verir' mesajı verirken, Cumhuriyet'in adalet, bilim, üretim ve demokrasiyle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • YENİ Parti İzmir İl Örgütü, 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu’nun 104. yıl dönümünde Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde çelenk sundu. Yoğun katılımla gerçekleşen törende konuşan İl Başkanı Çağatay Güç, 9 Eylül’ün kurtuluş iradesinin ülkenin geleceğini kurma iradesine dönüştüğü tarih olduğunu söyledi. Güç; Cumhuriyet, adalet, liyakat, üretim, bilim, eğitim, sosyal devlet ve demokrasi vurgusu yaparken, YENİ Parti’nin yeni bir Türkiye fikriyle yola çıktığını belirtti.
İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kapsamında YENİ Parti İzmir İl Örgütü tarafından Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. Yoğun katılımın olduğu programa YENİ Parti ilçe başkanları, il yöneticileri, kadın ve gençlik örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Törende Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay da yer aldı.
Etkinlik, 10. Yıl Marşı’nın çalınması ve alandakiler tarafından söylenmesiyle başladı. Ardından başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerin anısına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları başkanlarıyla birlikte Atatürk Anıtı’nın önüne çelenk bıraktı. Çelenk sunumunun ardından Güç, alanda bulunan belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik örgütleri, partililer ve İzmirlilere hitap etti.
9 Eylül’ü “geleceği kurma iradesi” olarak değerlendirdi
Konuşmasına 9 Eylül’ün tarihsel anlamına vurgu yaparak başlayan Güç, bu tarihin bir milletin kendi kaderini yeniden eline aldığı gün olduğunu söyledi.
26 Ağustos sabahı Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos’ta askeri zafere ulaştığını belirten Güç, zaferin siyasi anlamının ise Türk ordusunun İzmir’e ulaşmasıyla tamamlandığını ifade etti. İzmir’in kurtuluşunun ardından yalnızca kentin değil, Anadolu’nun kaderinin de değiştiğini belirten Güç, bu noktada “Nasıl bir ülke kuracağız?” sorusunun ortaya çıktığını dile getirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir zaferinin hemen ardından söylediğini aktardığı söz üzerinden 9 Eylül’ün anlamını anlatan Güç, Milli Mücadele’nin birinci evresinin vatanı kurtarmak, ikinci evresinin ise Cumhuriyet’i kurmak olduğunu söyledi.
Güç’e göre bu ikinci aşama; bağımsız bir devlet kurmak, egemenliği saraylardan alarak millete vermek, savaştan ve yoksulluktan çıkmış bir toplumdan çağdaş bir ülke yaratmak ve eğitim, bilim, üretim ile hukuku temel alan yeni bir toplum inşa etmekti. Bu nedenle 9 Eylül’ün geçmişin büyük bir zaferi olmasının yanında Türkiye’nin geleceğini kendi elleriyle kurma cesareti olduğunu belirten Güç, 104 yıl sonra aynı sorunun yeniden sorulması gerektiğini söyledi.
“Bizler bunu istemiyoruz ve kabul etmiyoruz”
Güç, konuşmasının devamında nasıl bir Türkiye istediklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnsanların çalışmasına rağmen yoksullaştığı, emeklilerin geçinemediği, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aradığı bir Türkiye istemediklerini söyleyen Güç; adalet duygusunun zedelendiği, liyakatin geri plana atıldığı ve insanların yarından endişe ettiği bir ülke tablosunu da kabul etmediklerini belirtti.
Cumhuriyet’i bir yurttaşlık sözleşmesi olarak tanımlayan Güç, devlet karşısında ayrıcalıklı kullar yerine hukukun eşit yurttaşlarının bulunması gerektiğini söyledi. Doğduğu aile, yaşadığı şehir veya ekonomik durumu ne olursa olsun her çocuğun Türkiye’nin geleceğinde eşit söz sahibi olabilmesinin Cumhuriyet’in temel anlamlarından biri olduğunu ifade eden Güç, devletin güçlünün değil milletin yanında durması gerektiğini dile getirdi.
“YENİ Parti’yi bunun için kurduk”
YENİ Parti’nin siyaset anlayışının merkezinde Cumhuriyet’i yeniden ayağa kaldırma iradesinin bulunduğunu belirten Güç, partinin kuruluş gerekçesini de anlattı.
Kararların milletle birlikte alındığı, devletin adaletle yeniden buluştuğu, üretimin değer kazandığı, emeğin karşılığını aldığı ve gençlerin kendi ülkelerinde gelecek kurabildiği bir Türkiye için yola çıktıklarını söyleyen Güç, YENİ Parti’nin bir siyaset anlayışını yeniden kurmak amacıyla oluşturulduğunu ifade etti.
Genel Başkan Özgür Özel’in birkaç gün önce bir Anadolu köyünde söylediğini aktardığı sözlere de değinen Güç, YENİ Parti iktidarının çiftçilerin, köylülerin, hayvancıların, işçilerin ve emekçilerin iktidarı olacağını söyledi. İktidarın kendileri için bir makam olmadığını vurgulayan Güç, bunu milletin hayatını değiştirebilecek bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
“Devletin gerçek gücü milletin refahıdır”
Konuşmasında devlet anlayışına ilişkin mesajlar da veren Güç, bir çiftçinin ürününü sattığında borcunu ödeyebilmesi, emeklinin torununa harçlık verirken hesabını düşünmemesi ve annelerin çocuklarının eğitimi konusunda kaygı yaşamaması gerektiğini söyledi. Gençlerin “Bu ülkede benim için bir gelecek var” diyebilmesinin önemine dikkat çeken Güç, devletin yalnızca yol, köprü ve bina yapmakla sınırlı bir anlayışla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Devletin aynı zamanda insana güven vermek ve milletin refahını sağlamakla görevli olduğunu söyleyen Güç, devletin gerçek gücünün çocuklara sunduğu eğitimde, gençlere sağladığı gelecekte, çiftçinin üretiminde, emeklinin sofrasında ve kadının özgürlüğünde bulunduğunu ifade etti. YENİ Parti olarak kurmak istedikleri Türkiye’nin bu anlayış üzerine şekilleneceğini belirten Güç, siyasetin merkezine insanı aldıklarını ve ülkenin gerçek sahibi olarak milleti gördüklerini söyledi.
İzmir için “direnmek ve kurmak” vurgusu
İzmir’in Türkiye tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Güç, kentin tarihsel karakterinde iki güçlü kavram bulunduğunu söyledi: “Direnmek ve kurmak.” Haksızlığa direnmenin ardından daha iyisini kurmak gerektiğini ifade eden Güç, yalnızca yanlışlara itiraz eden bir siyaset anlayışının yeterli olmadığını dile getirdi.
Türkiye’ye neyin ve nasıl kurulacağının anlatılması gerektiğini söyleyen Güç, yalnızca mevcut düzeni değiştirme sözü vermenin yeterli olmayacağını, bunun yerine ne konulacağının da gösterilmesi gerektiğini belirtti. Güç, adalet, liyakat, üretim, bilim, eğitim sistemi, sosyal devlet anlayışı ve demokrasinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Bütün bunların milletin iradesiyle yapılacağını vurguladı.
“Türkiye’nin geleceğine millet karar verir”
Cumhuriyet’in en büyük miraslarından birinin ülkenin geleceğine ilişkin söz hakkının millete ait olması olduğunu belirten Güç, Türkiye’nin geleceğine hiç kimsenin tek başına karar veremeyeceğini söyledi. YENİ Parti’nin yürüyüşünün arkasında milletin bulunduğunu ifade eden Güç, partinin kuruluşunu yalnızca yeni bir siyasi partinin ortaya çıkması olarak değerlendirmediklerini belirtti.
Bu kuruluşu, Türkiye’nin önüne yeniden bir gelecek fikri koyma sorumluluğu olarak gördüklerini söyleyen Güç, tarihin kendisine çizilen kaderi kabul edenleri değil, gerektiğinde o kaderi değiştirme cesareti gösterenleri hatırlayacağını dile getirdi. 104 yıl önce Türk milletinin bunu gerçekleştirdiğini söyleyen Güç, bugün kendilerine düşenin de milletin yüklediği sorumluluğu taşımak olduğunu ifade etti.
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının sürekli ileriye bakılması gereken bir Cumhuriyet bıraktığını belirten Güç, kendi görevlerinin Cumhuriyet’i demokrasi, adalet, bilim, üretim ve refahla büyütmek olduğunu söyledi.
“Yeni bir başlangıç mümkündür”
Türkiye’nin ikinci yüzyılında yeni bir başlangıcın mümkün olduğunu dile getiren Güç, ülkenin yeniden ayağa kalkabileceğini, yeniden üretimine dönebileceğini ve yeniden adaletle buluşabileceğini söyledi. Gençlerin yeniden Türkiye’de hayal kurabileceğini ve milletin geleceğe yeniden güvenle bakabileceğini belirten Güç, YENİ Parti’nin bunun için kurulduğunu, bunun için var olduğunu ve mücadelesini bu doğrultuda sürdüreceğini ifade etti.
Konuşmasının son bölümünde Cumhuriyet’in kurucusu ve Milli Mücadele’nin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitleri, gazileri ve bağımsızlık için mücadele eden tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anan Güç, onların kurtardığı topraklarda yeni başlangıçlar yaratmanın sorumluluğunu taşıdıklarını söyledi. Güç, kurtuluşun bıraktığı emaneti güçlü bir Cumhuriyet’le geleceğe taşımaları gerektiğini belirterek 9 Eylül İzmir’in kurtuluşunu kutladı.
Etkinlik sloganlarla tamamlandı
Çağatay Güç’ün konuşmasının ardından alanda bulunan vatandaşlar ve parti yöneticileriyle birlikte “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı atıldı. Müzik eşliğinde devam eden etkinlik sona erdi.
Programın tamamlanmasının ardından İYİ Parti’nin gerçekleştirdiği yürüyüşle yöneticiler ve vatandaşlar alana giriş yaptı. Bu sırada vatandaşlarla fotoğraf çektiren Çağatay Güç, fotoğraf çekimlerinin ardından alandan ayrıldı.
Bakmadan Geçme

