• Haberler
  • Yaşam
  • Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

İzmir'in Tire ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Hasan Hüseyin Öter, yarım asrı aşkın süredir Efeler ve Yörük Türkmen kültürünün simgelerinden körüklü çizme üretiyor. Dünyada akordeon çapraz körük modelini yapan son usta olduğunu belirten Öter, zanaatını devredecek bir çırak bulamamaktan üzgün. Usta, ürettiği çizmelerden birinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi'nde yer almasından ise gurur duyuyor.

Haberin Özeti

  • • İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Hasan Hüseyin Öter, yarım asrı aşkın süredir Efeler ve Yörük Türkmen kültürünün simgelerinden körüklü çizme üretiyor. Dünyada akordeon çapraz körük modelini yapan son usta olduğunu belirten Öter, zanaatını devredecek bir çırak bulamamaktan üzgün. Usta, ürettiği çizmelerden birinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi’nde yer almasından ise gurur duyuyor.

Geleneksel Türk zanaatlarının en zahmetli örneklerinden körüklü çizme, Tire'nin Karateke Mahallesi’nde Hasan Hüseyin Öter’in ellerinde yaşatılıyor. Mesleğe 1961 yılında çırak olarak başlayan 76 yaşındaki Öter, 65 yıldır deriye şekil veriyor. Efelerin ve Yörük Türkmenlerinin kültürel mirasını sürdüren usta, bugün en zorlu modellerden akordeon çapraz körük tekniğini uygulayan son isim olduğunu söylüyor.

Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

Soğuk havada sıcak mangalla başlayan meslek yolculuğu

Mesleğe başlama hikâyesini anlatan Öter, 1961 yılında babasının kendisini potin yapan bir ustanın yanına götürdüğünü belirtti. Atölyedeki sıcak mangalın kendisini etkilediğini söyleyen Öter, ustasının yanında sekiz yıl çalıştıktan sonra askere gittiğini, 1970 yılında ise kendi dükkânını açtığını anlattı.

O dönemde Ahilik geleneğinin meslek hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Öter, dükkân açmak isteyen gençlerin ustalar tarafından sınavdan geçirildiğini ve başarılı bulunanlara mesleklerini icra edebilmeleri için icazet verildiğini kaydetti.

Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

Efelerin adımlarındaki o ses: “Gırç gırç”

Körüklü çizmenin tarihte 34 farklı çeşidi bulunduğunu belirten Öter, günümüzde kullanılan akordeon körük modelinin 1950 yılında ustası Elvan Kahya tarafından geliştirildiğini söyledi.

Hakiki körüklü çizmenin en belirgin özelliklerinden birinin yürürken çıkardığı ses olduğunu vurgulayan Öter, kaliteli deri katmanlarının ve özel körük kıvrımlarının birbirine temasıyla oluşan “gırç gırç” sesinin çizmenin karakteristik özelliği olduğunu dile getirdi. Bu sesin çizmenin heybetli ve asil duruşunu tamamladığını belirten usta, kendi tekniğinde derinin doğal formunun korunduğunu ve böylece çizmenin hem sesini hem de şeklini uzun yıllar koruduğunu, ifade etti.

Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

“Benden sonra bu tekniği sürdürecek usta kalmadı”

Geçmişte zenginlik ve asaletin simgesi olarak görülen körüklü çizmeler, bugün özellikle Antalya, İstanbul ve Ege Bölgesi’nde düzenlenen Yörük-Türkmen şenliklerinde ve özel siparişlerde kendine yer buluyor. Dana ve keçi derisini işleyerek üretimini sürdüren Öter, mesleğin geleceği konusunda ise kaygılı.

Körüklü çizme ustalığının yalnızca maddi kazançla sürdürülemeyeceğini belirten Öter, zanaata gönülden bağlı olmanın önemini vurguladı. Kendisinden sonra bu özel tekniği devam ettirecek bir ustanın yetişmemesinden üzüntü duyduğunu söyleyen Öter, yaptığı işin değer görmesinin kendisi için büyük bir teselli olduğunu ifade etti.

Ürettiği çizmelerden birinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi’nde yer aldığını belirten Öter, bu durumun yıllar boyunca verdiği emeğin kalıcı bir iz bırakması açısından kendisini gururlandırdığını dile getirdi.

Efelerin zamanla yarışan mirası! Körüklü çizme

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme