- Haberler
- Gündem
- Özatıcı'dan bomba soru: 'Fethi Sekin'in şehit edildiği saldırıyla bağlantılı isim serbest kalacak mı?'
Özatıcı'dan bomba soru: 'Fethi Sekin'in şehit edildiği saldırıyla bağlantılı isim serbest kalacak mı?'
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, İzmir'de düzenlenen basın toplantısında 'Terörsüz Türkiye' sürecinden TBMM'de kabul edilen yasaya, Abdullah Öcalan tartışmalarından PKK'nın bölgedeki faaliyetlerine kadar birçok başlıkta çarpıcı açıklamalar yaptı. Özatıcı, 'Bu bir Terörsüz Türkiye projesi değildir. Bu projenin ismi açık ve net bir şekilde Büyük Ortadoğu Projesi'dir' dedi.
Haberin Özeti
- • İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Özatıcı, Abdullah Öcalan’a “kurucu önder” statüsü verilmek istendiğini savunarak sürecin “Büyük Ortadoğu Projesi” olduğunu öne sürdü. TBMM’de kabul edilen yasaya “evet” oyu veren iktidar ve muhalefet partilerine de tepki gösteren Özatıcı, aralarında İzmir Adliyesi saldırısı ve Aybüke Öğretmen’in şehit edilmesiyle bağlantılı olduğunu söylediği isimlerin de bulunduğu bazı hükümlülerin serbest bırakılıp bırakılmayacağını sordu.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, bugün İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” süreci, Abdullah Öcalan’a yönelik tartışmalar, TBMM’de kabul edilen yasa ve muhalefet partilerinin tutumuna ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında sürecin yaklaşık iki yıldır devam ettiğini belirten Özatıcı, Cumhur İttifakı ve iktidara yakın medya tarafından “Barış”, “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” ifadeleriyle kamuoyuna sunulan sürece ağır eleştiriler yöneltti. Özatıcı, “Bu bir Terörsüz Türkiye projesi değildir. Bu projenin ismi açık ve net bir şekilde Büyük Ortadoğu Projesi’dir” ifadelerini kullandı.
“Öcalan’a statü aranan bir süreç”
Özatıcı, son iki yılda yaşanan gelişmeler üzerinden sürecin temel amacının Abdullah Öcalan’a statü kazandırmak olduğunu savundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İstiklal Savaşı’na riyaset ettiği için “Gazi Meclis” olarak anıldığını hatırlatan Özatıcı, TBMM’de oluşturulan bir heyetin Öcalan ile görüşmek üzere gönderilmesine tepki gösterdi.
Özatıcı, konuşmasında şu iddiaları dile getirdi:
“Terörist başı Öcalan'ın kurucu önder ilan edildiği bir süreç. Gazi Meclis'te bir heyet oluşturulup Öcalan'ın ayağına gönderildiği bir süreç. Terörist başına statü arandığı bir süreç. PKK'lılarla pazarlık yapıldığı bir süreç.”
Özatıcı ayrıca süreç kapsamında hazırlanan komisyon raporuna ilişkin de eleştirilerde bulundu. Raporda “Türk milleti” ifadesinin bulunmadığını öne süren Özatıcı, “Türkler, Kürtler, Araplar” şeklindeki ifadelerin Türk milletini bölmeye yönelik olduğunu savundu.
Bu yaklaşımın Türkiye’yi etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden ayrıştıracağını ileri süren Özatıcı, ortaya çıkacağını iddia ettiği yeni sistemi “çok kimlikli, çok yapılı, federe ve baskıcı bir saray rejimi” olarak tanımladı.
“Barışa karşı değiliz, PKK ile Türkiye Cumhuriyeti’ni eşitlemeyin”
Konuşmasının önemli bölümünü “barış” kavramı üzerinden yürütülen tartışmalara ayıran Özatıcı, Türkiye ile PKK arasında bir savaş yaşanmadığını savundu.
“Bugüne kadar PKK terör örgütüyle Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki çatışmaları tanımlarken biz her zaman ‘çatışma’ ifadesini kullandık” diyen Özatıcı, savaşın devletler arasında yaşandığını ve PKK ile Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit aktörler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Özatıcı, daha önce AK Parti ve MHP sıralarından da PKK ile yaşanan mücadelenin “savaş” olarak tanımlanmadığını ifade ederek, bugün “barış” söyleminin kullanılmasını eleştirdi.
“Türkiye'de bir savaş mı var? Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir devletle savaşıyor mu? Hayır. Türkiye'de bir iç savaş var mı? Hayır. PKK Kürtleri temsil ediyor mu? Hayır” diyen Özatıcı, Türkler ile Kürtler arasında bir savaş bulunmadığını belirtti.
Kürt vatandaşlarla ilgili ifadelerinde ise “Kürt benim kardeşim, benim iş ortağım, benim kayınbiraderim, benim arkadaşım” diyen Özatıcı, tartışmanın etnik kimlikler üzerinden yürütülmesine karşı çıktı.
Özatıcı, Abdullah Öcalan’ın Türkiye’deki Kürtlerin temsilcisi gibi konumlandırılmasına da tepki göstererek, “Siz Kürtleri temsil etmiyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Tepede tek adam, altında farklı siyasi yapılar olacak”
Özatıcı, Türkiye’de yeni bir siyasi düzen kurulmaya çalışıldığını iddia ederek bu düzenin merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunacağını öne sürdü.
İddia ettiği yapıda Cumhur İttifakı ortağı MHP ve Devlet Bahçeli’nin bir tarafta, “kayyum CHP’si” olarak nitelendirdiği CHP’nin diğer tarafta, Öcalan ve DEM Parti’nin ise başka bir tarafta yer alacağını savunan Özatıcı, Türkiye’nin etnik ve mezhepsel kimliklere ayrılacağını ileri sürdü.
Özatıcı, Irak, Suriye, Lübnan ve Afganistan’ı örnek göstererek, etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden yeni bir yönetim modeli oluşturulmak istendiğini iddia etti.
“Proje bu! Bunu herkes görüyor. Vatandaş görüyor da ana muhalefet partisi nasıl göremiyor?” diyen Özatıcı, CHP’nin sürece yönelik tutumunu da sert sözlerle eleştirdi.
“Cumhurbaşkanı adayın hapiste, genel merkezine TOMA girdi”
Özatıcı, ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerinde CHP ve Yeni Parti'nin kendi yaşadığı siyasi sorunlarla “Terörsüz Türkiye” süreci arasında bağlantı kuramadığını savundu.
“Ya senin Cumhurbaşkanı adayın hapiste! Senin genel merkezine TOMA girmiş, partine kayyum atanmış, belediye başkanlarının ekseriyeti hapse atılmış, diğerleriyle ilgili soruşturma var” ifadelerini kullanan Özatıcı, CHP ve Yeni Parti'nin iki yıldır “Demokrasi Komisyonu” olarak nitelendirdiği sürece dahil olduğunu söyledi.
Özatıcı, CHP’nin bu süreçten demokrasi ve kişi hakları açısından bir sonuç beklemesini eleştirerek, söz konusu yasaya destek verilmesinin “iş birlikçilik” anlamına gelebileceğini öne sürdü.
“Murat Emir ‘siyaseti yeniden dizayn etme çabası’ dedi, peki neden evet oyu verdiniz?”
Özatıcı, konuşmasında Yeni Parti temsilcilerinin komisyon görüşmelerindeki sözlerine de değindi.
Tutanaklarda yer aldığını söylediği bir ifadeyi aktaran Özatıcı, Yeni Parti temsilcisi Murat Emir’in yasaya ilişkin olarak bunun “siyaseti yeniden dizayn etme çabasının bir devamı” olduğunu söylediğini belirtti.
Buradan hareketle Yeni Parti’ye soru yönelten Özatıcı, “Eğer Recep Tayyip Erdoğan, sizin ifadenize göre bu yasayla siyaseti yeniden dizayn etme çabası içindeyse, bu kanun da ona hizmet ediyorsa, o zaman millete izah edin, neden ‘evet’ oyu verdiniz?” dedi.
Özatıcı, bu sorunun “çok basit, somut ve net” olduğunu belirterek, barış ihtimali gerekçesiyle yasaya destek verilmesini eleştirdi.
İran, Suriye ve PKK üzerinden “Büyük Ortadoğu Projesi” iddiası
Özatıcı, konuşmasının devamında PKK ve PJAK’ın İran’daki faaliyetleri ile Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
PJAK-PKK tarafından İran’da bir kişinin infaz edildiğini ve yeni infazların devam edeceğine ilişkin açıklamalar yapıldığını ileri süren Özatıcı, PKK’nın İran, Suriye ve Irak’taki varlığına dikkat çekti.
Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab, Derik ve Kamışlı ile Sincar bölgesine değinen Özatıcı, PKK’nın bu bölgelerde silah bırakmadığını savundu.
İsrail’in İran sınırına PKK ve PJAK unsurlarının konuşlandırıldığı iddiasını da gündeme getiren Özatıcı, bu yapıların İran ordusuyla çatıştığını ileri sürdü.
Özatıcı, “Bırakın silah bırakmayı, yeni silahlar gelmeye devam ediyor. Türk milletine yalan söyleniyor” ifadelerini kullandı.
“24 yıldan beri hangi politikanız İsrail’in aleyhinde sonuç üretti?”
Konuşmasında İsrail’in bölgedeki konumunu da değerlendiren Özatıcı, AK Parti iktidarının 2002’den bu yana uyguladığı politikaları eleştirdi.
2003 yılında Irak’ın işgal edilmesi, 2005 Irak Anayasası, Barzani, Talabani ve PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki konumu üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özatıcı, 2011’de başlayan Suriye İç Savaşı’na da değindi.
Suriye’nin parçalandığını ve bunun sonucunda İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki konumunun güçlendiğini savunan Özatıcı, İsrail’in Suriye üzerindeki etkisinin arttığını iddia etti.
“Bugüne kadar hangi politikanızla İsrail'in aleyhinde bir sonuç ürettiniz?” diye soran Özatıcı, mevcut sürecin İsrail’in çıkarlarına karşı olduğu yönündeki söylemlere de itiraz etti.
“PKK kendi kendine fesih kararı alabilecek bir örgüt mü?”
PKK’nın fesih kararına ilişkin de konuşan Özatıcı, örgütün kendi başına karar alabilecek bir yapı olmadığını ileri sürdü.
“PKK terör örgütü kendi kendini feshetme kararını alabilecek bir örgüt mü ya? Bunun sahipleri yok mu kardeşim?” diye soran Özatıcı, PKK’nın ABD, İsrail ve diğer emperyalist güçlerin yönlendirmesi altında olduğunu iddia etti.
Özatıcı, Irak ve Suriye’nin ardından İran’ın da parçalanmasının hedeflendiğini ve sonrasında Türkiye’nin gündeme geleceğini savundu.
Bu iddiasını “hesaptaki bu” sözleriyle dile getiren Özatıcı, “Bu mu İsrail’in aleyhinde olan proje?” diye sordu.
“Tom Barrack destekliyor, Pervin Buldan ‘sıra Türkiye’de’ diyor”
Özatıcı, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın sürece ilişkin olumlu açıklamalar yaptığını belirterek, bunun da sürecin bölgesel boyutunu gösterdiğini savundu.
Barrack’ın süreci desteklediğini ileri süren Özatıcı, “dört parçadaki Kürtlerin birleşmesi” ifadesine atıfta bulunarak bunun Irak, Suriye, İran ve Türkiye olduğunu söyledi.
Özatıcı ayrıca DEM Parti’den Pervin Buldan’ın “Suriye’de kazanım elde ettik, şimdi sıra Türkiye’de” şeklindeki sözlerine değindi.
Suriye’de yaşananları Türkiye için örnek olarak görmenin yanlış olduğunu savunan Özatıcı, “Suriye’de 1 milyon insan öldü, 13 milyon kişi evini kaybetti. Türkiye’ye gördüğünüz gelecek bu mu?” diye konuştu.
“Türkiye bugün Irak, Suriye, Lübnan ve Afganistan değilse bunun sebebi Cumhuriyet’tir”
Özatıcı, Türkiye’nin bugün bölgedeki diğer ülkelerden farklı bir yapıya sahip olduğunu belirterek bunun nedeninin Cumhuriyet ve ulus devlet modeli olduğunu savundu.
“Eğer bugün Türkiye bir Suriye değilse, bir Irak değilse, bir Lübnan değilse, bir Afganistan değilse hiç kimse kusura bakmasın; bu Reis sayesinde değil!” diyen Özatıcı, Türkiye’nin bugüne kadar bütünlüğünü korumasını Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Devleti’ne bağladı.
Etnik kimlik ve mezhep temelli bir vatandaşlık anlayışına karşı çıkan Özatıcı, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte eşit vatandaşlığın zaten sağlandığını savundu.
“Atatürk Cumhuriyeti kurarken biz eşit vatandaşlığı inşa etmiş” diyen Özatıcı, etnik kimliğin, mezhebin, inancın veya siyasi görüşün vatandaşlık haklarını değiştirmemesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Parti’ye ve muhalefete “iki yumruk” eleştirisi
Özatıcı, Türkiye’de seçmenin iktidar ve ana muhalefet arasında sıkıştırıldığını da savundu.
Yeni Parti temsilcilerinden televizyonda “Sandıkta görüşürüz” şeklinde bir ifade kullanıldığını aktaran Özatıcı, siyasetin seçmene “Bana oy vermezsen CHP iktidara gelir” ve “Bana oy vermezsen Erdoğan yeniden seçilir” şeklinde bir seçenek sunduğunu ileri sürdü.
“İki yumruk arasına sıkıştırıyorlar milleti” diyen Özatıcı, iki büyük siyasi tarafın birbirinden güç devşirdiğini savundu.
İYİ Parti’nin seçmene alternatif sunduğunu belirten Özatıcı, “Büyük Türk milleti! Çaresiz değilsin, seçeneksiz değilsin. Bunlara mecbur ve muhtaç da değilsin. Çünkü biz varız!” dedi. Özatıcı, İYİ Parti’nin bir gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneteceğine inandığını söyledi.
“Sevr’in yıl dönümünde getirdiler” çıkışı
Özatıcı, TBMM’deki yasal düzenlemenin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde gündeme getirilmesine de tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili’nin günün Sevr’in yıl dönümü olmasına ilişkin açıklamasını eleştiren Özatıcı, Anafartalar ve Atatürk üzerinden yapılan göndermelerin mevcut süreçle bağdaşmadığını savundu.
“Atatürk ve İstiklal Savaşı kim, siz kim?” diyen Özatıcı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeyh Sait gibi isyanlarla mücadele ettiğini hatırlatarak, bugün Öcalan’a “kurucu önder” denilmesini sert sözlerle eleştirdi.
Özatıcı, “Atatürk vatan hainlerini kahru perişan etmişti, siz statü arıyorsunuz!” ifadelerini kullandı.
“2023’te raporda PKK 158 kez geçiyor, 2025’te sıfır”
Özatıcı konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde uyuşturucu raporları üzerinden de iddiada bulundu.
Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından yayımlanan yıllık raporlara atıfta bulunan Özatıcı, 2023 yılı uyuşturucu raporunda “PKK” ifadesinin 158 kez geçtiğini, 2025 yılı raporunda ise PKK isminin hiç yer almadığını öne sürdü.
Bu durum için iki ihtimal bulunduğunu söyleyen Özatıcı, “Ya PKK terör örgütü bir anda uyuşturucu ticaretini bıraktı, mağaraya bir vergi levhası astı; ya da PKK bunu yapmaya devam ediyor ama hükümet öyle söylediği için devlet kurumları PKK’nın uyuşturucu, narkotik faaliyetlerini sansürlüyor” dedi.
Özatıcı, ikinci ihtimalin gerçekleştiğini savunarak, devlet kurumlarının örgütün adlandırılması konusunda değişiklik yapması halinde bunun “silah bırakma” anlamına gelmeyeceğini ileri sürdü.
“Bu yasayla bombacılar ve teröristler serbest bırakılacak mı?”
Özatıcı’nın konuşmasının en sert bölümlerinden biri ise yasanın bazı hükümlüler üzerindeki olası sonuçlarına ilişkin soruları oldu.
Yasaya “evet” oyu veren iktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Özatıcı, bazı terör suçlularının yeni düzenleme kapsamında serbest bırakılıp bırakılmayacağını sordu.
Özatıcı, İzmir’deki saldırıdan başlayarak farklı terör saldırılarının faillerine ilişkin isimler verdi.
Öncelikle PKK’nın 29 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirttiği bir saldırının faillerine yardım ettiği iddia edilen Metin Onur ve Bahri Deniz’in bu yasa kapsamında serbest bırakılıp bırakılmayacağını sordu.
Ardından 5 Ocak 2017’de İzmir Adliyesi’ne yönelik saldırıyı hatırlatan Özatıcı, saldırı sırasında şehit olan polis memuru Fethi Sekin’i andı.
Özatıcı, Fethi Sekin’in şehit olduğu saldırıda müebbet hapis cezası almayan Delil Hiso isimli hükümlünün de düzenleme kapsamında serbest bırakılıp bırakılmayacağını sordu.
Konuşmasında bombacı olarak nitelendirdiği Yakup Akman’a da değinen Özatıcı, Akman’ın bir bombalı saldırı nedeniyle üç polisin şehit olmasına ve 21 askerin yaralanmasına neden olduğunu ileri sürdü.
Akman’ın 2019’da Diyarbakır’da yakalandığını ve 353 yıl ile dört kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirten Özatıcı, 2025 yılında Yargıtay’ın kararı bozduğunu ve 15 yıl hapis cezası verildiğini söyledi.
Özatıcı, “Bu bombacı, bu terörist Yakup Akman bu yasayla 15 yıl aldığı için serbest bırakılacak mı?” diye sordu.
Aybüke Öğretmen’in şehit edilmesini hatırlattı
Özatıcı, 9 Haziran 2017’de PKK’lı teröristler tarafından şehit edildiğini söylediği Aybüke Öğretmen’i de konuşmasında andı.
Aybüke Öğretmen’in şehit edilmesinde kullanılan silahların temin edildiğini ileri sürdüğü Lazgin Ekinci, Maşuk Çelik ve Mehmet Fidan isimlerini veren Özatıcı, bu kişilerin de yeni yasa kapsamında serbest bırakılıp bırakılmayacağını sordu.
Özatıcı, “Hangi partiden olursanız olun cevabını vereceksiniz!” diyerek yasaya destek veren siyasi partilere çağrıda bulundu.
“İhanetin zaman aşımı yoktur”
Konuşmasının son bölümünde yasada düzenlemeyi hazırlayanlara yönelik hukuki koruma sağlanmasına ilişkin de eleştirilerde bulunan Özatıcı, “İhanetin zaman aşımı yoktur, korkunun da ecele faydası yoktur” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine de atıfta bulunan Özatıcı, Türk milletinin tarih boyunca zorluklar karşısında geri adım atmadığını söyledi.
Dervişoğlu’nun “Gerekirse bir başına, gerekirse yalnız, gerekirse tüm siyasi kuvvet ve kudretlere karşı ama sonuna kadar Cumhuriyet ve Türk milletinin menfaatleri için mücadele edeceğiz” sözlerini hatırlatan Özatıcı, İYİ Parti’nin önünde yeni bir siyasi yolculuk bulunduğunu belirtti.
“Biz muvaffak olacağız ve biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir gün mutlaka yöneteceğiz” diyen Özatıcı, iktidara gelmeleri halinde Abdullah Öcalan’a statü arayanlardan, Öcalan’a “kurucu önder” diyenlerden ve yasaya “evet” oyu verenlerden hesap soracaklarını söyledi.
Özatıcı konuşmasını, “Allah Türk milletini korusun ve yüceltsin” sözleriyle tamamladı.
-
İYİ PARTİ İzmir
-
İYİ Parti BAsın Açıklaması
-
Cenk Özatıcı
-
Terörsüz Türkiye
-
Milletvekilleri
-
Barış Süreci

