ESİAD'dan ihracatçılar için finansman çağrısı
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Türkiye'nin ihracatını artırmasına karşın üretim üzerindeki baskının devam ettiğini belirterek, kalıcı ihracat başarısı için üretim kapasitesi ve yatırımların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Finansman maliyetlerinin düşürülmesi, işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması ve yatırım finansmanının güçlendirilmesinin öncelikli beklentileri olduğunu vurguladı.
Haberin Özeti
- • Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Türkiye’nin ihracatını artırmasına karşın üretim üzerindeki baskının devam ettiğini belirterek, kalıcı ihracat başarısı için üretim kapasitesi ve yatırımların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Finansman maliyetlerinin düşürülmesi, işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması ve yatırım finansmanının güçlendirilmesinin öncelikli beklentileri olduğunu vurguladı.
ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu'nun katkılarıyla “Riskler, Finansman Çözümleri ve Eximbank Vizyonu” başlıklı toplantı düzenlendi. İhracatçıların finansmana erişimde yaşadığı sorunların, küresel ticarette artan risklerin ve finansman çözümlerinin ele alındığı toplantıya Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, İzmir Şube Müdürü Fatih Ağın ve Sigorta Müdürü Zeynep Kandiyeli katıldı.
“Üretim kapasitesini geliştirmeliyiz”
Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiğini, jeopolitik gelişmelerin ve tedarik zincirlerindeki değişimin uluslararası rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Türkiye'nin yılın ilk dokuz ayında ihracatını yüzde 5,2 artırarak 211 milyar dolara ulaştırdığını hatırlatan Zorlu, üretim göstergelerinin ise sıkıntıların sürdüğüne işaret ettiğini belirterek şöyle konuştu:
“Sanayi üretim endeksindeki yıllık yüzde 1,9'luk düşüşün ve Eylül ayında 47,9 seviyesinde gerçekleşen imalat sanayi PMI verisi, üretimdeki sıkıntıların devam ettiğini gösteriyor. İhracatımız artmaya devam etse de üretim faaliyetleri üzerindeki baskı sürüyor. Yüksek finansman maliyetleri, artan girdi giderleri ve işletme sermayesi ihtiyacı, firmalarımızın rekabet gücünü zorluyor. Sanayimizin üretim kapasitesini ve yatırımlarını geliştirmediğimiz takdirde ihracat artışını kalıcı bir başarıya dönüştürmemiz mümkün değil.”
“Finansmanın miktarı kadar koşulları da önemli”
Türk Eximbank'ın 2025 yılında yaklaşık 54 milyar dolarlık kredi, sigorta ve garanti desteği sağladığını belirten Zorlu, ihracatçıların değişen ihtiyaçlarına uygun finansman mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Finansmanın maliyeti ve vadesinin de en az miktarı kadar önemli olduğunu vurgulayan Zorlu, “İhracatçılarımız için finansmanın miktarı kadar maliyeti ve vadesi de belirleyici. Eximbank'ın mevcut desteklerinin daha fazla firmaya ulaşmasını ve değişen ihtiyaçlara uygun biçimde geliştirilmesini önemsiyoruz. İhracat alacaklarının sigortalanması ve tahsilat risklerinin yönetilmesi de belirsizliklerin arttığı bu dönemde büyük önem taşıyor” dedi.
Alıcı kredileri, vadeli ihracat ve ihracat sigortası gibi araçların güçlendirilmesi gerektiğini de belirten Zorlu, bu mekanizmaların firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracağını ve uluslararası alıcılara daha rekabetçi ödeme koşulları sunmalarına yardımcı olacağını kaydetti.
“Yeşil dönüşüm yatırımları ertelenemez”
Türkiye'nin en önemli ihracat pazarı olan Avrupa Birliği'ndeki gelişmelere de değinen Zorlu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın mali yükümlülüklerinin devreye girmesinin ve AB'nin yeni sanayi politikalarının ihracatçılar açısından önemli sonuçlar doğuracağını söyledi.
Zorlu, “Enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, dijitalleşme ve üretim teknolojilerinin yenilenmesi artık ertelenebilecek yatırımlar değil. Bu alanlara yönelik finansman olanaklarının güçlendirilmesi, ihracat pazarlarındaki konumumuzu koruyabilmemiz açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Bilget: “AB ile ilişkilerde kritik bir süreçteyiz”
ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget ise küresel ekonomide ABD ve Çin'in belirleyici olduğu yeni bir güç dengesinin oluştuğunu belirterek, Avrupa Birliği'nin korumacı politikalarının Türkiye açısından taşıdığı risklere dikkat çekti.
AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ardından gündeme getirdiği “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye'nin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerindeki konumunu etkileyebileceğini söyleyen Bilget, konunun en üst düzeyde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bilget, “Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları karşısında Türkiye'nin mevcut konumunu koruması büyük önem taşıyor. Türkiye’nin kapsam dışı bırakılması; firmaların yatırım ve üretimlerini yurt dışına kaydırmasına yol açabilir. Bu yüzden konunun en üst düzeyde ele alınması ve Türkiye'nin AB ile ekonomik bütünleşmesini koruyacak bir uzlaşmaya varılması gerekiyor. Masada bizim de önemli avantajlarımız var. Bunları doğru değerlendirmeliyiz” dedi.
Finansman ve risk yönetimi ele alındı
Toplantıda Türk Eximbank yöneticilerinin katılımıyla ihracatçılara sunulan kredi, sigorta ve garanti mekanizmaları değerlendirildi. İşletmelerin finansman ihtiyaçları, uluslararası ticarette karşılaştıkları riskler, alacak sigortası ve mevcut desteklerden daha etkin yararlanılmasına yönelik konularda görüş alışverişinde bulunuldu.
-
ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu
-
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu
-
ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget
Bakmadan Geçme



