• Haberler
  • Gündem
  • Marmaris'te milli park sınırları içinde denizi kepçelerle yağmalıyorlar

Marmaris'te milli park sınırları içinde denizi kepçelerle yağmalıyorlar

Kent Politikaları Derneği, Marmaris Milli Parkı sınırları içindeki Sinpaş/Kızılbük projesinde iş makinelerinin doğrudan deniz tabanını tahrip ettiğini belgeleyen görüntüleri paylaşarak idari makamları göreve çağırdı.

Haberin Özeti

  • Kent Politikaları Derneği, Marmaris Milli Parkı sınırları içindeki Sinpaş/Kızılbük projesinde iş makinelerinin doğrudan deniz tabanını tahrip ettiğini belgeleyen görüntüleri paylaşarak idari makamları göreve çağırdı.

Marmaris Milli Parkı sınırlarında yükselen Sinpaş/Kızılbük projesinde, yasal boşluklar ve idari denetimsizlik gölgesinde sahada fiili bir oldu bitti yaratılıyor. Kent Politikaları Derneği tarafından kamuoyuyla paylaşılan 16 Mayıs tarihli görüntüler, projenin sadece kıyı şeridine değil, deniz ekosistemine de geri dönülmez zararlar verdiğini ortaya koydu. Görüntülerde iş makinelerinin doğrudan deniz tabanına müdahale ettiği, palet ve kepçelerle deniz yaşamını altüst ettiği net bir şekilde görülüyor. Yaratılan bu yıkım İçmeler Koyu'nda deniz yüzeyini sarı-kızıl bir leke gibi kaplayarak çevre kirliliğine yol açıyor.

 

Projenin durdurulması için yıllardır sürdürülen çok yönlü hukuk mücadelesi ve adli makamlara sunulan klasörlerce bilimsel rapora rağmen, ruhsat iptal davası halen Danıştay aşamasında bekletiliyor. Yargı mekanizmasının yavaş ilerlemesi, sahada yıkıma devam eden şirket için fiili bir icazete dönüşmüş durumda. Kıyıyı "kişiye özel" vaadiyle pazarlayan şirketin, bölgedeki resmi inşaat yasağına rağmen fütursuzca çalışmaya devam etmesi kamuoyunda büyük tepki topluyor.

 

Turizm sezonunun başında İçmeler Koyu kirlilik pençesinde

İnşaat faaliyetlerinin yarattığı tahribat artık sadece Kızılkum mevkiiyle sınırlı kalmayıp Marmaris’in ekonomik ve turistik kalbi olan İçmeler Koyu’na kadar ulaştı. Turizm sezonunun başında olunmasına rağmen, deniz içindeki kepçe çalışmaları ve kıyıya dökülen beton sızıntıları bölgeyi ağır bir kirliliğe mahkum etti. Esnaf ve yerel halktan yükselen şikayetler, ekolojik krizin bölgede ciddi bir ekonomik krize dönüştüğünü gösteriyor.

 

İlgili belediyenin herhangi bir kanalizasyon hizmeti vermediği bu devasa tesisin, atık sularını ve kanalizasyonunu nereye boşalttığı ise belirsizliğini koruyor. Kent Politikaları Derneği; Muğla Valiliği ve Turizm Bakanlığı'na seslenerek, yerel halkın ekmek kapısı olan turizmin tek bir şirketin kâr hırsı uğruna gözden çıkarılıp çıkarılmadığını sordu. Sıradan bir yurttaş kıyıya izinsiz müdahale ettiğinde devletin tüm cezai gücü harekete geçirilirken, devasa bir sermaye grubunun denizin içinde iş makineleriyle çalışmasına sessiz kalınması "Kanunlar sadece yoksul halk için mi geçerli?" sorusunu akıllara getiriyor.

 

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme