GÜLŞAH ELİKBANK

Cumhuriyet'in Perde Arkası

GÜLŞAH ELİKBANK

Osman Balcıgil, Devrimciler ve Süs Bebekleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki siyasi mücadeleleri, casusluk ağlarını ve güç savaşlarını sürükleyici bir kurgu içinde anlatıyor. Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, tarihsel gerçeklerden beslenen kurgusuyla dönemin siyasi atmosferini ve perde arkasındaki dengeleri çarpıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. Balcıgil, uzun yıllara dayanan gazetecilik deneyimi ve titiz araştırmacılığı sayesinde, yakın tarihin kritik dönemeçlerini roman diliyle yeniden kuruyor. 1920’lerin Türkiye’sinde geçen hikâye; istihbarat örgütleri, siyasi çekişmeler, ideolojik çatışmalar ve dönemin etkili isimleri etrafında şekilleniyor. Gerçek olaylar ve karakterlerden ilham alan roman, tarihi yalnızca anlatmakla kalmıyor; okuru adeta o yılların atmosferinin içine taşıyor.
Devrimciler ve Süs Bebekleri yazarın tarih, siyaset ve insan ilişkilerini güçlü bir kurgu içinde bir araya getirdiği dikkat çekici eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yakın tarihe, siyasi romanlara ve güçlü karakterlere ilgi duyan okurlar için etkileyici bir okuma sunan Devrimciler ve Süs Bebekleri, Cumhuriyet’in ilk yıllarına farklı bir pencereden bakmak isteyenler için kaçırılmayacak bir roman. İktidarı ele geçirmek elde sadece birdir. Asıl önemlisi, arkadan gelmesi beklenen devrimlerdir. Kimler ayak sürüyecek ya da vazgeçecek, kimler birer Anka misali yükselmekte olan güneşe doğru uçmaya devam edecektir? Devrimin yıkmaktan çok kurmak, bunun da bir kültür ve ahlak meselesi olduğu, sıra şan, şeref ve zenginliğin paylaşılmasına geldiğinde anlaşılacaktır. Osman Balcıgil’in bu romanında, en çok Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adı geçiyor. Tam da hak ettiği gibi. İstiklal Savaşı’nın en önemli isimlerinden Kâzım Karabekir Paşa’yla Gazi’nin yolları neden ayrıldı? Karabekir Paşa’ya ülkeyi neden ve nasıl dar etti? İsmet Paşa kendisine yöneltilen öfkeden nasıl korundu? Gazi, zamana direnebilme kabiliyetine sahip Türkiye Cumhuriyeti’ni, paletinde bütün renkleri bulundurduğu ve hepsini titizlikle kullanabildiği için kurabildi. Attıkları her adımı, roman boyunca heyecan içinde okuyacağınız Şevket Süreyya Aydemir’in önderliğindeki Kadro Hareketi, Gazi’nin paletine koyduğu renklerden biridir. Kadro dergisinin imtiyaz sahibi ve yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu da ona keza. Kadrocular, ekonomide devletçilik tezini savunuyorlardı. Kadrocuların en büyük düşmanı ve kapitalizmin bayraktarı Celal Bayar da Gazi’nin renklerindendi. Onun eliyle önce İş Bankası’nın başına sonra iktisat bakanlığına getirildi. İki cambazın bir ipte oynamayacağı üç yıl içinde anlaşılacaktı.

Yazarın Diğer Yazıları