• Haberler
  • Gündem
  • İzmir'de adliye önünde 'demokrasi, eşitlik ve özgürlük' mesajı

İzmir'de adliye önünde 'demokrasi, eşitlik ve özgürlük' mesajı

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 'Ailem Güvende' operasyonlarına tepki için Bayraklı Adliyesi önünde toplandı. Sefa Yılmaz açıklama yaptı.

Haberin Özeti

  • İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, LGBTİ+ bireylerin “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında gözaltına alınması ve birçoğunun tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Bayraklı Adliyesi C Blok önünde bir araya geldi. Bayraksız ve flamasız gerçekleştirilen buluşmada açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler ile LGBTİ+ bireylere yönelik operasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, LGBTİ+ bireylerin günler öncesinden “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında gözaltına alınması ve birçoğunun tutuklanmasının ardından Bayraklı Adliyesi C Blok önünde toplandı. Siyasi partiler ve derneklerin katıldığı buluşma, bayrak ve flamalar kullanılmadan gerçekleştirildi.

Süreç kapsamında siyasilerden derneklere, sendikalardan siyasi partilere, gazetecilerden sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine kadar birçok kişinin operasyonları eleştirdiği ve tutuklamaları “hukuksuz” bulduğu belirtildi.

Adliye önünde gerçekleştirilen buluşmanın, söz konusu gözaltıları protesto etmek ve hukukun üstünlüğünden yana olduklarını ortaya koymak amacı taşıdığı belirtildi.

Katılımcılar adına açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, Türkiye’de hukuk devletinin ağır bir tahribat altında olduğunu savundu. Yılmaz, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra seçme ve seçilme hakkının da giderek aşındırıldığını söyledi.

Yılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın emekçileri, değerli halkımız, Türkiye’de hukuk devleti ağır bir tahribat altında. Anayasa’nın güvence altına aldığı kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı her geçen gün daha fazla aşındırılıyor.”

“Farklı düşünsek de yan yana olabileceğimizi gösterdik”

Sefa Yılmaz, adliye önündeki buluşmanın farklı düşünce ve inançlara sahip kesimlerin hukuk, adalet ve özgür yaşam konusunda bir araya gelebileceğini gösterdiğini belirtti.

İzmir’de uzun zamandır böylesi bir açıklama yapılmadığını ifade eden Yılmaz, daha önce siyasi partilerin, sendikaların, derneklerin, platformların ve kuruluşların kendi amblem ve bayraklarıyla basın açıklamalarına katıldığını hatırlattı. Bu kez ise farklı yapıların bayraksız ve flamasız şekilde bir araya geldiğine dikkat çekti.

Yılmaz şöyle konuştu:

“Bugün burada söyleyeceklerimiz, ne kadar farklı düşünsek de, farklı inançlara sahip olsak da, farklı bir yaşam biçimi tercih ediyorsak da bizlerin bir arada yan yana hukuk, adalet ve özgür bir yaşam için birlikte olabileceğimizi gösterdiğimiz bir gün oldu. İzmir’de uzun zamandır böylesi bir açıklama yapılmadı. Her platformda, her basın açıklamasında her siyasi parti, sendika, dernek, platform, kuruluş kendi amblemleri, bayraklarıyla buraya gelerek yanımızda bulundu. Her zaman yan yanayız. Her zaman aynı hedefe doğru yürüyoruz. Argümanlarımız farklı olsa da demokrasiden, hukukun üstünlüğünden yanayız.”

İzmir'de adliye önünde 'demokrasi, eşitlik ve özgürlük' mesajı

“LGBTİ+’ların varoluşu suç değildir”

Yılmaz, açıklamasının devamında LGBTİ+ derneklerinin açılmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. LGBTİ+ derneklerinin en çok AKP iktidarı döneminde açıldığını savunan Yılmaz, geçmiş tarihlere yönelik araştırmalar yapıldığında bu derneklerin ne kadar yasal ve hukuksal olduğunun görülebileceğini söyledi.

Yılmaz, “LGBTİ+ derneklerinin en çok açıldığı dönem, bu iktidarın olduğu dönemdir” dedi.

Baskının yöneldiği alanlar arasında LGBTİ+’lar, hak savunucuları ve sivil toplum örgütlerinin bulunduğunu ileri süren Yılmaz, son dönemde LGBTİ+ örgütlerine, dernek yöneticilerine, hak savunucularına ve bu alanda çalışan kişilere yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini belirtti.

“Ailem Güvende” adı altında yürütülen soruşturmalar kapsamında çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapıldığını ve tutuklama kararları verildiğini söyleyen Yılmaz, çocukların korunması ve her türlü suçun soruşturulmasının devletin görevi olduğunu ifade etti. Ancak LGBTİ+ bireylerin varoluşu, hak mücadelesi, örgütlenmesi ve dayanışmasının suç olmadığını savunan Yılmaz, dernek, hak savunuculuğu ve gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilemeyeceğini söyledi.

 

Yılmaz açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Çocukların korunması ve her türlü suçun soruşturulması elbette devletin görevidir. Ancak LGBTİ+’ların varoluşu, hak mücadelesi, örgütlenmesi ve dayanışması suç değildir. Bir derneğin faaliyet yürütmesi, hak savunuculuğu yapması veya gazetecilik faaliyeti yürütmesi kriminalize edilemez.”

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme