ADEM ÖRENGÜL

BUDA OLDU 'MAYDANOZ İZDİHAMI'

ADEM ÖRENGÜL

Değerli okurlarım, bu ülke et, süt, ekmek simit, ucuz yemek kuyrukları gördü, izdihamı yaşandı. Ama maydanoz izdihamı hiç görmemişti...  Bu da oldu, maydanoz izdihamı. Cep ekonomisi buna zorunlu kılıyor.

 

Bu Türkiye'deki ekonomik sıkıntıların trajikomik bir yansıması. Adana'da bir marketin maydanozu 30 TL'den 1 TL'ye indirmesi üzerine yaşanan izdiham, gerçekten "cep ekonomisi" insanları izdihama zorluyor. Bu, sadece bir indirim değil; yıllardır süren yüksek enflasyonun, alım gücünün erimesinin ve günlük hayatta ucuz bir şeyi bile kapmak için kitleler seferber oluyor.

 

Öncelikle empatiyle bakalım; Bir demet maydanozun bile fiyatı 30 TL'ye çıkmışken, 1 TL'lik fırsat duyulunca insanlar markete akın ediyor, raflar boşalıyor, izdiham çıkıyor. Sosyal medyada videoları dolaşıyor; kimi gülüyor, kimi üzülüyor, kimi de "bu fakirlik değil mi?" diye tartışıyor. Maydanoz izdihamı" diye tebessüm etmek kolay ama arkasında yatan gerçek ağır. Gıda enflasyonu hala yüksek seviyelerde. TÜİK verilerine göre Mart 2026'da yıllık enflasyon %30,87 olmuş, gıda ve alkolsüz içeceklerde %32,36. ENAG gibi bağımsız hesaplamalar ise %50'lerin üzerinde gösteriyor. Marul, maydanoz, sivri biber gibi sebzelerde aylık zamlar %30-50 arasında seyrediyor. Üretici fiyatlarındaki artışlar, maydanozda %47'ye varanlar zamlar markete yansıyor, ara zamlar, nakliye, enerji maliyetleri derken vatandaşın cebi yanmaya devam ediyor.

 

"Cep ekonomisi" dokunanı yakıyor. İnsanlar artık gramajı, porsiyonu, indirimi hesaplıyor. Birkaç lira tasarruf için saatlerce sırada beklemek, kalabalığa karışmak normalleşti. Bu sadece maydanoz değil; geçmişte un, yağ, patates, soğan kuyrukları gördük. Tedarik zinciri sorunları, döviz dalgalanmaları, tarımsal girdi maliyetlerindeki artış, gübre, mazot, elektrik zammı vurduğu üretim... Hepsi birleşince temel gıdalar lüks gibi algılanır hale geldi. Çiftçi tarafında da sorun var: Üretici maydanozu hayvan yemi olarak kullanıyor bazen, çünkü maliyetini karşılamıyor. Market indirimle stok eritiyor, vatandaş da kapıyor. Arada kalan kaybediyor.

 

Ekonomik açıdan bakınca, bu tür olaylar enflasyonun psikolojik etkisini de gösteriyor. İnsanların geleceğe dair güvensizliği, "bugün ucuzsa alayım" refleksini tetikliyor. Alım gücü 2019-2020'lere göre belirgin eridi. Asgari ücret zamları enflasyona yenik düşüyor, emekli maaşları yetmiyor. Gençler ev kuramıyor, aileler çocuklarına yeterli sebze-meyve alamıyor. Sağlıklı beslenme lüks oluyor. İzdiham görüntüleri utandırıcı olabilir ama suçlu vatandaş değil; sistemin yarattığı baskı.

 

Bu olay aynı zamanda sosyal bir ayna. İnsanlar dayanışma gösteriyor bazen, patates-soğan dağıtımlarında da izdiham oluyor ama aynı zamanda öfke ve çaresizlik birikiyor. Mizahla karşılanıyor! "Maydanoz kuyruğu" diye espiri yapılıyor ama altında yatan "nasıl geçineceğiz?" sorusu ciddi. Türkiye'de orta sınıf eriyor, yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranı artıyor. Böyle görüntüler turizm, yatırım, genç beyin göçü açısından da kötü imaj yaratıyor.

 

Sonuç, bu trajikomik değil, üzücü. Türkiye gibi bereketli toprakları olan, tarım potansiyeli yüksek bir ülkede maydanoz için izdiham olmamalı. Ekonomi yönetimi daha öngörülebilir, üretimi teşvik eden, vatandaşı ezen değil destekleyen politikalar izlemeli. İnsanlar lüks aramıyor; ucuz, kaliteli, erişilebilir temel gıda istiyor. "Cep ekonomisi" zorunlu kılıyor bunları, ama uzun vadede sürdürülebilir değil. Umarım bu tür olaylar ders olur, enflasyon kontrol altına alınır ve raflardaki fiyatlar normale döner.

Yazarın Diğer Yazıları