Turizmden sonra madencilikte de ormana bel bağlandı
ADEM ÖRENGÜL
Değerli okurlarım, orman yangınlarında kasıt olduğu iddia ediliyor. Bu hassas ve çok boyutlu bir konu. Bu konuda kamuoyunda dolaşan iddialar var. Yanıt ararken, 2b arazileri, zeytinliklerin madenciliğe açılması ve orman yangınları ile bağlantılarını, mevcut bilgiler ışığında ele alalım.
Öncelikle 2b arazileri nedir anlamak lazım.. 2b arazileri, 6831 sayılı orman kanunu’nun 2/b maddesi uyarınca, 31 aralık 1981’den önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş (örneğin tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, yerleşim alanı olarak kullanılan) arazilerin orman sınırları dışına çıkarılmasıyla oluşan hazine arazileridir. Bu araziler, genellikle vatandaşlar tarafından uzun süredir kullanılıyor ve 2012’de yürürlüğe giren 6292 sayılı kanun ile hak sahiplerine satışı düzenlenmiştir. Satış bedeli, rayiç bedelin %50-70’i arasında belirleniyor ve peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunuluyor. Anladık mı? Tam da burası zurnanın zırt dediği nokta...
Toplumun önemli bir bölümü, orman yangınlarının 2b arazilerini imara açmak veya bu arazilerin satışını kolaylaştırmak için kasıtlı çıkarıldığını iddia ediyor. Yanlış mı? Evet orman yangını olan yerlere baktığımızda nasıl imara açılması, bu tezi doğruluyor. Bunun yanında, maden yasası veya imar değişiklikleriyle eş zamanlı artmasıdır. Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığı 2025’te yaptığı açıklamada, 2b arazilerinin tapu süreçlerinin hızlandırılacağını açıkladı.
Zeytinlik yasası nedir? Cevap; 1 mart 2022’de resmi gazete’de yayımlanan bir yönetmelik değişikliğiyle, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi düzenlendi. Bu düzenleme, 3573 sayılı zeytin kanunu’na dayanıyor ve zeytinliklerin 3 km çevresinde madencilik faaliyetlerini kısıtlayan maddeye istisnalar getirdi. Yönetmelik, maden sahalarının kamu yararı gözetilerek açılabileceğini ve faaliyet sonrası arazinin rehabilite edilerek zeytin üretimine uygun hale getirileceğini öngörüyor. Ancak bu düzenleme, çevreciler ve muhalefet tarafından zeytinliklerin tahrip edileceği ve orman yangınlarıyla bağlantılı olabileceği gerekçesiyle eleştirildi.
Orman genel müdürlüğünün 2024 ve 2025 yangın raporlarında, yangınların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu (ihmal, kaza, anız yakma) belirtiliyor. Bu da kasıt ihtimalini artırıyor. Maden sahalarının açılması için orman izinleri gerektiği doğru. Ancak, bu izinler sıkı denetimlere tabi olsa da denetimin kimin yaptığına bağlı!
Maden sahalarının genellikle orman veya zeytinlik gibi alanlarda yer alması, bu bölgelerdeki yangınların kasıtlı olduğu algısını güçlendiriyor. Bir de yangınların maden yasası veya 2b düzenlemeleri gibi tartışmalı yasaların ardından artması sizde ne düşündürüyor?
Maden veya imar izinleri, ÇED raporları ve sıkı denetimlere tabiydi. Zeytin yasası olarak bilinen yasada ÇED raporu devre dışı bırakıldı.
Sonuç ve son değerlendirme; Orman yangınlarının kasıtlı olup olmadığına dair kesin bir yargıya varmak için elimizde yeterli somut delil olmasa da perşembe’nin gelişi çarşamba’dan belli olur. Mevcut bilgiler ışığında; 2b arazileri zaten orman vasfını kaybetmiş alanlar ve tapu süreçleri vatandaşların mağduriyetini gidermeyi amaçlıyor. Fakat amacı dışında kullanıldığı kesin. Zeytinliklerin madenciliğe açılması düzenlemesi, çevresel kaygıları artırıyor ve yangınlarla ilişkilendiriliyor. Hiç bilgi ve belge olmasa da şöyle çevrenize baktığımızda her şey görünüyor.