Mitoloji Film Festivali 6 ili sinema ve antik kentlerle buluşturacak

Mitoloji Film Festivali 12 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında 6 kentte düzenlenecek. Festivalde Anadolu mitolojisi, sinema, antik kentler ve kültürel miras bir araya gelecek.

Haberin Özeti

  • Mitoloji Film Festivali, 12 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında Ankara’dan başlayarak Türkiye’nin 6 kentinde düzenlenecek. Film gösterimleri, akademik söyleşiler, konserler ve kültürel etkinliklerin yer alacağı festivalin finali Zeugma ve Rumkale’de yapılacak. Festivalin yaratıcısı Gülşah Elikbank, Anadolu ve Türk mitolojisinin sinemada daha fazla yer bulması gerektiğini vurguladı.

Yazar Gülşah Elikbank’ın öncülüğünde düzenlenen Mitoloji Film Festivali, mitolojik anlatıları sinema ile buluştururken Türkiye’nin farklı bölgelerindeki tarihi mekanları da festival programının bir parçası haline getiriyor.

Bu yıl 12 Ekim’de Ankara’da başlayacak organizasyon, farklı kentlerde gerçekleştirilecek film gösterimleri, akademik paneller, söyleşiler, mitolojik konserler ve antik lezzet tadımlarıyla devam edecek. Festivalin final adresi ise Gaziantep’teki Zeugma ve Rumkale olacak. Festivalin temel amacı yalnızca mitoloji temalı filmleri izleyiciyle buluşturmak değil. Aynı zamanda Anadolu’nun sahip olduğu kültürel ve mitolojik mirası günümüz insanının gündelik yaşamıyla yeniden ilişkilendirmek.

Elikbank, festival fikrinin ortaya çıkışında mitolojik hikâyelerin yeni kuşaklara ulaştırılması gerektiği düşüncesinin etkili olduğunu belirterek, sinemanın günümüzde hikâyelere ulaşmanın en güçlü yollarından biri haline geldiğini ifade etti.

“İnsanların hala onlara umut veren hikayelere ihtiyacı var” diyen Elikbank, geçmişte ateş başında anlatılan hikâyelerin bugün sinema perdesinde karşılık bulabileceğini söyledi.

Mitoloji Film Festivali 6 ili sinema ve antik kentlerle buluşturacak

Festival rotasında antik kentler de var

Festivalin dikkat çeken yönlerinden biri, film gösterimlerinin yalnızca salonlarla sınırlı kalmaması. Organizasyon kapsamında antik kentler ve müzeler de etkinlik alanı olarak kullanılacak.

Ankara’dan başlayıp Anadolu’nun farklı noktalarına uzanan rota, Gaziantep’te Zeugma ve Rumkale ile tamamlanacak. Elikbank’a göre bu tercih, tarihi mekanların yalnızca geçmişin izlerini taşıyan alanlar olarak görülmemesi açısından önem taşıyor. Festivalin yaratıcısı, antik kentlerin ve müzelerin günümüz yaşamının bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirterek, etkinliklerin bu mekanların yerel halkla bağını güçlendirmesine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamasını amaçladıklarını söyledi.

Festivalin küçük bir ekip tarafından hazırlandığını belirten Elikbank, bu yıl farklı şehirlerden de davet aldıklarını ancak söz konusu kentlerin gelecek yılki programa dahil edilebileceğini ifade etti.

Organizasyonun dört yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklendiğini belirten Elikbank, özel sektör ve turizm sektöründen daha fazla destek beklediklerini de dile getirdi.

“Herkesin dönmek istediği bir İthaka’sı vardır”

Mitolojinin modern sinemadaki karşılığını da değerlendiren Elikbank, insan davranışlarının temel kodlarının yüzyıllar içerisinde büyük ölçüde değişmediğine dikkat çekti.

Kahramanın yolculuğu, eve dönüş, özlem ve içsel arayış gibi temaların bugün de izleyicide karşılık bulduğunu belirten Elikbank, bu evrensel anlatıların Hollywood tarafından teknoloji ve görsel efektlerle yeniden yorumlandığını söyledi.

Ancak Elikbank’a göre Türkiye, kendi kültürel mirasının sunduğu güçlü hikâyeleri yeterince sinemaya taşıyamıyor.

“Biz ise elimizdeki müthiş malzemeyi kullanamıyoruz” diyen Elikbank, Anadolu’nun farklı medeniyetleri, düşünürleri, ozanları ve mitolojik anlatılarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Tepegöz’den Umay Ana’ya uzanan büyük miras

Festivalin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri de Türk ve Anadolu mitolojisindeki karakterlerin günümüz kültüründe daha görünür hale getirilmesi.

Elikbank, Dede Korkut hikâyelerindeki karakterlerden Türk mitolojisindeki Umay Ana’ya kadar pek çok anlatının sinema açısından büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti.

“Umay Ana, süper kahraman olarak neden sinemamızda yok?” diye soran Elikbank, Türk mitolojisindeki korku unsurlarının da sinema için son derece güçlü hikâyeler sunabileceğini ifade etti.

Geçmişin yalnızca nostaljik bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini belirten Elikbank, “Geçmişi iyi bilmeden gelecek de yeterince iyi kurgulanamaz” sözleriyle kültürel mirasın yeni anlatıların temelini oluşturabileceğine dikkat çekti. Festival kapsamında film gösterimlerinin öncesinde akademisyen ve sanatçıların katıldığı söyleşiler düzenlenmesinin nedeni de bu yaklaşım olarak öne çıkıyor. Elikbank, akademi ve sanat dünyasının mitolojik mirasın sinemaya aktarılması konusunda daha fazla ortak çalışma yürütmesi gerektiğini düşünüyor.

Mitoloji Film Festivali 6 ili sinema ve antik kentlerle buluşturacak

“Kendi efsanelerimize sahip çıkmalıyız”

Mitoloji Film Festivali, bu yıl altı kentte gerçekleştireceği programla Anadolu’nun mitolojik ve kültürel mirasını sinema üzerinden yeniden gündeme taşımayı hedefliyor.

Elikbank’a göre Türkiye’nin sahip olduğu hikâyeler, doğru şekilde işlendiğinde uluslararası ölçekte de karşılık bulabilecek güçte.

Festivalin mottosu olan “İnsanlığın Ortak Hikayesi” de bu yaklaşımı yansıtıyor. Elikbank, Anadolu’nun hikâyelerinin yalnızca Türkiye içerisinde değil, dünyanın farklı bölgelerinde de anlatılabilecek evrensel değer taşıdığını savunuyor.

“Kendi efsanelerimize sahip çıkarsak dünya bizi hayranlıkla izler” diyen Elikbank, Mitoloji Film Festivali ile bu hikâyelerin yeniden keşfedilmesine öncülük etmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme