Asude Sungur Hergüllü

ŞEKER İDDİASI

Asude Sungur Hergüllü

Tek tek dağıtılan şeker, sıraya girilip alınan şeker, kâse içerisine el daldırılarak avuç dolusu toplanan şeker, anneye emanet edilen şeker, ceplere tepiştirilen şeker... Bu bayram evlerde en lezzetli ya da en renkli olanın arandığı ve günlerce sürecek kıyasıya bir mücadele vardı.
Okulda iddiaya girildi. Bayram boyunca en fazla şekeri toplayan kazanacaktı. Ne kazanacağı çok da önemli değildi. Birinciye verilecek ödül konuşulmadı ama yüzlerce şekerin arasından en güzelini alacağını herkes biliyordu. 
Bayram sabahı başlayan telaş bütün mahalleye yayıldı. Erkenden komşuların kapılarının çalınmasına tek engel annelerdi. Ne kadar da çok iş vardı. Bitmek bilmeyen hazırlıklar en nihayetinde son buldu ve sokağa çıkıldı. İlk gün büyükler ziyaret edildi. Kimisi için oldukça bereketli olan bu yarı zorunlu ziyaretler kimisi içinse oldukça vasattı. Yalvar yakar alınan izinle sokağa fırlayan iddia sahipleri izin verilen sınırlar içinde kapı kapı dolaşmaya başladı. İkili üçlü gruplar halinde gezilen evlerde en çok mutlu eden söz; “Biraz daha alın çocuklar...” oldu. 
Çocuklar ikinci gün daha neşeliydi. Alelacele yapılan kahvaltıdan sonra akşamın geç saatlerine kadar özgürce dolaşılan sokaklar onlarındı... Tekrar tekrar çalınan kapılardan hiçbiri eli boş gönderilmedi. Şeker bitse de börek, sarma tutuşturuldu ellerine. Park köşelerinde yenirken günün kısmetleri, toplanan şekerler torbalardan çıkarılıp defalarca sayıldı. Sonuçlar kimisinin boynunu bükse de şekersiz çocuk yoktu o gün.
Bayramın son günü geldiğinde, yenilmeden sabırla bekleyen onlarca şeker iştahları daha da kabartır oldu. Kimisi için sabırla kimisi içinse mücadeleyle geçen bayramın son günü bittiğinde, her çocuk kaç şekeri olduğunu çoktan ezberlemişti. 
Bayram sonrası ilk okul sabahı her zamankinden farklı bir koşuşturmaca vardı. Kimisi defterini kimisi beslenmesini unuttu o gün. Evdekilerden günlerdir özenle saklanan torbalar aynı gizlilikle okul çantalarına kondu. İddia saati geldiğinde okulun arka bahçesine koşuldu. Her torba özenle yere dökülüp sayılırken, sabırsızlıktan yerinde duramayanlar çoğaldı. Yazman, titizlikle defterine her bir yarışmacının topladığı şeker sayısını yazarken; her şeker tatlı, her şeker renkli, her şeker lezzetliydi. 
Son torbaya gelindiğinde, okuldaki bütün öğrencilerin etraflarını sardığının farkında değillerdi. Heyecanla karışık sevinç çığlıklarının arasında galip gelen belirlenirken, yere serili yüzlerce şekere kimse dokunmadı. 
Gözlerimi açtığımda oda yeni yeni aydınlanıyordu. Yataktan zorla doğrulurken sızlayan belimi ovuşturdum. Bir yudum su içmek için uzandığımda, baş ucumda duran boş şeker ambalajını gördüm. Ağzımda ise hala şeker tadı vardı. Düşümde kimin birinci olduğunu hatırlamıyordum ama her çocuk şeker yedi hatta biri de bendim.

Yazarın Diğer Yazıları