Lipödem hastalarında varis tedavisi nasıl planlanmalı? Uzmanlardan kritik uyarılar
Lipödem ve varisin birlikte görüldüğü hastalarda tedavi sıralamasının doğru belirlenmesi gerektiği, aksi halde şikayetlerin artabileceği belirtiliyor.
Haberin Özeti
- • Lipödem ve varisin birlikte görüldüğü hastalarda tedavi sıralamasının doğru belirlenmesi gerektiği, aksi halde şikayetlerin artabileceği belirtiliyor.
Lipödem, özellikle kadınlarda görülen ve bacaklarda simetrik yağ birikimiyle kendini gösteren kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor. Ağrı, hassasiyet ve dolaşım problemlerine yol açabilen bu durum, çoğu zaman varis ile birlikte görülüyor. Uzmanlar, bu iki hastalığın bir arada bulunduğu vakalarda tedavi planlamasının dikkatle yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Lipödemde artan yağ dokusu, lenfatik ve venöz sistemi olumsuz etkileyerek toplardamarlar üzerinde basınç oluşturuyor. Bu durum varis oluşumunu tetiklerken, damar kapakçıklarında yetmezlik ve damar duvarında zayıflama gibi sorunlar da sürece eşlik edebiliyor. Lipödemli hastalarda varisler daha yaygın görülürken, ağrı ve şişlik gibi şikayetler de daha belirgin hale geliyor.
Bilimsel veriler, lipödemi olan kadınlarda varis görülme oranının belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bu hastalarda doğrudan varis ameliyatı yapılmasının her zaman etkili sonuç vermediğini vurguluyor. Yapılan çalışmalarda, lipödem tanısı bulunan hastalarda varis ameliyatı sonrası ödem ve dolgunluk şikayetlerinde çoğu zaman düzelme olmadığı, bazı durumlarda ise şikayetlerin arttığı gözlemlendi.
2026 yılında gerçekleştirilen bir araştırmada, yalnızca varis hastaları ile lipödem eşlik eden varis hastalarının tedavi sonuçları karşılaştırıldı. Lipödemi olan hastalarda iyileşme oranlarının daha düşük olduğu tespit edildi. Bu durum, varise yönelik girişimlerin lipödem kaynaklı belirtileri doğrudan ortadan kaldırmayabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, varis tedavisi kararının sadece ultrason bulgularına göre verilmemesi gerektiğini belirtiyor. Damar genişliği ya da kaçak varlığı tek başına yeterli sayılmazken, en önemli değerlendirme kriterinin reflü süresi olduğu ifade ediliyor. Reflü süresinin 0,5 saniyenin üzerinde olması patolojik kabul ediliyor ve tedavi sürecinde belirleyici oluyor.
Tedavi yaklaşımında öncelik ise hastanın klinik bulgularına göre değişiyor. Eğer flebit, ciltte renk değişiklikleri, yara oluşumu gibi ciddi komplikasyonlar mevcutsa varis tedavisi öncelikli olarak uygulanıyor. Ancak bu bulgular yoksa öncelikle lipödem tedavisinin yapılması ve ardından en az 6 ay sonra damarların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, doğru tedavi sıralamasının hem hastanın yaşam kalitesini artırdığını hem de gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçtiğini belirtiyor.
-
lipödem hastalığı
-
varis tedavisi nasıl yapılır
-
lipödem ve varis farkı
-
venöz yetmezlik nedir
-
bacaklarda ödem neden olur
-
sağlık
Bakmadan Geçme