MESUT NÖBETÇİGİL

Güney Amerika (21)-Brezilya

MESUT NÖBETÇİGİL

Rio’nun Kalbinde: Akbabalar, Köprüler ve Kırmızı Bir Ülke
Güney Yarımküre’nin devasa ülkesi Brezilya’ya, bulutların arasından süzülerek "merhaba" diyoruz. GOL Hava Yolları ile okyanusun ortasındaki bir adaya indiğimizde, bizi sadece bir şehir değil, zıtlıkların en keskin hali karşılıyor. Rio de Janeiro; bir yanda okyanusun sonsuzluğu, diğer yanda dik yamaçlara tutunmuş hayatlar...

Nehir Sanılan Bir Körfez
1501 yılının bir Ocak ayında Portekizli denizciler bu muazzam körfeze girdiklerinde, burayı devasa bir nehir ağzı sandılar. Şehrin adı da bu yanılgıdan doğdu: Rio de Janeiro, yani "Ocak Ayı Nehri". Bugün 16 milyon insanın yaşadığı bu metropolde, nüfusun 10 milyonu dağlardaki gecekondularda (favelalarda), 6 milyonu ise düzlüklerde yaşıyor.

Şehri ikiye bölen o meşhur İsa Heykeli’nin bir tarafı ticaretin kalbi olan merkez, diğer tarafı ise otellerin ve plajların süslediği turistik bölge. Şehir merkezine ulaşmak için okyanusun üzerinden geçen 14 kilometrelik devasa Niterói Köprüsü’nü aşmanız gerekiyor. Bu köprü olmasa, yol tam 80 kilometre uzayacaktı.

"Brasil" Adının Kırmızı Sırrı
Brezilya’nın adı sanıldığı gibi sadece bir isim değil; bir ağacın hikayesi. Portekizliler buraya geldiklerinde Avrupa’da bulunmayan, kesildiğinde kıpkırmızı boya akıtan "Brasa" ağacını keşfettiler. Bu kırmızı boya ticareti o kadar baskın hale geldi ki, topraklar bu ağacın adıyla anılmaya başlandı.
Tarihsel olarak ilginç bir not: Brezilya, komşularının aksine büyük bağımsızlık savaşları ve kanlı devrimlerle değil, stratejik bir geçişle cumhuriyete adım atmış. Napolyon’dan kaçıp buraya yerleşen Portekiz Kralı, rüzgarın tersine döndüğünü anlayınca tacını bırakıp yolu cumhuriyete açmış. Bu yüzden ülkenin "kanla yazılmış" bir kahramanlık destanı yok, ancak huzurlu bir dönüşüm mirası var.
Favelalar: Bakladan Mahalleye
Bugün Rio'da 650'den fazla favela bulunuyor. Bu mahallelerin ismi ise hüzünlü bir göç hikayesine dayanıyor. Afrika’dan getirilen kölelerin, dağlık bölgelerde "fava" (bakla) yetiştirmesi için yerleştirildikleri yerler zamanla "favela" adını almış. Şimdilerde "Alemao Kompleksi" gibi bölgelerde bir milyondan fazla insan yaşıyor. Bazı mahallelerde devletten ziyade yerel kuralların geçtiği, polisin bile girmekte zorlandığı bir dünya burası.

Bizden Bir İz: Selaron Merdivenleri ve "Türkler"
Rio sokaklarında dolaşırken karşınıza tanıdık bir isim çıkabilir: "Türk". 1800’lerin sonunda Osmanlı pasaportuyla buraya gelen Suriyeli ve Lübnanlı tüccarlar, yerel halk tarafından hâlâ "El Turco" olarak anılıyor.
Şehrin bir diğer büyüleyici noktası ise Selaron Merdivenleri. Şilili bir sanatçının dünyanın dört bir yanından gelen fayanslarla süslediği bu basamaklarda, Türkiye’den giden çinileri görmek insana garip bir gurur veriyor.

Dikkatli Olunması Gereken Bir Cennet
Brezilya, dünyanın en büyük 5. ekonomisinden biri olsa da sosyal uçurumlar her köşe başında kendini hissettiriyor. Sabah trafiğinde tepenizde uçuşan akbaba sürüleri, sokaklardaki evsizler ve güvenlik uyarıları, bu egzotik rüyanın gerçek yüzü. Rehberlerin "Telefonlarınıza dikkat edin, fotoğraf çekerken tedbirli olun" uyarıları boşuna değil.
Ancak her şeye rağmen, Flamengo sahillerinde esen rüzgar ve okyanusun kokusu, burayı dünyanın en yaşanası ve merak uyandırıcı coğrafyalarından biri kılmaya yetiyor.

Sağlıcakla kalın

Yazarın Diğer Yazıları