İzmir Kent Konseyi'nden 1 Eylül çağrısı: Doğa ile barış
İzmir Kent Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü 'Doğa ile Barış' temasıyla bir haftaya yayacak. Sanat, çevre, ekoloji ve toplumsal dayanışmayı buluşturacak etkinliklerin tanıtımında konuşan Özgür Topaç barış çağrısı yaparken, Koçali Al'ın 'Hem barışa hazırız hem savaşa hazırız' sözleri toplantıya damga vurdu.
Haberin Özeti
- • İzmir Kent Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında bu yıl “Doğa ile Barış” temasıyla bir haftaya yayılan etkinlik programı hazırladı. İzmir Ticaret Odası, Konak Belediyesi, sanatçılar, sivil toplum kuruluşları ve Kent Konseyi bileşenlerinin katkılarıyla düzenlenecek etkinliklerde sergi, atölye, bisiklet etkinliği, şiir, müzik, dans ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Basın toplantısında konuşan İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, barışın yalnızca bir güne sığdırılmaması gerektiğini vurgularken, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Koçali Al’ın “Hem barışa hazırız hem savaşa hazırız” sözleri dikkat çekti.
İzmir Kent Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bu yıl “Doğa ile Barış” başlığıyla düzenleyeceği etkinliklerin tanıtımı amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. İzmir Ticaret Odası, Konak Belediyesi, İzmir Kent Konseyi meclisleri, çalışma grupları, sanatçılar ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanacak programın yalnızca 1 Eylül ile sınırlı kalmayacağı, barış fikrinin sanat, doğa, kent yaşamı ve toplumsal dayanışma üzerinden bir hafta boyunca ele alınacağı belirtildi.
Toplantıda İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Koçali Al ve Uluslararası İz Artist Derneği Başkanı, küratör ve sergilerin organizasyon ortağı Muzaffer Bektaş konuştu. Etkinliğin temel yaklaşımının ise “Yurtta Barış, Dünyada Barış” anlayışını “Doğayla Barış” kavramıyla genişletmek olduğu vurgulandı.
Topaç: “Barışı tek güne sınırlamak istemiyoruz”
İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, konuşmasına 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün önemine dikkat çekerek başladı. Barışın yalnızca bir gün hatırlanacak bir kavram olmadığını söyleyen Topaç, “Bizim yapmak istediğimiz, ekip olarak, barışı tek güne sınırlamak değil; barışı her gün, her dakika haykırmak” ifadelerini kullandı.
Barışın insan yaşamının yanı sıra hayvanların, bitkilerin, ekolojinin ve gelecek kuşakların yaşam hakkıyla da doğrudan ilişkili olduğunu belirten Topaç, bu anlayışla İzmir’deki farklı kurum ve kesimleri aynı çatı altında buluşturduklarını söyledi.
Topaç, İzmir Ticaret Odası, Konak Belediyesi, İzmirli sanatçılar ve çok sayıda sivil toplum kuruluşuyla birlikte 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü bir haftaya yayacak şekilde ele aldıklarını belirterek, toplantıya katılan kurum ve basın mensuplarına teşekkür etti.
“Doğa ile Barış” etkinliklerinin temel düşüncesini de anlatan Topaç, barışın yalnızca silahların susması olmadığını ifade ederek, “Barış, insanların korkmadan yaşayabilmesi, çocukların güven içinde büyüyebilmesi, farklı kimliklerin ve düşüncelerin birbirini tehdit olarak görmeden yan yana, el ele yaşayabilmesidir” dedi.
Topaç, barışın adalet, eşitlik, özgürlük ve karşılıklı saygı anlamına geldiğini belirterek, savaşların geride bıraktığı yıkıma da dikkat çekti. Dünyanın farklı bölgelerinde savaş, çatışma, zorunlu göç ve insani dramların devam ettiğini söyleyen Topaç, savaşların geride kaybedilen yaşamlar, parçalanan aileler, yıkılan kentler ve geleceği elinden alınan çocuklar bıraktığını dile getirdi.
“Yurtta Barış, Dünyada Barış”
Konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünü de hatırlatan Topaç, bu anlayışın yalnızca Türkiye açısından değil, bütün insanlık açısından önem taşıdığını ifade etti.
Topaç, “Bir ülkenin kendi içinde huzuru, adaleti ve dayanışmayı sağlayamadan dünyada barışın güçlü bir savunucusu olması mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.
Barışın ülkeler ve coğrafyalar arasında bölünemeyeceğini vurgulayan Topaç, dünyadaki herhangi bir savaşın ve adaletsizliğin Türkiye'yi de ilgilendirdiğini söyledi. Ancak İzmir Kent Konseyi'nin bu yıl barış kavramını daha da geniş bir çerçevede ele aldığını belirten Topaç, insanlığın yalnızca insanlarla değil doğayla da barışması gerektiğini söyledi.
“İklim krizlerinin, kuraklığın, orman yangınlarının, su kaynaklarının azalmasının, çevre kirliliğinin ve biyolojik çeşitliliğin kaybının da bizlere aynı şeyi söylediğini görüyoruz” diyen Topaç, doğayla kurulan ilişkinin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü “Doğa ile Barış” başlığı altında ele aldıklarını ifade ederek, “Doğayla, kentle ve birbirimizle barış içinde olacağız” dedi.
“Barış yaşadığımız kentte başlayacak”
Topaç'a göre barış yalnızca uluslararası ilişkilerin konusu değil. Kent yaşamının da barış kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirten Topaç, İzmir’de farklı kesimlerin birbirini dinlemesi, farklılıkların birlikte yaşanması ve ortak sorunlara ortak akılla çözüm bulunması gerektiğini söyledi.
Topaç, “Çocuklarla, gençlerle, kadınlarla, engelli bireylerimizle, yaşlılarla, tüm canlılarla eşit, erişilebilir ve güvenli yaşam alanlarına sahip olacağız” ifadelerini kullandı.
İzmirlilere de çağrıda bulunan Topaç, 1 Eylül’ün yalnızca takvimde yer alan bir anma günü olarak bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Barışı günlük hayatımızın, kentimizin ve doğayla kurduğumuz ilişkinin bir parçası haline getirelim” dedi. Etkinlikler kapsamında resimler, sergiler, yazarlık atölyeleri, bisiklet etkinlikleri, açık hava sanat buluşmaları, dans, şiir, müzik ve söyleşiler düzenleneceği açıklandı.
Topaç ayrıca etkinliklerin İzmir'in farklı noktalarına yayılacağını belirterek, Karaburun, Çeşme ve Urla Kent Konseyi başkanlarının da 1 Eylül’de yarımadada doğayla barışa ilişkin mesajlarını paylaşacağını söyledi.
“Amacımız İzmir’in her yerine barışı aktarmak” diyen Topaç, İzmir’in iklim krizinden, yangınlardan ve çevresel sorunlardan ciddi biçimde etkilenen bir kent olduğuna dikkat çekti.
Koçali Al: “Hem barışa hazırız hem savaşa hazırız”
Toplantının en dikkat çeken açıklamalarından biri ise İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Koçali Al’dan geldi.
Türkiye’de uzun yıllardır yaşanan çatışmaların ağır toplumsal ve ekonomik sonuçları olduğunu savunan Al, barışın Türkiye açısından yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Çatışmalar nedeniyle büyük bir ekonomik kaynak kaybı yaşandığını belirten Al, bu kaynakların ülkenin kalkınması için kullanılabileceğini ifade etti. Al, “Kendi insanımızla barışmak zorundayız. Kendi insanlarımızla bir araya gelmek zorundayız” dedi.
Barışın yalnızca 1 Eylül’de yürüyüş ve mitinglerle anılmasının yeterli olmadığını söyleyen Al, “Önemli olan, İngilizler der ki: ‘Öğüt vermek kolay ama örnek olmak çok zordur.’ Ben Kent Konseyi’nin İzmir’de bu barış sürecine örnek olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Al, İzmir Ticaret Odası’nın da yalnızca ekonomik faaliyetlerle anılmaması gerektiğini belirterek, kurumun çevre, eğitim ve turizm alanlarında da sorumluluk üstlendiğini söyledi. Kendisinin 40 yıldır seçimle İzmir Ticaret Odası’nda görev yaptığını ifade eden Al, barış konusundaki tavrından dolayı geçmişte çeşitli suçlamalara maruz kaldığını ancak bundan geri adım atmadığını söyledi.
“Bölücü dediler, komünist dediler. Asla barıştan geri adım atmadım ve devam ettim” diyen Al, barışın insanlar kadar doğayla da kurulması gerektiğini vurguladı.
“Barışa da hazırız, savaşa da”
Al’ın konuşmasında Türkiye'nin bağımsızlığı ve milli birlik vurgusu da öne çıktı. Türkiye’nin geçmişte verdiği Kurtuluş Savaşı mücadelesine değinen Al, ülkenin toprak bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı sert mesajlar verdi.
Al, “Bize bu ülkeyi Mustafa Kemal emanet etti. Onun ruhuyla, onun aşkıyla, onun sevgiyle hem barışa hazırız hem savaşa hazırız” ifadelerini kullandı.
Barışın ülkenin her yerinde ve toplumun bütün kesimleriyle birlikte sağlanması gerektiğini belirten Al, özellikle doğa ve ormanlar konusunda da bütün Türkiye’nin birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Güneydoğu’daki çatışmalar sırasında yanan ormanlara dikkat çeken Al, “Ay yıldızlı bayrağın sallandığı ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her yeridir” diyerek doğaya yönelik sahiplenmenin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu. Al, konuşmasında Türkiye’nin milli birlik, beraberlik ve kardeşliğinin korunması gerektiğini de vurguladı.
İzmir Ticaret Odası’nın deprem çalışmaları da gündeme geldi
Koçali Al, konuşmasının devamında İzmir Ticaret Odası’nın geçmiş dönemlerde deprem bölgelerine yönelik çalışmalarından da söz etti. İzmir depremi sonrasında Bayraklı’da yaklaşık 300 konutun kentin hizmetine sunulduğunu belirten Al, 6 Şubat depremlerinin ardından da İzmir’den deprem bölgesine yönelik yardım çalışmalarının yürütüldüğünü söyledi.
Karayollarının kullanılamadığı dönemde İskenderun’a deniz yoluyla yardım ulaştırılması için Çeşme’de bulunan Ro-Ro gemisinin kullanıldığını anlatan Al, İzmir’den hazırlanan 100 TIR’lık gıdanın deniz yoluyla İskenderun Limanı’na ulaştırıldığını belirtti. Al, İzmir Ticaret Odası’nın barış, kalkınma, turizm ve toplumsal dayanışma alanlarında daha fazla çalışma yapılmasına destek vermeye devam edeceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
Sanatçılar barışı eserleriyle anlatacak
Toplantıda sanatın barış mesajının topluma ulaştırılmasındaki rolüne de dikkat çekildi.
Uluslararası İz Artist Derneği Başkanı, küratör ve sergilerin organizasyon ortağı Muzaffer Bektaş, “Doğa ile Barış” fikrinin geçen yılın ardından bu yıl daha da büyüyerek devam etmesinin önemli olduğunu söyledi.
Bektaş, doğayla kurulan ilişkinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, insanlığın geleceği, yaşam hakkı ve insanların birbirleriyle kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Sanatın bu noktada güçlü bir anlatım dili sunduğunu ifade eden Bektaş, “Biz sanatçılar bazen bir sözün anlatamadığını bir renk, bir çizgi, bir biçim ya da bir eser ile anlatabiliyoruz” dedi.
Bektaş, Uluslararası İz Artist Derneği olarak “Doğayla Barış 2” kapsamında iki ayrı sergi salonunda sanatçılarla birlikte yer alacaklarını açıkladı. 31 Ağustos’ta saat 15.00’te Konak Türkan Saylan Kültür Merkezi sergi salonunda, aynı gün saat 19.00’da ise İzmir Ticaret Odası sergi salonunda sergilerin açılışının gerçekleştirileceğini belirten Bektaş, etkinliklerin 4 Eylül’e kadar çeşitli atölyelerle devam edeceğini söyledi.
Bektaş, İzmir Kent Konseyi, Bağımsız Sanatçılar İnisiyatifi, The Art Project, The Art Space, İzmir Ticaret Odası ve sanatçıların katkılarına teşekkür ederek, “İnsan doğayla barışmadan, kendi yaşam alanıyla barışmadan ve birbirimizin yaşam hakkına saygı göstermeden gerçek bir barıştan söz etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı. Sanatseverleri 31 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasında sergileri ziyaret etmeye davet eden Bektaş, “Doğayla barışın, yaşamla barışın ve sanatla çoğalan bir barışın mümkün olduğuna inanıyoruz” dedi.
“Bu masadaki her söz İzmir’in ortak sözü”
Toplantının soru-cevap bölümünde, önceki yıllarda da gerçekleştirilen Dünya Barış Günü toplantısının bu yıl neden daha geniş katılımla yapıldığı soruldu.
İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, bunun temel nedeninin barış fikrini yalnızca tek bir alanda değil; çevre, ekoloji, afetler, kentsel dönüşüm ve engelli bireylerin yaşam haklarıyla birlikte ele alma kararı olduğunu söyledi.
Topaç, İzmir Kent Konseyi’nin çok bileşenli yapısına dikkat çekerek, çalışma grupları, meclisler, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve ticaret odalarının aynı zeminde buluşmasının etkinliğe daha geniş bir çerçeve kazandırdığını belirtti.
“Bizim her sözümüz kişisel değil. Her sözümüz İzmir’in her yerinden gelen arkadaşlarımızın, her farklı düşünceye sahip kişilerin bir araya gelip ortak bir söz söylemesine bağlanıyor” diyen Topaç, bu yılki yüksek katılımın da bu ortak aklın sonucu olduğunu ifade etti.
İzmir Kent Konseyi Başkanı, çevre, ekoloji, afetler, kentsel dönüşüm ve engelli meclislerinin ortak değerlendirmesi sonucunda “Doğa ile Barış” başlığının öne çıktığını belirterek, İzmir’in yangınlar ve iklim krizi başta olmak üzere çevresel sorunlardan yoğun biçimde etkilendiğini söyledi.
Bu nedenle barış kavramını doğayla ilişkiden bağımsız düşünmediklerini belirten Topaç, 1 Eylül’den itibaren İzmir’in farklı noktalarında gerçekleştirilecek etkinliklerle barış mesajının kentin tamamına ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi. İzmir Kent Konseyi’nin “Doğa ile Barış” programı böylece yalnızca bir Dünya Barış Günü etkinliği olmaktan çıkarılarak; insan, kent, doğa, sanat ve toplumsal dayanışma başlıklarının bir araya getirildiği geniş kapsamlı bir buluşmaya dönüştürülüyor.
-
izmir kent konseyi
-
Özgür Topaç
-
Koçali AL
-
İzmir ticaret odası yönetim kurulu başkanı üyesi
-
Muzaffer Bektaş
-
İz Artist Derneği
-
1 Eylül barış günü
Bakmadan Geçme




