• Haberler
  • Gündem
  • Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

İzmir Adliyesi önündeki Fethi Sekin Heykeli önünde bir araya gelen Azim Çelik Grup mağdurları, bazı projelerde inşaatların durduğu, taşınmazların teslim edilmediği, kira ödemelerinin yapılmadığı ve aynı taşınmazların birden fazla kişiye satıldığı yönündeki iddialarla kapsamlı soruşturma talep etti.

Haberin Özeti

  • Azim Çelik Grup İnşaat bünyesindeki projelerden taşınmaz satın alan mağdurlar, İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Fethi Sekin Heykeli önünde yoğun katılımla düzenlenen açıklamada Avukat Merve Keskin, bazı projelerde inşaatların durduğu, taşınmazların teslim edilmediği, kira garanti bedellerinin ödenmediği ve ödenen bedellerin geri iade edilmediği yönündeki mağdur beyanlarını aktardı. Keskin ayrıca aynı taşınmazların birden fazla kişiye satıldığı ve bazı taşınmazların üçüncü kişilere devredildiği iddialarının araştırılmasını istedi.
  • Mağdurlardan Hamit Erden ise kızının adına yatırım amacıyla aldığı taşınmaz için 1 milyon 500 bin lira peşinat ödediğini ve 40 yıllık kıdem tazminatını kullandığını belirtti. Erden, taşınmazının başka kişilere de satıldığını ileri sürerek mağduriyetinin giderilmesini istedi. Erden ayrıca yaşadığı süreç nedeniyle hastanede 6 gün kaldığını ve insülin direncinin 600'lere çıktığını söyledi.
  • Basın açıklamasında ayrıca Azim Çelik Group’un resmi Instagram hesabından bir önceki akşam yapılan duyuruya da değinildi. Mağdurlar, paylaşımın ardından bazı kişilerin basın açıklamasına korku veya çekince nedeniyle katılamadığını ifade etti. Şirketin açıklamasında ise mağduriyetlerin farkında olunduğu, çözüm için çalışıldığı, müşterilerden ay sonuna kadar süre istendiği ve bazı şirket varlıkları ile iş makinelerinin izinsiz alındığı yönünde iddialar ve açıklamalar yer aldı.

İzmir’de Azim Çelik Grup İnşaat bünyesinde faaliyet gösteren projelerden taşınmaz satın alan mağdurlar, yaşadıkları sorunların çözülmesi ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi talebiyle İzmir Adliyesi önünde bir araya geldi. Fethi Sekin Heykeli önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, bazı inşaatların durduğu, teslim tarihlerinin geçmesine rağmen taşınmazların teslim edilmediği, kira garanti bedellerinin ödenmediği ve ödenen paraların geri iade edilmediği ileri sürüldü. Basın açıklamasında ayrıca aynı taşınmazların birden fazla kişiye satıldığı ve bazı taşınmazların tapuda üçüncü kişilere devredildiği yönündeki iddialar gündeme getirildi.

Yoğun katılımın olduğu açıklamada mağdurlar adına konuşan Avukat Merve Keskin, yaşananların basit bir ticari veya sözleşme uyuşmazlığının ötesine geçtiğini belirterek, delillerin toplanması ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla hızlı ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini talep etti.

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

“Milyonlarca liralık ödemeler gerçekleştirildi”

Avukat Merve Keskin, açıklamasına ev sahibi olabilmek için yıllarca emek veren ve tüm birikimlerini ortaya koyan vatandaşların yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekerek başladı.  Keskin, “Bugün burada ev sahibi olabilmek amacıyla yıllarca emeğini ve tüm birikimini ortaya koyan çok sayıda vatandaşımızın yaşadığı ağır mağduriyetleri kamuoyuna duyurmak üzere mağdurlarla birlikte bulunuyoruz” dedi.

Mağdurların Azim Çelik Grup İnşaat bünyesinde faaliyet gösteren projelerden taşınmaz satın almak amacıyla şirketle sözleşmeler yaptığını ve bu sözleşmeler kapsamında milyonlarca liralık ödemeler gerçekleştirdiğini belirten Keskin, gelinen noktada bazı projelerde inşaatların durdurulduğunun, taşınmaz teslim tarihlerinin gelmesine rağmen teslimlerin yapılmadığının ve şirket tarafından taahhüt edilen kira garanti bedellerinin kesildiğinin mağdurlar tarafından dile getirildiğini söyledi. Keskin, en önemli iddialardan birinin ise aynı taşınmazların birden fazla mağdura birden fazla kez satılması olduğunu belirterek, bazı mağdurların satın aldığı taşınmazların tapuda üçüncü kişilere devredildiğinin de ileri sürüldüğünü aktardı.

Avukat Keskin, “Bu nedenle gelinen aşamada tüm bu yaşananlar basit bir ticari uyuşmazlık ya da sözleşme uyuşmazlığının ötesine geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

“Masumiyet karinesine saygılıyız ancak deliller toplanmalı”

Soruşturmanın hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Keskin, mağdurların yaşadığı ekonomik kaybın boyutuna dikkat çekti.

Mağdurlar arasında yıllarca çalışan, emekli ikramiyesini kullanan, altınlarını bozduran ve ailelerinden borç alan kişilerin bulunduğunu söyleyen Keskin, bazı vatandaşların tüm birikimlerini ailelerine yuva kurmak amacıyla taşınmaz almak için ortaya koyduğunu belirtti. Keskin, mağdurlar arasında bir şehit ailesinin de bulunduğunu ifade etti.

Keskin, bazı mağdurların tek bir taşınmaz için milyonlarca lira ödediğini ancak buna rağmen hem taşınmazlarına ulaşamadıklarını hem de ödedikleri bedelleri geri alamadıklarını ileri sürdü. Açıklamasında masumiyet karinesine özellikle vurgu yapan Keskin, şu ifadeleri kullandı:

“Bizler hiç kimseyi yargı kararı olmadan suçlu ilan etmiyoruz. Masumiyet karinesine saygılıyız. Ancak masumiyet karinesi; delillerin toplanmasını, banka hesap hareketlerinin araştırılmasını, taşınmaz tapu kayıtlarının gözetilmesini ve en önemlisi mal varlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla hukuki tedbir alınmasını engellemek anlamına gelmemektedir.”

Keskin, soruşturmadaki mağdur sayısının çokluğu ve mağdurların ekonomik zararının vahameti gözetilerek soruşturmanın ivedi şekilde yürütülmesini talep ettiklerini söyledi.

Açıklamanın herhangi bir kişi veya kurumu kamuoyu önünde hedef göstermek ya da mahkûm etmek amacı taşımadığını vurgulayan Keskin, amaçlarının delillerin toplanması, mağduriyetlerin giderilmesi ve maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

Keskin, “Mağdurların talebi ayrıcalık değil, hızlı bir yargılama yapılmasını sağlamak, adaletin tecelli etmesini sağlamak, sorumluların tespiti ve yıllarca biriktirdikleri emeklerin korunmasıdır” dedi.

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

40 yıllık kıdem tazminatını yatırdı: “Emeklerimiz, hayallerimiz hepsi gitti”

Basın açıklamasının ardından mağdurlardan Hamit Erden de yaşadığı süreci anlattı.

Erden, kızının adına yatırım amacıyla bir ev arayışında olduğunu ve kendisine tavsiye edilmesi üzerine Seyrek’e gittiğini belirterek, Azim Çelik firmasının ofisinde sözleşme imzaladığını söyledi.

Erden, süreci şu sözlerle anlattı:

“Ben kızım adına yatırım amaçlı bir ev arayışı içerisindeydim. Tavsiye edilen Seyrek'e gittik. Seyrek'te Azim Çelik firmasına denk geldik. Bürosuna gittik. Orada sözleşme imzalandı. İstenen parada anlaşma sağladık. Paramızı yatırdık, sözleşmemizi yaptık, şartnamemizi yaptık.”

Sözleşmenin Şubat 2025'te yapıldığını belirten Erden, Temmuz 2026'da yaşananların ortaya çıkmasının ardından belediye ve tapu dairesinde yaptığı araştırmalarda kendi dairesinin de aralarında bulunduğu bazı taşınmazların birden fazla kişiye satıldığı yönünde bilgiler gördüğünü ileri sürdü. Erden, “ Bu olay Şubat 2025'te vuku buluyor. Temmuz 2026'da bu olay patlayınca yaptığım araştırmalarda gerek belediyede gerek tapu dairesinde benim gibi dairemin üçer kişinin, dairesinin bir kişiye satıldığı, orada 58 tane daire var, üçer dörder daire belli şahıslara devredildiği ya da satıldığı gözlenmiştir” dedi.

Yaşadığı mağduriyetin çok büyük olduğunu ifade eden Erden, 40 yıllık kıdem tazminatını bu yatırım için kullandığını belirterek, “Şu anda ben çok büyük mağdurum. Yılların mağduriyetini yaşıyorum. 40 yıllık kıdem tazminatım gitti” diye konuştu.

Şu aşamada icra takibi ve suç duyurusundan başka yapabilecekleri bir şey olmadığını söyleyen Erden, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

“Bu emeklerimiz, hayallerimiz hepsi gitti hepsi. Dişimizden tırnağımızdan topladığımız bu paraların böylesi bir zulümle mağduriyet yaşatması bizleri çok çok çok üzüyor” diyen Erden, yaşadığı sürecin kendisini ağır şekilde etkilediğini anlattı.

“1 milyon 500 bin lira peşinat verdim”

Erden, satın aldığı taşınmaz için 1 milyon 500 bin lira peşinat verdiğini, kalan ödemenin ise taşınmazın Haziran ayında teslim edilmesiyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Erden, “Biz bedavaya o daireleri almadık. İstenen parayı verdik peşinatı 1 milyon 500 bin, kalan parayı da ‘Haziran ayında teslim’ dendi. Haziran ayı geçti, 2 ay oldu geçeli” ifadelerini kullandı.

Taşınmazın belirtilen sürede tamamlanmaması halinde aylık 30 bin lira kira taahhüdü bulunduğunu ancak bundan da vazgeçtiklerini belirten Erden, buna rağmen kendi dairesinin de başka kişilere satıldığını ileri sürdü.

Erden, “Bitmemesi durumunda aylık 30 bin kira taahhüdü vardı, ondan da vazgeçtik. Ama şu an da benim dairem başka mağdurlar gibi birkaç kişiye satılmış” dedi.

Prestij isimli projede 58 daire bulunduğunu belirten Erden, bazı dairelerin üçer dörder şekilde aynı kişilere verildiğini ileri sürerek, bu kişilerin projede hangi sıfatla yer aldığını bilmediklerini söyledi.

“Prestij'de 58 tane daire var, üçer dörder daire aynı soyaddaki kişilere verilmiş. Bunlar kalıpçı mı, inşaatçı mı, taşeron mu, kötü niyetli insanlar mı bilemiyoruz” diyen Erden, yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.

“İnsülin direncim 600'lere çıkmıştı”

Yaşadığı sürecin kendisini sağlık açısından da etkilediğini belirten Erden, olaydan haberdar olduğunda hastanede 6 gün kaldığını söyledi.

Erden, “Ben şeker hastasıyım. Ben bu olayı duyduğumda hastanede 6 gün kaldım. Benim insülin direncim 600'lere çıkmıştı. Bunu yaşatmalarına hakları yoktur” ifadelerini kullandı.

Mağdurların büyük bölümünün kendi imkânlarıyla yıllarca para biriktirdiğini ve ev sahibi olabilmek için ayrıca borçlandığını belirten Erden, “Bir sürü mağdur arkadaşlarımız var. Hepsi gariban, hepsi dişinden tırnağından toplamış. Almış olduğu birikintisiyle birlikte yetmemiş, 300-500 lira oradan da borçlanmış tamamlamak için, 1 milyon 500 bin lirayı. E bu mağduriyet çok büyük bir mağduriyet” dedi.

Erden, yaşanan haksızlığın giderilmesini beklediklerini belirterek, “Ben yüce Türk adaletine güveniyorum. İnşallah bu iş yakın zamanda çözüme ulaşır” ifadelerini kullandı.

Mağdurların dikkat çektiği Instagram paylaşımı

İzmir Adliyesi önündeki basın açıklamasında mağdurların dikkat çektiği bir diğer konu ise Azim Çelik Group’un dün akşam resmi Instagram hesabından yaptığı paylaşımlar oldu.

Mağdurlar, söz konusu paylaşımın ardından bazı mağdurların basın açıklamasına gelmekten korktuğunu veya çekindiğini ifade etti.

Azim Çelik Group’un resmi Instagram hesabından yapılan “Kamuoyu Duyurusu” başlıklı paylaşımda, şirket hakkında oluşturulan grupların, yapılan paylaşımların ve gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmesi planlanan eylemlerin takip edildiği belirtildi.

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

Şirket paylaşımında, “Yapılan veya planlanan eylemler, toplu baskı girişimleri ve şirketimizin faaliyetlerini sekteye uğratacak adımlar mevcut mağduriyetlerin çözümüne hiçbir katkı sağlamayacaktır” denildi.

Açıklamada ayrıca şirketin faaliyetlerini durduracak veya çözüm üretme kabiliyetini ortadan kaldıracak cezai ya da idari durumların mağduriyetleri çözmeyeceği, aksine çözümü daha güç bir noktaya taşıyacağı savunuldu.

Şirket, yaşanan mağduriyetlerin farkında ve sorumluluklarının bilincinde olduğunu belirterek, önceliğinin faaliyetleri sürdürebilmek ve mağduriyet yaşayan müşterilerle “şeffaf, doğrudan ve çözüm odaklı iletişim” kurarak sorunları çözmek olduğunu açıkladı.

Paylaşımda her müşterinin durumunun farklı olduğu belirtilerek, sürecin gruplar ve toplu hareketler üzerinden değil, şirketle birebir ve doğrudan kurulacak iletişimle yürütülmesinin en doğru yol olduğu ifade edildi.

Şirket ayrıca hiçbir mağduriyetin görmezden gelinmediğini, “iyi niyet, şeffaflık ve karşılıklı iletişim” içerisinde çözüm üretmek için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Şirketin çağrısında, “Süreci daha fazla zorlaştıracak girişimler çözüm değildir. Sağlıklı iletişim, karşılıklı iyi niyet ve şirketimizle doğrudan kurulacak diyalog çözüme giden en doğru yoldur” ifadeleri yer aldı.

Şirketten yönetim ve malzemelerle ilgili iddialara yanıt

Azim Çelik Group’un paylaşımının ikinci bölümünde ise şirket yönetimi içerisinde yaşananlara ilişkin çeşitli iddialar ortaya atıldı.

Şirket açıklamasında, yönetim kurulu başkanının bilgisi dışında yetkilerin kötüye kullanıldığı ileri sürülerek, şirketin yönetimi ve pazarlamasında görev yapan bazı kişilerin örgütlendiği, zimmete para geçirildiği, kıymetli evrakların saklandığı ve şirketin yetkilerinin kötüye kullanıldığı iddialarında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca bir kişinin “avukatlık sıfatını ve şirkete duyulan güveni kötüye kullanarak” şirket personellerini örgütlediği, toplu istifalara sürüklediği, şirketin bilgisi dışında satışlar yaptığı, yanlış beyanlarda bulunduğu ve kendi çıkarlarını şirket ile müşterilerin menfaatlerinin önüne koyduğu ileri sürüldü.

Şirket, bu kişinin sorumluluğundan kaçmak amacıyla istifa ettiğini ve insanlara yanlış bilgiler vererek yanlış algı oluşturduğunu savundu.

Açıklamada ayrıca bilgi işlem biriminde bulunan bazı evrakların şirket arşivinden çıkarıldığı veya saklandığı ileri sürülerek, eksilen belgelerin tespit edildiği ve söz konusu kişiler hakkında hukuki süreç başlatıldığı belirtildi.

Şirket bunun yanında, projelerin devamlılığı için inşaatlarda kullanılacak malzemelerin önemli bir bölümünün süreç öncesinde satın alındığını, bedellerinin ödendiğini ve depolarda stoklandığını açıkladı.

Ancak şirket, yaşanan süreç içerisinde depolardaki malzemeler ile inşaat operasyonlarında kullanılan iş makinelerinin önemli bir bölümünün izinsiz şekilde alındığını ve şirketin kullanımından çıkarıldığını ileri sürdü.

Şirket kayıtlarına göre söz konusu malzeme ve iş makinelerinin yaklaşık toplam değerinin 80-100 milyon TL seviyesinde olduğu belirtildi.

Açıklamada, bu olaylarla ilgili Jandarma ve ilgili kolluk birimlerine başvurular ile suç duyurularının yapıldığı, arama ve tespit çalışmalarının sürdüğü ve olaylarla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen bazı kişilerin tespit edildiği ifade edildi.

Şirket, konunun resmi makamların bilgisi dahilinde olduğunu ve gerekli durumlarda ilgili kolluk birimlerinden teyit edilebileceğini belirtti.

Ev sahibi olma hayali kabusa döndü: Azim Çelik mağdurları adliye önünde

Şirketten mağdurlara “ay sonuna kadar süre” çağrısı

Azim Çelik Group, müşterilerinden öncelikli olarak ay sonuna kadar şirkete gerekli çalışma süresini tanımalarını istedi.

Açıklamada bu süre içerisinde kayıtların tamamlanacağı, projelerin ayrı ayrı gruplandırılacağı ve her proje için doğrudan şirket yönetiminde bilgilendirme kanalları oluşturulacağı belirtildi.

Şirket ayrıca müşterilerden ellerindeki sözleşmelerin ve ödeme belgelerinin birer kopyasını Seyrek Ofisi'ne teslim etmelerini istedi.

Paylaşımda, “Ay sonundan itibaren sürecin nasıl yönetildiğini, şirketimizin çözüm konusundaki iyi niyetini ve müşterilerimize karşı benimsediği şeffaflığı çok daha açık şekilde göreceksiniz” ifadelerine yer verildi.

Şirket, bundan sonraki süreçte gelişmelerin üçüncü kişilerden değil, doğrudan şirketten ve proje bazında öğrenileceğini belirterek müşterilerden ay sonuna kadar zaman istedi.

Açıklamanın sonunda ise, “Hiçbir işlem, hiçbir belge ve hiçbir sorumluluk görmezden gelinmeyecektir” denildi ve gerçekleştirilen tüm işlemlerin tek tek inceleneceği, sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli hukuki sürecin sonuna kadar yürütüleceği belirtildi.

Azim Çelik Group, müşterileri için Seyrek Ofisi'ni ve “[email protected]” adresini iletişim kanalları olarak paylaştı.

İzmir Adliyesi önünde bir araya gelen mağdurlar ise taşınmazlarına ve ödedikleri paralara ilişkin yaşadıkları sorunların çözülmesini, iddiaların kapsamlı biçimde araştırılmasını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.

 

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme