• Haberler
  • Gündem
  • TİGEM'de 90 milyonluk skandal: Sahte senetle yapılan satışta milyonlar kayıp

TİGEM'de 90 milyonluk skandal: Sahte senetle yapılan satışta milyonlar kayıp

TİGEM'in 2023'te yaptığı 90 milyon liralık Antep fıstığı satışının bedeli 3 yıldır tahsil edilemedi. Sahte olduğu öne sürülen kefalet senediyle gerçekleştirilen işlem, kamu zararını büyütürken sorumlulara yönelik sessizlik dikkat çekiyor.

Haberin Özeti

  • TİGEM’in 2023’te yaptığı 90 milyon liralık Antep fıstığı satışının bedeli 3 yıldır tahsil edilemedi. Sahte olduğu öne sürülen kefalet senediyle gerçekleştirilen işlem, kamu zararını büyütürken sorumlulara yönelik sessizlik dikkat çekiyor.

TİGEM’deki Antep fıstığı skandalında yeni detaylar ortaya çıktı. İddiaya göre, TİGEM’in 2023 yılında Crypto Carbon Energy firmasına gerçekleştirdiği 90 milyon liralık satışın bedeli aradan geçen üç yıla rağmen tahsil edilemedi. Banka teminat mektubu yerine kabul edilen ve sahte olduğu ileri sürülen kefalet senedi nedeniyle kamu zararı büyürken, firmaya ulaşılamadığı ve herhangi bir tahsilat yapılamadığı belirtiliyor.

 

İhale kuralları neden esnetildi?

TİGEM’in yerleşik ihale mevzuatında banka teminat mektubunun zorunlu tutulmasına rağmen, söz konusu satışta bu kuralın dışına çıkıldığı iddia ediliyor. Kurumun 7 Mayıs 2026 tarihli karkas dişi sığır eti satış ihalesi şartnamesinde “sigorta kefalet senetleri teminat olarak kabul edilmez” hükmü yer alırken, 2023’teki satışta bu tür bir senedin kabul edilmesi dikkat çekiyor.
Dönemin TİGEM yetkililerinin 2024 yılında yaptıkları açıklamada kefalet senedinin “hukuken geçerli bir teminat” olduğunu savundukları, ancak buna rağmen ilgili satış öncesinde Mali İşler Dairesi ve hukuk biriminden görüş talep edilmesinin sürece dair soru işaretlerini artırdığı ifade ediliyor.

 

Tahsilat yok, açıklama yok

Aradan geçen yaklaşık 1095 güne rağmen TİGEM Genel Müdürlüğü’nden kamuoyunu aydınlatan bir açıklama yapılmadığı belirtiliyor. Firma hakkında açılan davanın ise herhangi bir mal varlığı bulunmayan bir yapı üzerinden yürütüldüğü, bu nedenle dava kazanılsa bile tahsilatın mümkün görünmediği öne sürülüyor.
Öte yandan, ihalede imzası bulunan yetkililer hakkında kamuoyuna yansıyan bir idari ya da hukuki işlem bulunmaması, “sorumlular korunuyor mu?” sorusunu gündeme taşıyor. Uzmanlar, yaşananların yalnızca bir dolandırıcılık vakası değil, denetim mekanizmalarının devre dışı bırakıldığı daha geniş bir sistem sorunu olduğuna dikkat çekiyor.
Kamuoyunda ise şu sorular yanıt bekliyor: Kurum, geçmişte “hukuken geçerli” dediği kefalet senetlerini bugün neden şartnamelerinde açıkça reddediyor? Yüksek tutarlı bir satış, teminat güvencesi tartışmalı bir firmaya hangi kriterlerle teslim edildi? Ve en önemlisi, oluşan kamu zararının sorumluluğunu kim üstlenecek?

Dokuzda 9 - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme