• Haberler
  • Gündem
  • Ödemiş'te 150 yıllık kestane geleneği: Avrupa ve Orta Doğu'ya gönderiliyor

Ödemiş'te 150 yıllık kestane geleneği: Avrupa ve Orta Doğu'ya gönderiliyor

Ödemiş'in Bademli Mahallesi'ndeki yüksek yaylalarda yetiştirilen kestaneler, yaklaşık 150 yıldır sürdürülen geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Kervan ve Ayçukuru yaylalarında üretim yapan çiftçiler, kimyasal kullanmadan işledikleri kestaneleri Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına gönderiyor.

Haberin Özeti

  • • İzmir’in Ödemiş ilçesinde kestane hasadı başladı. Bademli Mahallesi’nin yüksek kesimlerinde yaklaşık bin üreticinin emek verdiği hasat sürecinde kestaneler, “dökek” adı verilen alanlarda eğrelti otlarıyla örtülerek kabuklarının doğal yolla çürümesi beklendikten sonra makinelerle ayrıştırılıyor. Üreticiler, geleneksel yöntemlerle elde edilen kestanelerin yurt dışından da talep gördüğünü belirtiyor.

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Bademli Mahallesi’nde kestane hasadı yoğun şekilde devam ediyor. Kervan ve Ayçukuru yaylalarının sarp arazilerinde yetiştirilen kestaneler, toplama ve işleme aşamalarının ardından hem Türkiye’deki tüketicilere hem de Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine ulaştırılıyor. Bölgede sürdürülen üretim, yaklaşık 150 yıllık geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Hasat edilen kestaneler, öncelikle “dökek” olarak adlandırılan özel alanlarda bir araya getiriliyor. Ürünlerin üzeri eğrelti otlarıyla kapatılıyor ve dikenli kabuklarının doğal yollarla çürümesi bekleniyor. Ardından kestaneler makineler yardımıyla kabuklarından ayrıştırılıyor.

“Yaklaşık 150 yıldır dedelerimizden kalan geleneklerle kimyasal kullanmadan üretim yapıyoruz”

Kervan Yaylası’nda kestane üretimi yapan Mustafa Yalçın, sezona erken olgunlaşan Bursa cinsi kestanelerle başladıklarını belirtti. Şeker oranı yüksek olan bu çeşidin özellikle kestane şekeri üretiminde tercih edildiğini anlatan Yalçın, geleneksel işleme sürecini şu sözlerle aktardı: “Erkenci kestanelerimiz şeker oranı yüksek olduğu için kestane şekerlemesi imalatında tercih ediliyor. Hasat edilen kestaneler dökek adı verilen alanlarda toplanarak üzerleri eğrelti otuyla örtülüyor. Dikenli kabuğun çürümesi sağlandıktan sonra makinelerle çıkarılıyor. Yaklaşık 150 yıldır dedelerimizden kalan geleneklerle kimyasal kullanmadan üretim yapıyoruz. Kabuğu ince ve tatlı olan kestanelerimiz bu nedenle tercih ediliyor. Bölgedeki yaylalarda yaklaşık 2 bin aile geçimini kestaneden sağlıyor.” Yaklaşık 1300 rakımda yetişen kestanelerin yurt dışı pazarlarında da ilgi gördüğünü belirten Yalçın, özellikle İtalya ve Almanya’nın yanı sıra Orta Doğu ülkelerine de ürün gönderildiğini ifade etti.

Ödemiş kestanesi Avrupa pazarında

Ayçukuru mevkisinde üretim yapan ve sektörde 30 yılı geride bırakan Hüseyin Cezayerli de bölgedeki hasat çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Betizac çeşidinin de aralarında bulunduğu, yarım düzineye yakın kestane çeşidi yetiştirdiklerini belirten Cezayerli, kaliteli ürün elde etmek için bakım çalışmalarına dikkat ettiklerini söyledi. Cezayerli, üretim ve hasat sürecini şu sözlerle anlattı: “Ürettiğimiz kestaneler Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine gidiyor. Kaliteli ürün elde etmek için sulama, budama ve bakım işlemlerine özen gösteriyoruz. Hasadın ardından ürünü çürümeden tüccara ulaştırmak için çalışıyoruz.” Bölgede kestane üretimi, geleneksel yöntemlerle sürdürülen hasat ve işleme aşamalarının ardından uluslararası pazarlara uzanıyor. Üreticiler, ürünün kalitesini korumak ve hasat sonrasında zamanında tüccara ulaştırmak için yoğun mesai harcıyor.

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme