İSMAİL ATAHAN KEÇECİ

İzmir'in Tarihini Büyütmek Hepimizin Sorumluluğu

İSMAİL ATAHAN KEÇECİ


İzmir…
Sadece bir şehir değil, binlerce yılın birikimi, bir medeniyetler katmanıdır.

Bugün sokaklarında yürüdüğümüz bu şehir, aslında 8 bin yıllık bir hikâyenin devamıdır.
Agora Ören Yeri’nden yükselen ses,
Kemeraltı Çarşısı’nın dar sokaklarında yankılanır.
Birgi’nin taş evlerinde zaman durur,
Efes Antik Kenti ise dünyaya İzmir’i anlatır.

Ama acı bir gerçek var:
Biz bu hikayeyi yeterince anlatamıyoruz.

İzmir’in sorunu tarih eksikliği değil.
Sorun, bu büyük mirası bir vizyonla geleceğe taşıyamamak.

Bugün İzmir’in 30 ilçesi adeta açık hava müzesi gibidir.
Antik kentlerden Osmanlı mirasına, inanç merkezlerinden ticaret yollarına kadar eşsiz bir zenginlik var.
Ama bu zenginlik parçalı… Dağınık… Çoğu zaman sahipsiz.

Bir yerde restorasyon yapılırken, başka bir yerde tarih yok oluyor.
Bir proje başlarken, diğeri yarım kalıyor.
Kurumlar var ama ortak bir akıl yok.

Oysa çözüm zor değil.

İzmir’in tarihini korumak, sadece geçmişe sahip çıkmak değildir.
Bu aynı zamanda ekonomiyi büyütmek, turizmi güçlendirmek ve şehre kimlik kazandırmaktır.

Efeler Yolu’ndan Birgi’ye, Bergama’dan Seferihisar’a uzanan bir tarih rotası oluşturmak mümkündür.
Yerel üreticiyi, gastronomiyi, doğayı ve kültürü bu rotaya dahil etmek mümkündür.

Turizm artık sadece deniz, kum, güneş değildir.
Turizm artık hikaye satmaktır.

Ve İzmir’in anlatacak çok büyük bir hikâyesi vardır.

Ama unutmayalım:
Eğer biz anlatmazsak, başkaları anlatır.
Ve o hikaye bizim istediğimiz gibi olmaz.

İzmir’in tarihini korumak,
onu büyütmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.

Bugün harekete geçmezsek,
Yarın çok geç olabilir.
 

Yazarın Diğer Yazıları