MESUT NÖBETÇİGİL

Gözümüzü Yumduğumuz Gerçekler

MESUT NÖBETÇİGİL

Çoğumuz, vitrinlerdeki lüksü alkışlarken inançları yargılamayı modernlik sanıyoruz. Oysa hayatımız, adını koymaktan korktuğumuz bir çelişkiler yumağından ibaret.
Geçenlerde sosyal medyada gezinirken pek çok arkadaşımın benzer serzenişlerine denk geldim. "Hayvanların katledildiği böyle bir bayramı tanımıyorum da kutlamıyorum da..." diyerek kendilerince "duyarlı" paylaşımlar yapmışlar. Bu sahte entelektüel duruş karşısında elimdeki çantayı bırakıp onları ayakta alkışlamak geliyor içimden.
İlk bakışta haklı görünebilirler. "Kurban" adı altında bir canlının boğazlanması ve bunun bir bayram olarak kutlanması insana çelişkili gelebilir, ruhunu berbat hissettirebilir. Evet, kabul edelim; vahşi ve bencil bir türüz. Hayatımızın her alanında, her konfor alanımızda başka bir canlının izi, acısı ve kanı var.
Ancak madalyonun diğer yüzünü görmezden gelmek tam bir ikiyüzlülük. Her gün milyonlarca hayvan endüstriyel tesislerde zaten katlediliyor ve biz onları akşam masalarımızda afiyetle yiyoruz. Bu çelişkiyi neden kimse konuşmuyor?
İnsanların binlerce yıllık dini inançları ve ritüelleri; birilerinin piyano tuşu, bilardo topu, ruj veya krem ihtiyacından daha az önemli değildir.
Bugün kurban ibadetine "barbarlık" ya da "vahşet" yaftası yapıştıranların, hayvanlar öldürülmeden üretilmesi imkansız olan şu listeden haberi var mı? Şu an bu yazıyı okurken muhtemelen elinizden bıraktığınız o deri cüzdan için bile, kurban bayramındakinden çok daha acımasız yöntemlerle hayvanlar katlediliyor. Bizler elimizdeki fildişi tarağı, timsah derisi çantayı bırakamıyoruz ama başkalarının dini inanç ritüellerine takılmayı "modernlik" sayıyoruz.
Gerçekten de çok ironik bir canlıyız. İnanmayanlar ya da bilmeyenler için, günlük hayatımızın tam göbeğinde yer alan o "hayvansal" listeyi şuraya iliştiriyorum:
Ham Deri ve Egzotik Pullar: İnek, koyun, keçi, yılan ve timsah gibi hayvanların işlenmiş ciltleri; cüzdan, çanta ve lüks ayakkabı olarak hayatımızda.
Gerçek Kürk: Vizon, tilki, çinçila ve tavşanın tüylü postları, sırf birileri "şık" görünsün diye sökülüyor.
Köpekbalığı Derisi (Shagreen): Saat kordonlarında ve lüks kaplamalarda pürüzsüz bir doku için tercih ediliyor.
Fildişi ve Mors Dişi: Lüks süs eşyalarında, piyano tuşlarında ve bilardo toplarında estetik unsur olarak kullanılıyor.
Kemik Unu (Bone Meal): Hayvan kemiklerinin öğütülmesiyle yapılan bu madde, hem tarımsal gübrelerde hem de mutfağımızdaki o zarif porselenlerin (Bone China) hammaddesinde yer alıyor.
Balina Kemiği: Tarihsel olarak korse ve şemsiye yapımında kullanılırken, günümüzde bazı özel aksesuarlarda hâlâ kendine yer buluyor.
Bağa (Kaplumbağa Kabuğu): Özellikle deniz kaplumbağalarının kabukları, lüks gözlük çerçeveleri ve taraklar için feda ediliyor.
Jelatin: Domuz, sığır veya balıkların kemik ve bağ dokularından üretilen bu jel; jelibonlardan ilaç kapsüllerine kadar her yerde karşımıza çıkıyor.
Karmin (E120): Ezilmiş koşnil böceklerinden elde edilen ve gıdalardan kadınların sürdüğü rujlara kadar kırmızı renk veren doğal bir boya.
Kaz Ciğeri (Foie Gras): Kaz veya ördeklerin zorla beslenerek karaciğerlerinin ölümcül şekilde yağlandırılmasıyla yapılan bir "gurme" yiyeceği.
Skualen (Squalene): Kozmetik nemlendiricilerde kullanılan ve genellikle köpekbalığı karaciğerinden elde edilen bir yağ.
İpek (Geleneksel Üretim): İpek kumaşı üretilirken, kozanın içindeki ipek böceği tırtılı canlı canlı kaynatılarak öldürülüyor.
Balık Yağı: Doğrudan balık dokusunun preslenmesiyle elde edilen omega-3 kaynakları.
Kendi tüketim çılgınlığımızı, kozmetik ve eğlence merakımızı masumlaştırıp, sıra bir inancın kurban ritüeline gelince "hayvan hakları savunucusu" kesilmek tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.
Sorgulayacaksak her şeyi sorgulayalım; ama birilerini yargılarken altımızdaki timsah derisi koltuktan, elimizdeki fildişi piyanodan vazgeçmeyi de bilelim.

Sağlıcakla kalın.

Yazarın Diğer Yazıları