ADEM ÖRENGÜL

CUMHURİYET TARİHİNDE KIRKBEŞ MİLYON KAT FAKİRLEŞTİK

ADEM ÖRENGÜL

Değerli okurlarım Türkiye'deki krizlerin maliyeti yaklaşık 45 milyon katlık tarihsel erime, diğer anlatımla 45 milyon kat fakirleşme! Cumhuriyet tarihinin başlıca krizlerini kronolojik olarak, en net ve özet halde anlatayım. Bu krizler genellikle yüksek enflasyon, döviz krizi, bankacılık sorunları ve siyasi popülist politikalar üçlüsüyle tetiklendi ve TL'nin dolar karşısında erimesine zemin hazırladı. 

 

Genç Cumhuriyet 1946 Krizi; II. Dünya Savaşı sonrası ödemeler dengesi bozuldu, ilk büyük devalüasyon 1 USD=2,80 TL'ye çıktı. Enflasyon ve ithalat baskısı arttı. 1958 yılında Demokrat Parti döneminde bütçe açıkları, dış borç ve ithalat kısıtlamaları krize yol açtı. Büyük devalüasyon 1 USD = 9 TL, %220'den fazla değer kaybı yaşandı. IMF ile ilk stand-by anlaşması yapıldı. Bu, 1970'lere uzanan "devalüasyon sarmalı “nın başlangıcıydı.

 

1970 Devalüasyonu 10 Ağustos Kararları,  Demirel hükümeti, 1 USD'yi 15 TL'ye çıkardı, %66-70 değer kaybı. Amaç ihracat artışı ve işçi dövizlerini çekmekti; sonuç? zam ve enflasyon oldu.1974 Petrol Krizi; OPEC kriziyle enerji ithalatı patladı, Kıbrıs harekâtı ambargoları tetikledi. Enflasyon yükseldi. 1978-1980 Krizleri: Ecevit'in ikinci başbakanlığında ardı ardına devalüasyonlar (%30 + %88). Kur 25-35 TL bandına fırladı. Dış borç 10 milyar dolara dayandı, stoklar oluştu, karne dönemi yaşandı. 1979 ikinci petrol şokuyla enflasyon %100'lere vurdu. 1980'de askeri darbe öncesi ekonomi çökmüştü. 1980'ler: 24 Ocak Kararları ve Liberalleşme 24 Ocak 1980 Kararları Özal dönemi ayak sesleri oldu; ANAP öncesi Demirel hükümeti tarafından alındı, darbeden sonra uygulandı. İthal ikamecilikten ihracata dönük serbest piyasa modeline geçiş. Kur serbestleşmeye başladı (1980'de 90 TL, 1981'de 133 TL...)

 

Enflasyon yüksek kaldı ama büyüme ivme kazandı.1982 Bankerler başladı. Yüksek faizli bankerlik sistemi çöktü, tasarruf sahipleri zarar gördü. 1990 Körfez krizi başladı. Irak-Kuveyt savaşı turizm ve ticaret vurdu. Tansu Çiller döneminde kamu açıkları, yüksek faiz ve popülist harcamalar krizi tetikledi. Kur bir anda ikiye katlandı, enflasyon %150'lere çıktı, Merkez Bankası rezervleri eridi. TL %38' den fazla değer kaybetti. IMF destekli istikrar paketi geldi ama yapısal reformlar yarım kaldı. Bu kriz, 2001'in habercisiydi. Kasım 2000 ve Şubat 2001 Sabit kur rejimi çöktü. Anayasa kitabı fırlatma olayı tetikledi. Kur 1.200.000 eski TL'ye fırladı (eski TL ile, Bankacılık sistemi battı, GSYİH %7-9 küçüldü, işsizlik patladı. Dalgalı kur rejimine geçildi. Kemal Derviş'in "Güçlü Ekonomi Programı" ile toparlanma başladı. Akp hükümeti 10 yıl ekmeğini yedi.

 

Bu krizden sonra 1 Ocak 2005'te 6 sıfır atıldı (1 YTL = 1.000.000 eski TL). Üç milyon kat fakirleşme" hesabım buradan geliyor: 1970'teki 15 TL'den 2001'deki milyonlara, bugün 44' den fazla TL'ye... Toplam erime inanılmaz. 2008-2009 Küresel Finans Krizi Etkisi Türkiye görece az hasar aldı fakat yinede GSYİH %4,7 küçüldü. İhracat ve istihdam vuruldu. 2018'de ABD yaptırımları (Rahip Brunson), yüksek cari açık, özel sektörün döviz borcu ve "faiz sebep enflasyon netice" politikası tetikledi. Kur 7 TL'yi aştı, TL %30'un üstünde değer kaybetti.

 

Sonuç, 1970'lerden beri krizler ortalama her 5-10 yılda bir tekrarladı. Nedenler: Bütçe açıkları, popülizm, dış şoklar, petrol, küresel krizler, kısa vadeli sıcak para bağımlılığı ve kur politikalarındaki tutarsızlık. Özetle, TL'nin dış değeri sürekli eridi, enflasyon alım gücünü yok etti. 2001 ve 6 sıfır atma "reset" gibi oldu ama yapısal sorunlar, enflasyon borçlanma devam ediyor....

Yazarın Diğer Yazıları