- Haberler
- Kültür Sanat
- Aşkı, ihaneti ve tutkuyu taşlara fısıldadı
Aşkı, ihaneti ve tutkuyu taşlara fısıldadı
Camille Claudel'in hayatından ilham alan 'Heykele Fısıldayan Kadın' oyunu, Boyoz Akademi Sanat Merkezi'nde sanatseverlerle buluştu. Oyuncu Buse Sevindik, sanat tarihinin en trajik kadın figürlerinden birinin hikâyesini sahneye taşımanın sorumluluğunu ve oyunun perde arkasını anlattı.
Haberin Özeti
- • İzmir’de sahnelenen "Heykele Fısıldayan Kadın" oyunu, Fransız heykeltıraş Camille Claudel’in sanat, aşk ve mücadele dolu yaşamını izleyiciyle buluşturdu. Oyunda Camille Claudel’i canlandıran Buse Sevindik, karakterin yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda susturulmuş bir kadın sesi olduğunu vurguladı. Yazıp yöneten Bülent Aydoslu imzalı yapım, güçlü oyuncu kadrosu ve etkileyici sahne tasarımıyla dikkat çekti.
Camille Claudel’in çarpıcı yaşam öyküsünden ilham alan "Heykele Fısıldayan Kadın", Boyoz Akademi Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Tek perdelik oyun, aşk, tutku, ihanet ve sanat arasında sıkışan bir kadının iç dünyasını sahneye taşırken, izleyicileri sanat tarihinin en trajik kadın figürlerinden biriyle yüz yüze getirdi.
Sanat tarihinin önemli isimlerinden Camille Claudel’in yaşamından esinlenerek hazırlanan oyun, Claudel’in sanatla kurduğu güçlü bağı, Auguste Rodin ile yaşadığı çalkantılı ilişkiyi ve bir kadın sanatçı olarak verdiği görünür olma mücadelesini sahne diliyle anlattı.
Camille Claudel’in sesi sahneye taşındı
Dram türündeki tek perdelik oyun, biyografik bir anlatının ötesine geçerek Camille Claudel’in ruh dünyasına odaklanıyor. "Ellerinde çamur, kalbinde devrim" duygusuyla şekillenen eser, sanatçının aşk, ihanet, yalnızlık, tutku ve üretme sancısını izleyiciye aktarıyor.
Oyunda Camille Claudel karakterine hayat veren Buse Sevindik, karakteri yalnızca bir sanatçı olarak değil, aynı zamanda susturulmuş bir kadın olarak gördüğünü belirtti.
Sevindik, "Camille Claudel ellerinde çamur, kalbinde devrim olan bir kadın. Sanatı ve aşkı için dimdik duran, zamanının çok ötesinde bir sanatçı. Onu özel kılan yaratıcılığı, zekâsı ve cesareti" dedi.
"Bu sadece bir aşk hikâyesi değil"
Oyunun merkezinde yalnızca Camille Claudel ile Auguste Rodin arasındaki ilişki olmadığını vurgulayan Sevindik, eserin aynı zamanda yok sayılma ve bastırılma hikâyesi anlattığını söyledi.
"Bu oyun aşk ve tutkunun altında yok sayılma, görmezden gelinme, bastırılma ve susturulma hikâyesini barındırıyor" diyen Sevindik, Claudel’in sanatını ve kimliğini kabul ettirme mücadelesinin bugün de güncelliğini koruduğunu ifade etti.
Güçlü kadro, etkileyici sahne dili
Yazıp yöneten Bülent Aydoslu’nun imzasını taşıyan oyunda Buse Sevindik, Onur Çimen, Kemal Alkan, Damra Dinçer, Nazan Akın ve Bülent Aydoslu sahne aldı. Yapımcılığını Boyoz Akademi Sanat Merkezi’nin üstlendiği oyunun sanat danışmanlığını Sinem Şentürk, koreografisini ise Biricik Paşalı gerçekleştirdi.
Aylar süren hazırlık
Rolüne hazırlanırken kapsamlı bir araştırma sürecinden geçtiğini anlatan Buse Sevindik, Camille Claudel hakkında yazılmış kitaplar, makaleler, mektuplar, belgeseller ve filmler üzerinde çalıştığını söyledi.
Bir heykeltıraşın beden dilini doğru yansıtabilmek için aylarca uygulamalı eğitim aldığını belirten Sevindik, "Bir heykeltıraşın önlüğünü temizleme biçiminden modelaj kalemini tutuşuna kadar her ayrıntıyı çalıştık. Camille’i en doğru şekilde anlatmak istedik" diye konuştu.
Sanat ve acı aynı sahnede buluştu
3 boyutlu dekorlar, heykeller ve büstlerle desteklenen sahne tasarımı, Camille Claudel’in sanat dünyasını görünür kıldı. 71 dakika süren oyun boyunca izleyiciler, bir kadın sanatçının hem yaratıcı gücüne hem de sistematik olarak görünmez kılınışına tanıklık etti.
Oyunun en etkileyici bölümünün final sahnesi olduğunu belirten Sevindik, Camille’in yaşamının son yıllarını geçirdiği akıl hastanesindeki yalnızlığının seyirciler üzerinde derin izler bıraktığını söyledi.
"Kadının olduğu her alan hâlâ bir mücadele alanı"
Kadın sanatçıların bugün geçmişe kıyasla daha görünür olduğunu ancak mücadelenin devam ettiğini ifade eden Sevindik, "Kadının olduğu her alan maalesef hâlâ bir mücadele alanı. Ancak bugün kadınlar sanatlarını icra etme konusunda Camille Claudel’in yaşadığı döneme göre çok daha fazla imkâna sahip" değerlendirmesinde bulundu. Camille Claudel’i tek cümleyle tanımlaması istendiğinde ise Sevindik şu ifadeleri kullandı:
"Ellerinde çamur, kalbinde devrim olan, aşkı, ihaneti ve tutkuyu taşlara fısıldayan ateş kadın."
-
Camille Claudel
-
Heykele Fısıldayan Kadın,
-
Buse Sevindik
-
Boyoz Akademi Sanat Merkezi
-
tiyatro oyunu
-
İzmir tiyatro
-
kadın sanatçılar
-
kültür sanat haberleri
Bakmadan Geçme




