İSMAİL ATAHAN KEÇECİ

SU HAYATTIR

İSMAİL ATAHAN KEÇECİ

Bugün Türkiye’de öyle bir noktaya geldik ki, insanın en temel ihtiyacı olan su bile artık “lüks tüketim ürünü” gibi satılıyor.
Soruyorum: Bir bardak su ne zaman bu kadar pahalı oldu?

Daha düne kadar kaynaklardan akan, hayatın özü olan su; bugün plastik bir şişeye girince katlanarak fiyatlanıyor. Toptan 3 TL’ye çıkan 500 ml suyun, bakkalda 10-15 TL’ye, bir restoranda ise 20, 30 hatta 50 TL’ye satılması hangi akılla, hangi vicdanla açıklanabilir?

Bu bir maliyet meselesi değil.
Bu açıkça bir fırsatçılık düzenidir.

Evet, nakliye var.
Evet, ambalaj maliyeti var.
Evet, kira ve personel giderleri var.

Ama hiçbir maliyet kalemi, suyun 10 katına, 15 katına satılmasını meşrulaştıramaz!

Bugün bir lokantaya gidiyorsunuz.
Yemek siparişi veriyorsunuz.
Ama asıl kazık nerede biliyor musunuz?
Masaya gelen o küçük şişe suda!

Çünkü o su artık sadece su değil;
müşteriye kesilen sessiz bir faturadır.

Daha da vahimi şu:
İnsan susuz yaşayamaz. Bu, tercih değil zorunluluktur.
İşte tam da bu yüzden su üzerinden bu kadar yüksek kâr elde etmek, ticaret değil;
ahlaki bir sorgulamayı gerektirir.

Dünyanın birçok yerinde restoranlar ücretsiz içme suyu vermek zorundadır.
Çünkü su, insan hakkıdır.
Peki bizde neden böyle değil?

Neden vatandaş, bir bardak su içmek için cebini düşünmek zorunda kalıyor?

Bugün burada açıkça söylüyorum:
Bu sistem sürdürülebilir değil.
Bu fiyat politikası adil değil.
Ve en önemlisi, bu yaklaşım doğru değil.

Su satılabilir, evet.
Ama su üzerinden bu kadar yüksek kâr elde etmek, toplumun vicdanında karşılık bulmaz.

Artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Su ticari bir meta mı, yoksa insanın vazgeçilmez hakkı mı?

Eğer cevabımız “hak” ise,
o zaman bu fiyatlara sessiz kalmak, bu haksızlığı kabul etmektir.

SON SÖZ:
Bugün suyu pahalıya satanlar, yarın vicdanın hesabını veremez.
Çünkü bazı şeyler vardır;
parayla ölçülmez.

Ve su, onlardan biridir.

Yazarın Diğer Yazıları