• Haberler
  • Genel
  • DEVA Partisi İzmir'den mülkiyet tartışmalarına eleştiri: 'Kent uzlaşı temelli yönetim istiyor'

DEVA Partisi İzmir'den mülkiyet tartışmalarına eleştiri: 'Kent uzlaşı temelli yönetim istiyor'

İzmir'de kamu binalarına ilişkin süreçlerin şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesi gerektiği vurgulandı

Haberin Özeti

  • İzmir’de kamu binalarına ilişkin süreçlerin şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesi gerektiği vurgulandı

DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı, kentte son dönemde artan siyasi gerilim ve kamu mülkiyetine ilişkin tartışmalar hakkında değerlendirmede bulundu. Yapılan açıklamada, İzmir’in karşıtlık üzerinden yürüyen siyaset anlayışından yorulduğu belirtilerek, uzlaşı ve ortak akıl çağrısı yapıldı.

Açıklamada, kentteki siyasi atmosferin toplumsal güven üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ifade edilerek, bu durumun seçmen davranışlarına da yansıdığına dikkat çekildi. Siyasete duyulan güvenin zayıfladığı ve kararsız seçmen oranının arttığı belirtilirken, süreçlerin daha şeffaf ve katılımcı yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen mülkiyet devri sürecine de değinilen açıklamada; Halkapınar’daki eski DGM binası olarak bilinen Meslek Fabrikası, Tepecik’teki eski gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik binasına ilişkin gelişmelerin kamuoyunda hassasiyetle takip edildiği ifade edildi. Bu süreçlerin, kamu yararı gözetilerek ve toplumun güvenini zedelemeyecek şekilde ilerletilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Halkapınar’daki binanın tahliyesine yönelik girişimlerin yalnızca idari bir mesele olmadığına dikkat çekilerek, toplumsal ve manevi boyutunun da göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi. Özellikle Ramazan Bayramı gibi birlik ve dayanışma duygularının öne çıktığı bir dönemde atılan adımların, kamuoyunda farklı algılara neden olabileceği kaydedildi.

DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı açıklamasında, süreçlere ilişkin şu değerlendirmeler yer aldı:

Kentin sorunları gerilim ve çatışma diliyle değil, uzlaşı ve sağduyu ile çözülmeli.
“Oldu bitti” anlayışıyla atılan adımlar, toplumda güven kaybına yol açıyor.
Hukuki süreçler tamamlanmadan uygulamaya geçilmemeli, kamu hizmetleri aksatılmamalı.
Dayanak olarak gösterilen vakıf kayıtlarının kapsamı şeffaf biçimde paylaşılmalı.
Karar alma süreçlerine yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve vatandaşlar dahil edilmeli.

Açıklamanın sonunda, İzmir’in gelişimi için kutuplaşmadan uzak, adalet ve şeffaflık temelinde bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme